Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Altın adam Ramazan
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur
Spor ve sanat bir arada

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Kendi kendini iyileştirebilmek: Şifa veren şeker ilaçları ve Plasebo (Placebo) etkisi

Dr. Umut Altunç

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   28 Nisan 2007, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

"Plasebo etkisi", hastaların ortada gerçek bir tedavi olmaksızın, ilaç sandıkları, hiçbir etkinliği olmayan şekerli hapları içerek tedavi gördükleri inancıyla iyileşme göstermelerini anlatan kavramdır...

Tıp bilimi yeni bir ilacı veya tedavi yöntemini insanlar üzerinde sınarken, denekler genellikle iki gruba ayrılır. Bunlardan birisi insanlar üzerindeki etkisi araştırılan ilaç grubu; diğeri ise vücutta herhangi bir etki göstermeyen şeker veya benzeri maddelerin (diğer ilaca benzer görünüm ve miktarda) verildiği plasebo (kontrol) grubu...

Sözgelimi baş ağrısı için geliştirilmiş yeni bir ilacın etkisi insanlar üzerinde denenirken aynı sorunlardan şikayetçi hastaların yarısına bu ilaç, yarısına ise plasebo (şeker ilaçlar) verilir...

Deneye katılan kişiler ise içtikleri ilacın aslında "etkisiz şeker ilaçları" olduğunu bilmezler!

Denenen bu yeni ilacın baş ağrısını azaltıcı etkisi olduğunu söyleyebilmek için, bu ilaçları içen kişilerin, plasebo alan kişilerden çok daha fazla oranda fayda görmeleri gerekli... Plasebo kontrolü olmadan,herhangi bir ilaç veya tedavi yönteminin etkinliğinin araştırılması ise tıp biliminde artık itibar görmemekte...

İşte bu tür plasebo kontrollü çalışmaların yaygınlaşması sonucunda Tıp bilimi yeni bir gerçekle karşı karşıya kalmıştır: Plasebo'nun iyileştirici etkisi!

Profesör Dr Khan ve arkadaşlarının 2000 yılında yayınladıkları çalışmada 1979 ile 1996 yılları arasında yapılan 96 klinik deneyde depresyon ilaçlarının insanlar üzerindeki etkisi incelenmiş. Bu çalışmalarda depresyon hastalarının bir kısmına anti-depresan ilaçlar , bir kısmına ise vücutta herhangi bir etkisi bulunmayan plasebo ilaçları verilmiş.

Yapılan inceleme sonucunda plasebo ilaçlarını alan kişilerin yüzde 75'inin bu "şeker ilaçları" ndan fayda görerek iyileşme belirtileri gösterdikleri bildirilmiş...

Bu örneklerin daha pek çoğunu saymak mümkün... Üzerine gıda boyası sürülerek iyileştirilen siğiller, tuzlu su içirilerek iyileştirilen kronik ağrılar, ya da yalancı akupunktur iğneleri ile düzelen romatizmal hastalıklar...

Bedenlerinin kendi kendini iyileştireceğine inanmayan pek çok kişi, etkili olduklarını sanarak aldıkları "şekerden ilaçlar" ile iyileşiyorlar. Plasebo, insanın "kendi kendini iyileştirebilme" gücünü ortaya çıkarıyor aslında...

Medyaya yansıyan pek çok mucizevi ilacın ve alternatif tedavi yönteminin esas etkisi de plasebodan farklı değil... Kanser dahil pek çok hastalığın ilaç verilmeksizin hatta plasebo ilaçlar ile değişen derecelerde iyileşebileceği bildirilmekte. Plasebolar , kişinin kendine ve bedenine duyduğu özgüveni artırıyor. Hastalık ile savaşabilmek için kişiyi motive ediyorlar.

Yapılan araştırmalarda plasebo tedavisi gören ve de iyileşme gösteren kişilerde beynin "Prefrontal Korteks" bölgesinin normal kişilere oranla daha fazla çalışmaya başladığı gösterilmiş (şekilde görüldüğü gibi). Beynin alın arkasında kalan bu bölgesi ise duygu durumumuzu (ağrı, acı, sinirlilik, problem çözme yetisi) ve kişiliğimizi şekillendiriyor.

Sonuç olarak söylenmesi gereken şey ise sanırım şifayı kendi içimizde aramamızdır. Bir hastalığı yeneceğimize dair inancımız pek çok "şekerli ilaç" tan çok daha güçlü bir iyileştirici faktör olacaktır. Beynimiz ve ruhumuz bizi hastalandıran şeylerle savaşacak gücü kendi içinde saklı tutuyor! Marifet ise onu bulup ortaya çıkarabilmek...

Daha yeşil bir Mağusa için elele verelim : YEMAD

Küresel ısınmanın yeryüzündeki tüm canlı türlerini tehdit etmeye başladığı bu dönemde her zamankinden daha çok ihtiyacımız var yeşile ve doğaya... İşte YEMAD (Yeşil Mağusa Derneği) de yöremizdeki çevre bilincini artırmak ve Mağusa'nın yeşil dokusunu zenginleştirmek için çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor. Mağusa şehrindeki yeşil dokunun artırılması özleminde olan, çocuklarını ağaçlar arasında, oksijen dolu parklarda büyütmenin eksikliğini hisseden ve maddi manevi destek vermek isteyen tüm Mağusa'lıları derneğimize katkı koymaya çağırıyoruz... Daha yeşil bir Mağusa için el ele verelim... İrtibat için: 0533 840 86 88 ve 0533 867 15 47...

Mutlu, Sağlıklı ve Yeşil günler...

   1923 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
17 Ağustos 2008, Pazar   Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?
03 Ağustos 2008, Pazar   Kıbrıs'taki Çernobil:Elektro Manyetik Kirlilik (2)
20 Temmuz 2008, Pazar   Plaj Çantanızda Bulunması Gereken 10 Şey
06 Temmuz 2008, Pazar   Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler
29 Haziran 2008, Pazar   KLİMA İLE GELEN ATEŞ!
22 Haziran 2008, Pazar   Bunları Biliyor muydunuz?
15 Haziran 2008, Pazar   Kene humması (Kırım Kongo Kanamalı Ateş, KKKA)
08 Haziran 2008, Pazar   Demir: Kullanılmalı mı kullanılmamalı mı?
02 Haziran 2008, Pazartesi   Anne karnında son üç ay (6-9.aylar)
25 Mayıs 2008, Pazar   ANNE KARNINDAKİ İKİNCİ ÜÇ AY (3-6.AYLAR)


Yorum Sayısı:   2
  umut altunç         - kıbrıs 04 Mayıs 2007, Cuma 03:37 
Janet hanım,

Barsaklardan demir emilimi özellikle C vitamini ile birlikte alındığında artmaktadır. Doktorunuzun önerisi doğrultusunda demir tedavisine ek olarak C vitamini veya multivitamin kullanabilirsiniz.
Burdan size detaylı cevap yazamıyorum, diğer okuyucularım gibi bundan sonra siz de bana altumut@yahoo.com a
dresinden ulaşabilirsiniz... sağlıkla kalın
  janet         - toronto 02 Mayıs 2007, Çarşamba 05:03 
Sayin Dr. Umut Altunc . Kosenizi merakla okuyorum. Benim size sorum su olacak. ben 16 aydan berlidir thyroid hapi kullaniyorum buna bagle olarak ta neredeyse 8- 9 ay once demir hapi kullanmaya basladim. Okudugum bazi kitaplarda uzun sureli demir hapi (palafer) kullanan kisilerin mutlaka vitamin hapi kullanmalari gerektigini okudum. Bu konuda sizin goruslariniz nedir.
Size tesekkuru bir borc biliyorum.


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital