|
Her ülkenin gençlik politikası olmalıdır. Gençler ülkenin geleceği olduğuna göre bu konuda kapsamlı politikalar geliştirmek son derece önemli. Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan "en az üç çocuk" yaklaşımında ısrar ediyor. Bu konuda yaptığı en son açıklamada "keşke 5-6 çocuğum olsaydı" diyerek, bilinen görüşlerini tekrarladı. Bir ülkenin başbakanı "en az üç çocuk yapın" diyorsa, o ülkenin gençlik politikası olmasını beklemek doğaldır. Peki, Türkiye'nin gençlik politikası var mı? Yok. Bunu ben söylemiyorum. BM Kalkınma Örgütü (UNDP) söylüyor. 21 Mart 2008'de Ankara'da açıklanan UNDP Türkiye Gençlik Raporu'nda önümüzdeki 15 yıl açısından Türkiye'nin kapsamlı bir gençlik politikası oluşturması gerektiği belirtiliyor.
UNDP raporunu hazırlayanlardan biri olan Aygen Aytaç, Radikal gazetesine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin dünyada gençlik politikası olmayan az sayıda ülkeden biri olduğunu belirtti. Aytaç, son 10 yıl içerisinde 155 ülkenin gençlik politikaları geliştirdiğini, 168 ülkenin gençlik koordinasyon mekanizmaları kurduğunu söyledi. Aytaç, Türk yetkililerin zamanın önemini anlamadıklarını, Türkiye'nin en kısa zamanda gençlik politikası oluşturması gerektiğini vurguladı. Bir yanda "en az üç çocuk yapın" diye çırpınan bir başbakan, diğer yanda da gençlik konusunda politikasızlık. Durum bu.
Türkiye nüfusunun yüzde 18'i, 15-24 yaşları arasındaki gençlerden oluşuyor. UNDP 2008 raporuna göre 12 milyon civarında olan bu yaş grubundaki gençlerin yüzde 40'ı (5 milyon civarında genç) işsiz ve okula gitmiyor. Rapora göre 18-24 yaş grubunda bir milyon genç iş arıyor. Aynı yaş grubundan 300 bin genç ise, iş bulma umudunu yitirdiği için iş aramıyor. 18-24 yaş grubunda bulunan 2.2 milyon genç kız çalışmıyor ve okula gitmiyor. Toplam işsizler içinde gençlerin oranı yüzde 35. Fiziksel engelli gençlerin sayısı 650 bin.
Sekiz yıllık ilk eğitimin zorunlu olmasına rağmen gençlerin yüzde 89'u ilkokul mezunu. İlkokuldan sonra orta öğrenime devam eden gençlerin oranı yüzde 56. Yani, gençlerin yüzde 44'ü ortaöğrenim görmüyor. Üniversiteye girebilen gençlerin oranı ise yüzde 18. Bu rakamlara baktığımızda Türkiye'nin gençlik potansiyelinin önemli bir bölümünün gerekli eğitimi alamadığını görürüz.
Dünyamızda genç nüfusa sahip olmak kalkınma açısından büyük avantajdır. Doğu Asya ülkelerinin deneyimi bunu gösteriyor. Ancak bu avantajdan yararlanabilmek için gençlerin iyi eğitim alması şart. Türkiye, nüfusu genç bir ülke. Gençlerini eğitebilirse çok büyük avantaj elde etmiş olacak. Ancak, UNDP raporunda da belirtildiği gibi zaman çok önemli. Zaman iyi kullanılmazsa, bu avantaj kaybedilecek. En kısa zamanda gençlik politikası oluşturma zorunluluğu buradan kaynaklanıyor.
UNDP raporunda şöyle deniyor: "Türkiye şimdi gençlerine doğru fırsatlar sunar ve gelecekte değeri yüksek işlere hazırlanmaları için eğitimlerine yatırım yaparsa, demografik fırsat penceresinden etkili olarak yararlanılabilir. Bu fırsat iyi yönetilmezse, gelecekte işsizlik, fakirlik ve sosyal huzursuzluk yaşanabilir." Raporda Türkiye'nin fırsat penceresinin 15 yıllık bir süre ile sınırlı olduğu belirtiliyor. Türkiye ya önümüzdeki 15 yıl içinde gençlerin eğitimine ağırlık vererek fırsattan yararlanacak ya da fırsatı kaybedecek. 15 yıl sonra Türkiye nüfusunun yüzde 70'i çalışabilir yaşta olacak. Bu nüfus nitelikli bir nüfussa, ekonomik kalkınmada önemli adımlar atılabilir.
OECD ülkelerine göre Türkiye'nin eğitime harcadığı para yeterli düzeyde değil. OECD ülkelerinde ilk ve orta öğretimde öğrenci başına 81 485 dolar harcanıyor. Türkiye'de bu rakam 40 bin dolar. Avusturya, Danimarka, İzlanda, Lüksemburg, Norveç, İsviçre, ABD gibi ülkelerde bu rakam 100 bin dolar.
UNDP raporunda gençlerin ekonomik büyümenin motoru olduğu vurgulanıyor. Umarız bu rapor ışığında Türkiye hükümeti en kısa zamanda kapsamlı bir gençlik politikası oluşturur. Aynı şeyi Kıbrıs'ta yapmakta da yarar var. Kıbrıslı Türk gençlerin eğitim düzeyi yüksektir. Ancak, hem eğitimin kalitesinin yükseltilmesi, hem de gençleri ilgilendiren diğer konularda bütünsel gençlik politikaları oluşturmak, belirli bir stratejiye sahip olmak günümüzün gereğidir.
Başbakan Erdoğan "keşke 5-6 çocuğum olsaydı" diye hayıflanacağına, UNDP raporunu iyi incelesin ve gençlik konusunda hükümet olarak gerekli adımları atsınlar.
Not: UNDP Türkiye Gençlik Raporu hakkında daha fazla bilgi isteyenler www.undp.org.tr web sitesine baş vurabilir.
|