Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Nev başkenti "Alev Alev" yaktı
Gazimağusa'da bu akşam Bonnie Tyler var
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Futbolcular istediğini aldı
Hasan Olgu ve Fırat Yalova'da

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

5 soruda Rotavirüs (ishal) hastalığı

Dr. Umut Altunç

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   13 Nisan 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Son dönemde adını sıklıkla duyduğumuz bir "ishal mikrobu" Rotavirüs!..Neden olduğu ishal hastalığı ise çocukluk çağının en sık görülen hastalıklarından birisi... Basit ve geçici bir hastalığı gibi görülse bile Rotavirüs ishalleri gelişmekte olan ülkelerde halen çocuk ölümlerinin en sık nedenleri arasında sayılıyor!

Havaların ısınması ile birlikte bu hastalığın ülkemizde görülme sıklığı da önemli oranda artmış durumda. Ailemizde veya çevremizde Rotavirüs hastalığı nedeniyle hastaneye yatırılan çok sayıda çocuk var bu dönemde.

İşte bu nedenle bu haftaki köşemizi Rotavirüs (ishal) hastalığı ile ilgili merak edilen sorulara ayırdık...

1. Rotavirüs hastalığı nedir? Nasıl bulaşır? Belirtileri nasıldır?

Rotavirüs, çocuklarda mide-barsak enfeksiyonuna neden olan bir virüstür. Bu virüs genellikle 2 yaşa kadar olan dönemde azalan sıklıkla da 5-6 yaşlarına kadar çocukları etkiler. Daha ileri yaşlarda ve erişkinlerde de hastalık yapabileceği bildirilmiştir.

Genellikle ishal olan başka bir çocukla temastan sonra ortaya çıkan hastalık fekal-oral (dışkıdan ağza) geçiş yoluyla bulaşır. İshalli bir çocuğun altının temizlenmesi sonrasında ellerin iyi yıkanmaması, tabak-bardak-kaşık gibi mutfak malzemelerinin ortak kullanımı ve kirli sular en sık görülen bulaşma yollarıdır.

Virüsün vücuda girmesinden sonraki birkaç gün çocukta iştahsızlık, huzursuzluk, hafif ateş görülebilir. Bunu takip eden günlerde kusma ve bol sulu ishal görülür. Sıvı kaybı arttıkça ağız kuruluğu, göz kürelerinde çökme, halsizlik, dermansızlık gelişebilir.

2. Rotavirüs sık görülen bir hastalık mıdır?

Çocukluk çağının en sık görülen (sıvı kaybettirici) ishal etkenlerinden olan Rotavirüs, bir yılda dünya üzerinde yaklaşık 125 milyon çocukta ishal hastalığına neden oluyor. Hastalık, özellikle gelişmekte olan ülkelerde ve 4-24 ay arası bebeklerde daha sık ve daha ağır seyrediyor. Türkiye'de üç yaşını dolduran her çocuğun bu hastalıkla karşılaştığı bildiriliyor! ABD'de ise hastaneye yatırılan 6 yaşından küçük her sekiz çocuktan birisinin yatış nedeni Rotavirüs ishalleri!

3. Rotavirüs hastalığının tedavisi nasıl yapılır? Hastalık ciddi sonuçlar doğurabilir mi?

Rotavirüs'e bağlı ishal hastalığının -tüm diğer virütik hastalıklarda olduğu gibi- antibiyotiklerle tedavisi mümkün değildir!

İshal nedeniyle kaybedilen sıvının yerine konması tedavinin en önemli ayağını oluşturur. Bu amaçla ağızdan içilen tuzlu-şekerli serum karışımları (ORS) veya daha ağır olgularda damardan serum tedavisi verilmektedir. Bunun dışında yaşa göre uygun ishal diyeti (muz, elma, patates püresi, pirinç lapaları, yoğurt, ayran, makarna vb) önerilir. Bebeklere ise özel ishal (diyet) mamaları verilebilir. Yağlı, kızartma yiyeceklerden; boyalı ve gazlı içeceklerden kaçınmak gerekir.

İshal için önerilen (gazsız) kola uygun bir tedavi yöntemi değildir. Probiyotik adı ile bilinen ilaçlar ise bağırsak florası(doğal mikrobik yapısını) düzenleyerek ishalin süresini kısaltır ve sindirime yardımcı olur. Probiyotikler kullanıma hazır toz veya damla şeklinde eczanelerde satılmaktadırlar. Yoğurt ve mayalanmış süt ürünleri (kefir vb) ise doğal probiyotik kaynaklarıdır.

Bu hastalık nedeniyle her gün yaklaşık 1600, bir yılda ise 500 bin çocuğun hayatını kaybettiği tahmin ediliyor! Hijyenik koşulları ileri düzeyde olan ABD'de bile bu hastalık nedeniyle her yıl 100 çocuğun hayatını kaybettiği biliniyor! Ülkemizde de 5 yaşın altındaki pek çok bebek ve çocuk her yıl bu hastalık nedeniyle hastaneye yatırılmaktadır.

4. Rotavirüs ishali geçiren bir kişi tekrar aynı hastalığa yakalanır mı?

Rotavirüs mikrobunun kendi bünyesinde çok sayıda alt grubu olduğundan çocuklar her ishalde genellikle farklı Rotavirüs türleri ile temas etmektedirler. Bu nedenle bir kez ishal hastalığı geçiren çocuğun doğal olarak aşılanmış olacağı düşüncesi doğru değildir. Rotavirüs mikrobuna karşı doğal bağışıklığın kazanılabilmesi için çocuğun önceden en az iki kez aynı türden ishal hastalığına yakalanmış olması gereklidir. Bu nedenle aşısız çocuklarda peş peşe Rotavirüs hastalığı görülebilir.

5. Rotavirüs (ishal) aşısı nedir? Bebeklere yapılması gerekir mi?

Çocuk ölümlerini önlemek, hastaneye yatışları azaltmak ve hastalığa bağlı ciddi sağlık sorunlarının önüne geçmek amacıyla yaklaşık 20 yıldır Rotavirüs aşısı için çalışmalar yapılıyor. On yıl önce denenen aşılar bazı yan etkileri nedeniyle piyasadan çekilmiş. Son iki yıldır ise yeni nesil Rotavirüs aşıları tüm dünyada güvenle kullanılmaya başlandı.

Rotavirüs mikrobunun pek çok tipine bağlı bağışıklık sağlayan aşılar 1. aydan 6. aya kadar bebeklere yapılıyor. En az bir ay ara ile iki doz olarak ağız yoluyla (damla şeklinde) uygulanan aşı (Rotarix) Rotavirüs'e bağlı orta ve ağır dereceli ishalleri, ileri dereceli sıvı kaybını ve hastaneye yatışları büyük ölçüde önlüyor.

Ülkemizde bulunmayan bir diğer Rotavirüs aşısı (RotaTeq) ise üç doz olarak uygulanıyor.

Bebekleri doğumdan itibaren Rotavirüs aşısı ile aşılamanın ileride ortaya çıkacak hastane yatışlarını ve tedavi giderlerini önleyeceği ve aşıya yapılan harcama ile birlikte sağlık ekonomisinde önemli ölçüde tasarruf sağlanacağı tahmin ediliyor.

Avrupa ve ABD başta olmak üzere pek çok gelişmiş ülkede bu aşılar halen rutin olarak tüm bebeklere yapılmakta...

Kıbrıslı Türk hekimin başarısı!

Tıp alanında her gün yeni bir buluş yeni bir gelişme yaşanırken bu alanda Kıbrıslı Türklerin de başarılarını duymak bizleri gururlandırıyor...

Geçtiğimiz haftalarda bir okurumuz -benim de gözümden kaçan- bu başarı haberi ile ilgili bana bir hatırlatma mesajı gönderdi...

Doç. Dr Deniz Aslan ile ilgili Gazi Üniversitesi kaynaklı haberin bir özetini sizlerle paylaşmak istiyorum:

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz Aslan 'Congenital atransferrinemia' olarak bilinen ve tıp literatüründe sadece 10 hastada tanımlanmış olan bir hastalığı ilk kez bir Türk hastada tanımladı. Bu hastalık yaklaşık 50 yıl önce tanımlanmış olmasına rağmen yazılı tıp literatüründe bu hastalığı olan sadece 10 hasta bulunmakta. 1 Alman, 1 Slovak, 2 Japon, 2 Meksikalı, 1 Fransız, 1 Samoalı, 1 İtalyan ve 1 Amerikalı hastadan sonra ilk Türk hasta üniversitemizden tanımlandı....

Doç Dr Aslan'ın ifadesine göre:

"Bu hastalık klinik olarak demir eksikliğiyle karıştırılabilir. Ama hastada demir eksikliği yoktur, vücuda alınan demir kan yapımı için kullanılamamaktadır. Çünkü demiri kan yapılacak yere (kemik iliğine) taşıyan protein (transferin) yeterli derecede sentez edilememektedir...

"Hastamız literatürün 11. vakası ve ilk Türk hastadır" diyen Doç. Dr. Deniz Aslan, çalışmaları hakkında : "Moleküler düzeyde tanımlanmış olan 4. hastadır. Bu özellikleriyle uluslararası saygın hematoloji dergisi Acta Haematologica'da makale olarak yayınlanmıştır (makalenin künyesi Aslan D, Crain K, Beutler E. A New Case of Human Atransferrinemia with a Previously Undescribed Mutation in the Transferrin Gene. Acta Haematol 2007;118:244-247). Bizi mutlu eden bir diğer nokta makalenin sadece 20 dakika içinde yayına kabul edilmesi ve daha da önemli olarak bundan sonra tanımlanacak her yeni olguda üniversitemizin adının atıf alacak olmasıdır" şeklinde konuştu.

 

Aramızdan çıkan bir bilim adamının dünyada ses getiren bu başarısını kutluyor, aynı azimle çalışan pek çok Kıbrıslı bilim adamına emsal teşkil etmesini umuyorum...

Sizlerin de katkıları ile bu köşede her zaman benzer başarı haberlerini yayınlamaya devam etmeyi umuyorum...

Başarılı, mutlu ve sağlıklı günler...

   1185 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler
29 Haziran 2008, Pazar   KLİMA İLE GELEN ATEŞ!
22 Haziran 2008, Pazar   Bunları Biliyor muydunuz?
15 Haziran 2008, Pazar   Kene humması (Kırım Kongo Kanamalı Ateş, KKKA)
08 Haziran 2008, Pazar   Demir: Kullanılmalı mı kullanılmamalı mı?
02 Haziran 2008, Pazartesi   Anne karnında son üç ay (6-9.aylar)
25 Mayıs 2008, Pazar   ANNE KARNINDAKİ İKİNCİ ÜÇ AY (3-6.AYLAR)
18 Mayıs 2008, Pazar   Anne karnındaki bebek (ilk 3 ay) nasıl büyür?
13 Mayıs 2008, Salı   Elektrik hatlarındaki “gerilim” artıyor!
05 Mayıs 2008, Pazartesi   Kuzey Kıbrıs'ta Elektro Manyetik Kirlilik ve Yüksek Gerilim Hatları Hakkında Merak Edilenler



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Denizden para değil cesaret kazandım...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

"Ama dibelik ya beleşe verecek gızımı ...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital