Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
15 dakikada böyle oldu
İnşaatlar durdu müteahhitler çoğaldı
Asrın deneyi, dünyaya bakışı değiştirebilir
Erol'la gururlandık
Kendi içimizde hazır hale gelmeliyiz
Kalçada, Jennifer Lopez ve Beyonce'yi geride bıraktı
Bu sezon Kıbrıs TV fırtınası esecek
Gönyeli'nin lige mesajı:3-2
"Fanatizm-Ya bizdensin ya öteki"
Zeytincilik semineri bugün

YORUMLANANLAR
Avcı: Su sorunu, Anavatan Türkiye'nin desteğiyle çözümlenecek [2]
Güzelyurt kökenli Rumlar, sözde "işgale" karşı yürüyüş düzenledi [2]
Cumhuriyet Meclisi'nin izleyici konumuna sokulması kabul edilemez [1]
Konfederasyon ve iki ayrı bağımsız devlet istemiyoruz [1]
15 dakikada böyle oldu [1]
Devlet, yok oluşumuzu durdurmalı [1]
"Fanatizm-Ya bizdensin ya öteki" [1]
KTÖS: Bakanlıkla konuyu netleştirene dek yıllık planlar yapılmayacak [1]
Bu sezon Kıbrıs TV fırtınası esecek [1]
İktidara adayım [2]



Yol Bağlantısı...

Mustafa ÖZSOY

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   13 Nisan 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kıbrıs'la, Türkiye'nin 'yol bağlantısı' ta eskilere, eski yıllara, hatta yüzyıllara dayanır.

1974'ten sonra ise bu yollar 'çok şeritli' olarak daha bir trafik yoğunluğu kazandı.

Ve de tüm alanlarda... Bizim bu köşemizdeki konumuz, kültür ve sanatla ilgili.

1974 'köprüsü' ya da 'yolu' açıldıktan sonra, Türkiye ile Kıbrıs arasında her alanda olduğu gibi, sanat ve kültür alanlarında da görülen beraberlik, işte o eski yılların özlemli duyarlılığından ve yeniden cilalanmasından başka bir şey değildir.

Yılda belki de bir kez Türkiye'den Kıbrıs'a gelen sanatçıların konserlerinin, sanat ve müzik tutkusu yanında, ulusalın da ötesinde, adeta bir kutsallık taşıdığını ben o yıllarda henüz küçük bir çocuktum ama çok iyi hatırlıyorum.

Merhum Barış Manço'nun ilk Kıbrıs konserinde, Türk kesimine deve üstünde geldiği akşam, Ledra Palace yolu ile Saray Otel arasındaki cadde ve sokakları hıncahınç dolduran Kıbrıs Türkü'nün sergilediği heyecanlı kalabalık, dünyada belki de hiçbir cumhurbaşkanının göremeyeceği bir tabloydu.

1974'ten sonraki yıllarda ise, hemen hemen her hafta Türkiye'nin en ünlü sanatçılarını ülkemizde görmek mümkün.

*** *** ***

Türkiye'den bu aşırı sanatçı akımı karşısında yerli sanatçılar, haklı olarak kendilerini mağdur durumda hissediyorlar.

Türkiye'nin sayısız kanallarındaki müzik yayınları, boyalı basının 'muhteşem' reklamları, paparazzi ve dedikodu programlarının halkın 'iliklerine işlemesi', Kıbrıs'ta sadece değişen nüfus rengi değil, ezelden beri var olan Türkiye tutkusu ve her zaman Türkiye paralelinde giden sanat ve müzik aşkı, bu mağduriyetin tarihsel ve doğal nedenleri arasında.

Ancak bundan dolayı herhangi bir komplekse kapılmamak gerekir.

Yüzyıllardan beri kendi toplumsal yapımız içerisinde yaşatmaya çalıştığımız geleneklerin ana kaynağının Türkiye olduğu, her şeyi ondan miras aldığımız da bir gerçektir.

Ve 70 milyonluk koskoca bir dünyadan eşsiz ve örnek sanatçıların çıkması da gerçeğin bir başka doğal yönüdür.

Bunu Kıbrıs gibi küçük bir adadaki gerçeklerle ölçmek herhalde kolay değildir.

*** *** ***

Ancak gelişen teknolojik, bilimsel ve eğitimsel çağda, bir yerin küçüklüğüne ya da kapasitesine bakılmadan bazı doğru yargılara da varabiliriz.

Bunu somut örneklerle de kanıtlayabiliriz.

Örneğin müzik, sanat ve kültür alanındaki gelişmeler bu tezimizi doğrulayabilir.

Hatta folklor ve spor alanında.

Halk oyunları ekiplerimizin gerek Türkiye'de, gerekse dünyanın birçok ülkelerinde elde

ettiği başarıları hepimiz biliyoruz.

Okullarımızın ve spor kuruluşlarımızın da Türkiye'de spor alanlarında kazandığı

dereceleri, hatta birincilikleri ve şampiyonlukları da gururla takip etmekteyiz.

Müzik ve diğer sanat dallarında da böyle.

Piyanoda bir Rüya Taner, sadece Türkiye'de değil, dünyanın her yerinde bir virtüoz

olarak karşılanmaktadır.

Ersen Sururi ve Okan Ersan'ın evrensel yetenekleri tartışılmazdır.

Türkiye'de televizyon dizileri, sinema dünyası ve sahne oyunlarında her zaman aranan bir

Hüseyin Köroğlu'muz vardır.

Zeki Alasya zaten klasikleşmiştir.

Uzun yıllar İstanbul'da ve diğer büyük kentlerde, tanınmış orkestralarla birlikte en ünlü

sanatçılara eşlik eden üfleme çalgıları ustası Tarık Arsal'ı unutmak mümkün mü?

Nil Burak'la başlayan ve bugün Ziynet Sali ve Eylem gibi sanatçılarımızla sürdürülen

Türkiye çıkarması da, bu gerçeklerin bir başka kanıtıdır.

Ferdi Özbeğen, Haluk Levent hatta Muazzez Abacı gibi sanatçıların Kamuran Aziz, Ekrem

Yeşilada, Türkay Altay, Hasan Pala, Ayhan Başkal, Sıla 4 ve Aşka Özlem Topluluğu'nun bestelerini Yorumlaması da karşılıklı kültür alışverişinin güzel örnekleri arasındadır.

Dillirga'nın genelleşmesi de bir başka örnektir.

*** *** ***

Bu alışverişin son örneği udi ve besteci sanatçımız Ulus Yeşilada'nın İzmir'deki solo

konseri oluyor.

Gerek İstanbul'daki müzik eğitimi sırasında ve sonrasında birçok müzik etkinliklerinde

başarılı çalışmalarıyla kendini kanıtlamış olan Ulus Yeşilada'nın, 25 Nisan'da İzmir'deki

Karacan Kültür Merkezi'nde, usta müzisyenler eşliğinde vereceği konsere, gerek İzmir'deki

müzik çeveleri, gerekse Kıbrıs'taki ve Türkiye'deki KKTC yetkilileri büyük önem veriyorlar.

Konserin ve davetin İzmir'deki İzmir Dil Kültür Sanat Derneği ve Türk Dünyası Kadınları

Dayanışma Derneği tarafından yapılması bu önemin derecesini göstermektedir.

Olayın bir başka önemli yanı ise, Ulus Yeşilada'nın bu konserinin, tamamen kendinin ve

diğer Kıbrıslı bestecilerin eserlerini içeren bir repertuardan oluşması...

Bu tür etkinlik ve temasların, zamanla Kıbrıs'la Türkiye arasında, orantılı da olsa bir denge

unsuru olacağına ve sanatçıların daha da kaynaşıp bütünleşeceğine inanıyoruz.

O zaman kimsenin pabucu dama atılmayacaktır.

   586 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
13 Ekim 2008, Pazartesi   Özlediğimiz futbol...
11 Ekim 2008, Cumartesi   Farkı kalitesi...
06 Ekim 2008, Pazartesi   Sonun başına geldik
02 Ekim 2008, Perşembe   Gazetecinin bayramı haberin olduğu yerdir
29 Eylül 2008, Pazartesi   Basından al haberi!!!
26 Eylül 2008, Cuma   Kimine bayram kimine tatil
22 Eylül 2008, Pazartesi   Futbolcu ülkesiyiz!!!
15 Eylül 2008, Pazartesi   Hangi takım bir adım önde?
08 Eylül 2008, Pazartesi   İşimiz bu...
17 Ağustos 2008, Pazar   Protokol imzalanırken...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Necdet Ergün

TC ile MALİ PROTOKOL ve PROGRAM REVİZE EDİ...

Mustafa BESİM

KÜRESEL EKONOMİK GERİLEME





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital