Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
2'si ağır, 3'ü çocuk 7 yaralı
Hem aldatıldılar, hem hapse gittiler
Doğal pınarı kendi malı gibi kullanıyor
Evraklarını yeğenine verdi polise "kaybettim" dedi
Başkanlık konusunda uzlaşamadılar
Tatbikatlar iptal
Ertuğruloğlu: Herkes mesajı aldı,UBP tek başına iktidara yürüyor
Esnaf tükenme noktasında, acil önlem şart
Öztürk: Ülkede toplanan sütün yüzde 20'sinin fiyatı borsada belirleniyor
Kıbrıs sorununun çözümü, AB'ye katılıma da yardımcı olacaktır

YORUMLANANLAR
Avcı: Su sorunu, Anavatan Türkiye'nin desteğiyle çözümlenecek [2]
Güzelyurt kökenli Rumlar, sözde "işgale" karşı yürüyüş düzenledi [3]
Cumhuriyet Meclisi'nin izleyici konumuna sokulması kabul edilemez [1]
Konfederasyon ve iki ayrı bağımsız devlet istemiyoruz [1]
15 dakikada böyle oldu [1]
Devlet, yok oluşumuzu durdurmalı [1]
"Fanatizm-Ya bizdensin ya öteki" [1]
KTÖS: Bakanlıkla konuyu netleştirene dek yıllık planlar yapılmayacak [1]
Bu sezon Kıbrıs TV fırtınası esecek [1]
İktidara adayım [2]



Anayasa ve Ağrı Dağı

Dr. İsmail KEMAL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   6 Ocak 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Anayasa konusu hem Türkiye'nin, hem de Kıbrıslı Türklerin önünde duruyor. Anayasa, bir ülkenin siyasi sistemini belirler. Siyasi yaşamın ve süreçlerin tıkanmaması, krizlere girmemesi, iyi bir anayasaya sahip olmakla yakından bağlantılıdır. Anayasa, geçerli olduğu ülkenin somut koşulları ile insanlığın anayasa yapımındaki ortak deneyimlerini, bilgilerini birleştirirse, daha kalıcı ve yararlı olur.

Türkiye'nin yeni, özgürlükçü bir anayasaya ihtiyacı var. 12 Eylül darbesinin anayasası ile 21. yüzyıla ayak uydurmak mümkün değil. Yeni anayasa ile ilgili çalışmalar ve tartışmalar devam ediyor. Kıbrıs'ta anayasa değişiliği ve başkanlık sistemi konuları tartışılıyor. Anayasa değişikliği konusunda siyasi partiler arasında yapılan temaslarda hangi noktaya gelindi? Bilmiyorum. Başkanlık sistemi konusu zaman zaman tartışılıyor ama bu tartışmalardan somut bir sonuç ortaya çıktığı görülmüyor. Siyasi partilerin bu konulara kendi dar parti çıkarları açısından değil, toplumun genel çıkarları açısından yaklaşabilmeleri çok önemli. Ayrıca, bu tartışmalara sivil toplum örgütlerinin daha etkin katılımı gerekli.

2008 yılının Türkiye için anayasa yılı olması gerekiyor. Ne yazık ki, terör olayları gündemi doldurarak bu önemli konunun ön plana çıkmasını geciktiriyor. Terör olayları yakında bitmeyeceğine göre, yeni anayasa konusunun bir şekilde sonuca bağlanması gerekiyor. Kuşkusuz, yeni anayasa hazırlamak kolay bir iş değil. Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, anayasa hazırlamanın zorluklarını anlatabilmek için "Anayasa yapmak Ağrı Dağı'nı yerinden oynatmak gibi bir şey" demiş.

Sn. Çiçek'in bu sözlerini işitince, dünyanın en eski yazılı anayasası sayılan ABD anayasasının nasıl hazırlandığı konusu aklıma geldi. Amerikan anayasası 1787'de hazırlandı ve halen yürürlükte. Türkiye Cumhuriyeti 1923'te kuruldu. Dördüncü anayasasını hazırlamaya çalışıyor. Demek ki, Amerikalılar ülkelerine uygun bir anayasa yapmayı başarmışlar. Türkiye ise, hala bunun çabası içinde.

Amerikan anayasası ne kadar zamanda hazırlandı? 1787 yılının mayıs ve eylül ayları arasında, dört buçuk ayda hazırlandı. Yani Amerikalılar, Ağrı Dağı'nı dört buçuk ayda yerinden oynatmayı başarmışlardı. Üstelik, günümüze dek bu anayasada sadece 27 değişiklik yapıldı. Bunların 10'u, 1791'de yapılan ve vatandaşların temel hakları ile ilgili (Bill of Rights) değişikliklerdir. Demek ki, anayasada yapılan esas değişikliklerin sayısı sadece 17. İmzalar da dahil 4543 kelimeden oluşan bu anayasa, daha uzun yıllar ABD'ye hizmet edecek. Türkiye'de, 1982 anayasasında şimdiye dek kaç değişiklik yapıldı?

Dört buçuk ayda bu kadar başarılı bir anayasa hazırlayan insanlar, yaşlı, çok bilgili, deneyimli insanlar çağrışımı yapan "akil adamlar" mıydı? Bu insanların yaş ortalaması neydi? En yaşlı delege Benjamin Franklin dışarıda bırakılırsa, ortalama yaşları 34 idi. Yani genç insanlardı. Bu insanlar anayasa uzmanı mıydı? Bilgili insanlar olduklarına kuşku yok ama anayasa uzmanı değillerdi. O dönemde anayasa uzmanı diye bir şey yoktu. Şimdiki gibi örnek alınacak çok sayıda anayasa yoktu. Philadelphia'da biraraya gelen delegelerin amacı, Avrupa'daki monarşilerden farklı, yeni bir siyasi sistem kurmaktı. Bu konuda antik çağdaki cumhuriyet örneklerini inceleme dışında fazla seçenekleri yoktu. Atina demokrasisini, Roma İmparatorluğu'nun cumhuriyet dönemini iyi incelediler. Bu siyasi rejimlerin hep başarısızlıkla sonuçlandığını gördüler ve bunun nedenleri üzerinde kafa yordular. Bu insanlar elbette Montesquieu, John Locke, David Hume gibi düşünürlerin fikirlerinden yararlandılar. Ancak, anayasayı hazırlarken "Acaba şu konuda John Locke ne yazdı?" diye oturup kitap karıştırmıyorlardı çünkü buna zamanları yoktu. Sonuçta, ABD anayasasını hazırlayanlar, dünya tarihinde var olmayan bir siyasi sistem oluşturdular. Sistem hala başarıyla çalışıyor. Anayasa uzmanı olmasalar da, Philadelphia'da toplanan insanların hazırladıkları anayasa ve özellikle anayasanın onaylanmasını sağlamak için Alexander Hamilton, James Madison ve John Jay tarafından kaleme alınan "Federalist Papers", siyasi teoriye, siyasi felsefeye büyük katkı sağlamıştır. Konunun bu yönü de önemlidir.

Tüm bunları niye yazdım? 1787'de, yaş ortalaması 34 olan insanlar, dört buçuk ayda, hala geçerli olan ve daha çok uzun süre geçerliliğini koruyacak bir anayasa hazırlayabilmişse, 2008'de Türkiye neden kendi yapısına uygun, uzun süreli yeni bir anayasa hazırlayamasın? Kıbrıslı Türkler neden daha verimli bir siyasi sisteme yol açacak anayasa değişikliklerini yapamasın?

Anayasa yapmak zor iş. Bu doğru. Ama, günümüzde var olan bilgi, uzman ve olanaklarla başarı ile yapılabilecek bir iş. Sanırım bu konuda 1787'de Philadelphia'da biraraya gelen insanlardan ilham alabiliriz. Ağrı Dağı'nı yerinden oynatmak mümkün.

   986 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
12 Ekim 2008, Pazar   Dünyayı sarsan yedi gün
09 Ekim 2008, Perşembe   Mali kriz ve AB
05 Ekim 2008, Pazar   ABD hegemonyası zayıflıyor
02 Ekim 2008, Perşembe   Global finans krizi ve gelecek
28 Eylül 2008, Pazar   Global finans krizi ve Marks
25 Eylül 2008, Perşembe   Nükleer enerji ve Türkiye
21 Eylül 2008, Pazar   AB'de hoşgörüsüzlük artıyor
18 Eylül 2008, Perşembe   Denizlerde rekabet
14 Eylül 2008, Pazar   Bekleme odasında 45 yıl
11 Eylül 2008, Perşembe   Pakistan'da Zerdari dönemi



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3916 1.4014
1 STERLİN 2.3972 2.4150
1 EURO 1.8957 1.9090



YAZARLAR : .

Necdet Ergün

TC ile MALİ PROTOKOL ve PROGRAM REVİZE EDİ...

Mustafa BESİM

KÜRESEL EKONOMİK GERİLEME





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital