Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Ölümlü trafik kazası,ağır cezada görüşülecek
Zorla yapmadım
Kuzuları çaldılar, köpeğin boğazını kestiler
'Ecstasy'ye 8 yıl
UBP Genel Sekreterini seçmedi
2009 da zor
Kıbrıs Kıbrıslılarındır

YORUMLANANLAR
Öğretmen dayağı polislik oldu [5]
Elektrikte yatırım katkı payı kaldırılıyor, akaryakıtta da indirim yapılacak [1]
Uyuşturucuyu çocuğuna taşıttı 2 yıl hapis cezası aldı [7]
Soyer: Orta noktayı bulacağız [1]
Pankart tartışması [4]
BES, LTB'de yaşanan sorunları sendikalarla tartıştı [1]
Samani: Narenciyecilerin sorunlarına duyarlı olun [1]
Oya Talat: Siyasetteki erkek egemen yapıyı kırmaya çalışıyoruz [1]
Bu yaklaşım, Kıbrıs Türk halkını bir kez daha büyük hayal kırıklığına uğrattı [2]
İsrail, KKTC'yi ayrı bir varlık olarak tanımıyor [4]
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [9]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [3]
Kanser olmak istemiyoruz [3]
Otellerde bayram bereketi [3]
Liste nihayet! [1]
Avcılar eyleme gidiyor [12]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]



Global finans krizi ve gelecek

Dr. İsmail KEMAL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   2 Ekim 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Lehman Brothers, Merrill Lynch, AIG, Bear Stearns, Freddie Mac, Fannie Mae, Northern Rock, Fortis, B&B... Bunlar, büyük finans krizinin kurbanı bazı dev kurumlar. Sırada başkaları var. ABD hükümeti, sorunlu kurumları sorunsuzlardan yalıtlayarak zararı sınırlama peşinde. 700 milyar dolarlık kurtarma paketi, sorunlu banka fonlarını satın almayı amaçlıyor. Paketin Temsilciler Meclisi'nde reddedilmesi büyük korkuya neden oldu. Bir şekilde paketin Kongre'den geçmesi gerekiyor. Aksi takdirde, batan, satılan, kamulaştırılan kurumların listesi uzayacak. Kriz büyüyecek.

   Bu kriz "geliyorum" diye diye geldi. 2004 yılından beri tehlike işaretleri vardı. Amerikan ekonomisindeki eğilimlerin sağlıklı olmadığı, yapısal sorunlar olduğu biliniyordu. ABD konut piyasasının çökmesi ile zayıflıklar, çatlaklar su yüzüne çıktı. Hikayenin gerisini hepimiz biliyoruz. İflas etmesi imkansız gibi görünen kurumlar patır patır düşmeye, 1929 büyük ekonomik krizinin hayaleti ortalarda dolaşma başladı.

   İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Batı ekonomilerinin tarihi kabaca ikiye ayrılabilir. Birinci dönem Keynesçi dönem, ikinci dönem de neo-liberal dönemdir. John Maynard Keynes'in, "General Theory of Employment, Interest and Money" isimli ünlü kitabı 1936'da yayımlanmıştı. Keynes, devam etmekte olan büyük ekonomik kriz döneminde, çare olarak, klasik liberal ekonomik teoriden sapan görüşler ortaya koymuştu. Bilindiği gibi Keynes, krizin aşılması için devletin ekonomiye müdahalesini, "toplam talebi" artırmasını öneriyordu. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra J. M. Keynes, Bretton Woods sistemi diye adlandırılan yeni uluslararası ekonomik sistemin mimarlarından biri oldu. Kapitalist Batı ekonomileri, 1950'li ve 1960'lı yıllarda, Keynesçi politikalarla altın yıllarını yaşadı. Özellikle Batı Avrupa'da, "sosyal devlet" anlayışı temelinde halkın refah seviyesi önemli oranda yükseldi. Çeşitli nedenlerle (petrol ambargosu, Vietnam savaşı, ABD'nin iç ekonomik sorunları v.s.)1970'li yılların ilk yarısında Keynesçi dönem yolun sonuna geldi. 1970'li yılların sonu, 1980'li yılların başında Ronald Reagan, Margaret Thatcher isimleri ile özdeşleşen neo-liberalizm dönemi başladı. Buradaki temel yaklaşım devletin ekonomideki rolünü en alt düzeye indirmek, "sosyal devlet" anlayışına son vermekti. Bu yaklaşım uygulandı ve başarılı elde etti ancak sosyal faturası ağır oldu. "Altında kalanın boynu kırılsın" yaklaşımı ile sosyal dayanışma ortadan kaldırıldı. Bu program, Dünya Bankası ve İMF tarafından gelişmekte olan ülkelere de dayatıldı. Borç almak isteyen ülkelerin özelleştirme başta olmak üzere bir dizi neo-liberal önlem uygulamaları zorunlu kılındı. Ekonomide denetimler, kurallar azaltıldığı için hangi yoldan olursa olsun "köşeyi dönme" anlayışı hakim oldu. Bazıları "köşeyi döndü" ama sonuçta denetimsizlik, sınır tanımayan açgözlülük, şimdiki krize yol açtı.

   Şimdi, neo-liberal dönemin sona erişine mi tanık oluyoruz? Bu yaklaşımda en azından belirli düzeltmeler yapılacak. Devlet, ekonomide önemli rol oynamaya başladı bile. Bugünlerde özelleştirme değil, kamulaştırma yapılıyor. Yeni kurallar, daha sıkı denetimden söz ediliyor. Devletin şirketleri, bankaları kurtarması, kamulaştırması, oyuna belirli kurallar koyması, neo-liberal teoriye ters düşen şeyler. Bakalım yeni dönemin iktisat teorileri nasıl şekillenecek.

   ABD'de işsizlik artıyor. Tüketicilerin elinde harcayacak fazla para yok. Demek ki, ekonominin itici gücü olan talep düşüyor. ABD ekonomisi, bir dönem resesyon içinde olacak. Avrupa Birliği (AB) ekonomilerinde benzer bir durum var. AB ekonomileri önemli sıkıntılar yaşıyor. Büyüme oranı çok düşük. Hatta küçülmeden söz ediliyor. Tüketici harcamalarında önemli düşüş var. AB üyesi, ancak ABD ile çok yakın bağlantılı İngiltere ekonomisindeki gelişmelere baktığımızda, önümüzdeki dönemin zor bir dönem olacağını görürüz. Bu ülkede ekonomik büyümedeki düşüşe paralel olarak işsizlik artacak. ABD ve AB ekonomilerindeki gelişmelerin Çin ekonomisini, Hindistan, Brezilya gibi ekonomileri nasıl etkileyeceği de son derece önemli. Dünyanın büyük ekonomileri 1982, 1991 ve 2001'de resesyon yaşamıştı. Galiba şimdi yeni bir resesyon dönemine giriyoruz. Global ekonomi açısından parlak olmayan bir dönemden geçtiğimize kuşku yok.

   Ekonomik gelişmelerin siyasi sonuçları ne olacak? Kriz, ABD'de 3 Kasım'da yapılacak başkanlık seçimlerinin sonucunda etkili olacak mı? İngiltere'de, zaten zorda olan İşçi Partisi iktidarı bu gelişmelerden nasıl etkilenecek? Bunlar üzerinde düşünmekte de yarar var.

   

   825 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Aralık 2008, Perşembe   Hindistan'ın önemi
30 Kasım 2008, Pazar   Terör, Tac Mahal, Hindistan
27 Kasım 2008, Perşembe   TÜRKPA
23 Kasım 2008, Pazar   Global Eğilimler 2025
20 Kasım 2008, Perşembe   Yine Mustafa
16 Kasım 2008, Pazar   Ekonomide zor dönem
13 Kasım 2008, Perşembe   G-20 zirvesi başarılı olabilir mi?
09 Kasım 2008, Pazar   10 Kasım, 11 Kasım
06 Kasım 2008, Perşembe   Başkan Obama
02 Kasım 2008, Pazar   ABD seçimleri ve dış politika



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5634 1.5744
1 STERLİN 2.2777 2.2946
1 EURO 1.9730 1.9869



YAZARLAR : .

Necdet Ergün

MALİYE ve MERKEZ BANKASI HAMLE YAPMALI...

Mustafa BESİM

2009 BÜTÇESİYLE KRİZ AŞILIR MI?





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital