|
Padişahın boşalan hazineyi doldurmak için zam ve zulüm yapmaktan başka bildiği yokmuş.
Sürekli zam yapar, baş kaldıranı da ezermiş.
Bir gün zaptiyeler padişahın huzuruna çıkmış.
-Efendimiz, yeter artık! Halk zamlardan bunaldı, homurdanmaya başladı, demişler.
Padişah hiddetlenmiş:
-Ezin kafalarını, vergilerine daha da zam yapın!
Emir hemen yerine getirilmiş.
Birkaç gün sonra zaptiyeler yine padişaha çıkmış:
-Halk küfretmeye başladı, size sövüp sayıyor efendimiz... Ne yapsak acaba?
-Zamları daha da artırın, ezin kafalarını!
Çok sürmedi, padişah zaptiyeleri yine karşısında buldu:
-Efendimiz, durum çok fena, halk sokaklara döküldü, neredeyse saraya yürüyecek!
-Zamları üç beş katına çıkarın, kafalarını ezin!
Söyleneni derhal yapan zatiyeler bir başka gün saraya çok telaşla koşup gelmişler.
Padişahın huzuruna çıktıklarında nefes nefeseymişler.
Padişah hemen sormuş:
Bu haliniz ne böyle, durum nasıl?
-Padişahım, anlayamadık... Yaptığımız son zamlardan sonra insanlara bir hal oldu... Sokaklarda meydanlarda yiyip içiyorlar... Zil çalıp göbek atıyorlar!
Padişah yerinden fırlamış:
"İşte bu fena, çok fena... Durdurun zamları... Bunların yaptığı hayra alamet değil!...
Ne yapacakları belli olmaz!
***
Yüreği geniş, olağanüstü sabırlı, hoşgörülü halkımız sokaklara meydanlara dökülüp zil çalar, göbek atar mı bilinmez ama ekmeğine uzanmak gibi çok tehlikeli bir oyun oynayan hükümet tarafından bile bile o yola itiliyor...
Maliye Bakanı Sayın Ahmet Uzun'un bir televizyon programında yüzüne zoraki bir masumiyet ifadesi vererek, "Biz nereye zam yaptık ki, birkaç kaçınılmaz kalemin dışında" diye gülünç bir soru sormasına bakıp hükümetin halka attığı kazıkların farkında olmadığı düşünülemez..
Bal gibi farkındadır. Farkında olmadığı, halkın, ne yapacağı belli olmaz bir noktaya gelip dayandığı, ülkede toplumsal bir patlamaya ramak kaldığıdır.
Başta elektrik, motorlu araç kayıt, ruhsat ve harçları olmak üzere çeşitli hizmetlere ve mallara şimdiye kadar benzeri görülmemiş korkunç zamlar getirilmesine dar ve sabit gelirlilerin öfkeye varan tepkisinin toplumun tüm kesimlerine dalga dalga yayılması bunun açık göstergesidir.
Küçük ve orta ölçekli işletmelerin yanında esnaf ve sanatkârlar, marketler, sanayiciler, akla gelen bütün işletmeciler, her ay ikiye hatta üçe katlanan elektrik faturaları yanında tüm vergilere yapılan astronomik zamlardan hiç olmadığı kadar zorda... Bir çok işyeri sahibi batma noktasında... Ayakta kalabilenler, zamları karşılamak için eninde sonunda sattıkları ürünlere ya da verdikleri hizmete zam yapmak zorunda kalacaklarının mesajını veriyor. O zaman zaten tepetaklak giden ekonomi tam anlamıyla dibe vuracak!
Hükümetin, hâlâ doğru dürüst bir sisteme oturtamadığı elektriği bir de kalkıp keyfi ve astronomik zamlarla halkı çarpmak için kullanması başka türlü yorumlanamaz.
***
Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Raşit Pertev araştırmış herhalde; elektrikte Rum komşularımızdan yüzde elli daha pahalı olduğumuzu ortaya çıkardı..
Yazılı açıklamasına göre, Güney'de yoğun elektrik tüketen bir aile ayda en fazla 290 YTL öderken Kuzey'de aynı miktarı tüketen bir aile 440 YTL ödemek zorunda bırakılıyor. Bu miktara maktu ücret ve yatırım katkı payı da dahil mi bilemiyoruz. Bunları da koyarsak aylık elektrik gidrerimiz aylık asgari ücretin yarısını bulur. Bir ailenin aylık elektrik giderinin asgari ücretin yarısına denk geldiği başka bir ülke var mı acaba dünyada?
***
Sözün kısası:
Kimse, hükümetin halkın yoğun tepkisini, öfkesini dikkate alarak elektrik zamlarını geri alacağını, başka hizmet ve ürünlere biteviye zam yapmaktan vazgeçeceğini sanmasın. Dardan kurtulmanın, hazineyi sürekli dolu tutmanın kolayını bulmuşlar bir kere.
Ellerini halkın cebine uzatıyorlar ve istedikleri kadar alıyorlar.
Vatandaşın bağırıp çağırması, acı acı yakınması nafile!
Meğer ki, halkı sokaklarda meydanlarda zil çalıp göbek atarken görsünler!
|