Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
UFO'lar yine geldi!
Ya eşel mobil ya da 13. maaş
6 haftalık bebek, kürtajla alındı
Eşel-mobil gerdi
10 bin YTL ile serbest kaldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

1 Mayıs

Dr. İsmail KEMAL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Mayıs 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Türkiye, 1 Mayıs'a Taksim'de kutlama yapılıp yapılamayacağı tartışmaları ile giriyor. Bu satırlar yazıldığı sırada hükümetle sendikalar arasında anlaşmaya varılamamıştı. Umarız 1 Mayıs, istenmeyen olayların yaşandığı bir güne dönüşmez, coşkuyla kutlanır.

   1 Mayıs'ın belgisi "birlik, mücadele, dayanışma". Lefkoşa'da biri Kuğulu Park'tan, diğeri de Çağlayan Parkı'ndan başlayacak iki 1 Mayıs yürüyüşü yapılacakmış. Yani "birlik" yok.

   Türkiye'de 1 Mayıs çok uzun aradan sonra ilk kez 1976 yılında DİSK'in öncülüğünde Taksim'de kutlanmıştı. Bu girişiminin arkasında DİSK, DİSK Genel Sekreteri İbrahim Güzelce ve Türkiye Komünist Partisi vardı. TİP ve DİSK kurucularından, TKP yöneticilerinden İbrahim Güzelce, 1 Mayıs kutlamasını göremeden 11 Nisan'da vefat etmişti. 1976 1 Mayıs'ı, yığınsal bir kutlama olmuştu. Yaklaşık 400 bin kişi Taksim Meydanı'nı doldurmuştu. Türkiye'de yüksek öğrenim gören Kıbrıslı Türk öğrenciler olarak 1 Mayıs 1976'da Taksim'deydik. Kıbrıslı Türkler arasında sol sendikacılığın gelişmesi ve 1 Mayıs'ın yürüyüşlerle yeniden kutlanmaya başlamasının arkasında Türkiye'deki bu gelişmeler yatar. Bu bağlantıyı unutmamak gerek.

   Bilindiği gibi yine DİSK'in öncülüğünde 1977 yılında Taksim'de yapılan 1 Mayıs mitingi kana bulanmıştı. O gün Taksim'de olan insanların yaşanan korkuç olayı unutmaları mümkün değil. Sol görüşlü Kıbrıslı Türk öğrenciler olarak biz de Taksim'deydik. İstanbul dışındaki şehirlerden de gelenlerle büyük bir gruptuk. Şimdi orta yaşa gelmiş, saçları ağarmış bir kuşak olarak, 1 Mayıs 1977 bilincimizin bir köşesinde. 1978 yılında 1 Mayıs'ı yine Taksim'de yığınsal olarak kutlamıştık. Taksim'deki kutlamalara ilk yasak 1979 yılında gelmişti. İstanbul'da sıkıyönetim yasakları nedeniyle 1979'da 1 Mayıs İzmir'in Konak Meydanı'nda kutlanmıştı. İstanbul'dan otobüsle İzmir'e gidişimiz de unutulmayan anılar arasındadır. Türkiye'de şimdi 1 Mayıs'ı Taksim Meydanı'nda kutlama konusunda yaşanan tartışmaları anlamak için bu tarihi bilmek gerek.

   Bugün Kuğulu Park'tan yürüyüşe geçecek olan bizim kuşaktan arkadaşların sürdürmeye çalıştığı gelenek işte bu gelenek. Bir tür ritüel. Ritüeller, belirli tarihlerde tekrarlanması gereken, insanların toplu olarak yerine getirdiği törenler. Her düşünsel geleneğin, o geleneğe bağlı olarak oluşan hareketin, kültürün, grubun kendine özgü ritüelleri vardır. Tek tanrılı dinlerden önce de vardı, tek tanrılı dinlerde var, dinin yerini alma iddiası ile ortaya çıkan düşünsel akımlar ve hareketlerde de var. Ulus devletlerin kendine özgü ritüelleri var. 1 Mayıs, sol düşüncenin, hareketin ritüeli, töreni. Ritüele katılan kişi, grupla olan bağını tazelemiş, onun parçası olduğunu yeniden kanıtlamış olur. Arkasındaki inanç ne olursa olsun, toplu olarak yapılan ritüellerin insanlara belirli psikolojik tatmin verdiği de biliniyor. Tabii inanç yönünün zayıfladığı, bir tür zorunluluk haline gelen ritüellere katılan kişiler artık bundan zevk almaz. Sosyalist ülkelerde kutlanan 1 Mayıs'lar işte böylesi ritüellerdi. Her yıl tekrarlanan, ruhu kalmamış, göstermelik törenlerdi. Çeşitli ülkelerdeki ulusal törenler de bu duruma düşebiliyor. Sosyal ritüellerin başına gelebilecek en kötü şey içi boşalmış, inanılmayan, sırf yapılması için yapılan törenlere dönüşmeleridir.

   Ritüellerin kökünde sözkonusu düşüncenin, hareketin tarihiyle ilgili belirli olaylar vardır. Genellikle bunlar zorlu mücadeleler, trajik olaylardır. 1 Mayıs'ın kökünde 8 saatlik iş günü için verilen mücadeleler yatar. İşçilerin günde 16-18 saat çalıştığı dönemde, 8 saatlik işgünü mücadelesi, bu uğurda Chicago'da işçilerin can vermesi, sosyal tarihin önemli aşamalarıdır. 1 Mayıs, emekçilerin bu mücadelelerinin sembolüdür. Günümüz dünyasında 8 saatlik işgünü genelde kabul edilmiş olsa da, emekçilerin karşılaştığı ciddi sorunlar devam ediyor. Şimdiki kapitalizm, 19. yüzyıldaki kapitalizmden farklı ama emekçilerin kendi hakları için mücadele ihtiyacı azalmamış, artmıştır. Bu çerçevede, emekçilerin sosyal adalet mücadelesinin sembolü olarak 1 Mayıs'ın önemi devam ediyor. Yeter ki, içi boşalmış, cansız, heyecansız bir olaya dönüşmesin.

   Büyük sosyal uçurumların var olduğu Türkiye'de 1 Mayıs, rahatlıkla kutlanan bir gün olmalı. Emekçiler, sendikalar taleplerini rahatlıkla dile getirebilmeli. Umarız bugün Türkiye'de bayram havasında 1 Mayıs kutlamaları olur.

   Bizdeki 1 Mayıs'lara gelince. 1 Mayıs emekçilerin bayramı olduğuna göre, emekçilerin bu kutlamalara ağırlıklı olarak katılmaları ne güzel olur.

   Tüm emekçilerin 1 Mayıs'ı kutlu olsun.

   1027 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   G-8 zirvesi
03 Temmuz 2008, Perşembe   Sarkozy'nin Akdeniz projesi
29 Haziran 2008, Pazar   Batı ve Türkiye
26 Haziran 2008, Perşembe   İsrail İran'ı vuracak mı?
22 Haziran 2008, Pazar   Petrol zirvesi
19 Haziran 2008, Perşembe   AB krizde (mi?)
15 Haziran 2008, Pazar   Dünya petrol krizi
12 Haziran 2008, Perşembe   Cengiz Aytmatov
08 Haziran 2008, Pazar   Dünya gıda krizi
05 Haziran 2008, Perşembe   Obama ve değişim



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

SUÇ KİMDEDİR...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Talat, boşuna nefes tüketiyor...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALDUN DORMEN, KARPAZ'DA TİYATRO OKULU...

Bilbay Eminoğlu

Sendikaların gözü hükümette

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

CTP YA FARKLI BİR KABUS YARATACAK YA DA FA...

Sevilay SADIKOĞLU

Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital