|
Futbol Federasyonu'nun maç düzenleme konusundaki mantığını anlamıyorum. Küme düşme endişesi yaşayan takımların hepsinin maçları Pazar güne alınmışken, matematiksel olarak az da olsa umudu devam eden Gençler Birliği'nin maçı Cumartesi oynatıldı. İlginçtir Küçük Kaymaklı ile arasında 11 puan fark olan lider Gönyeli'nin Çetinkaya ile maçı Cumartesi oynatılırken, Küçük Kaymaklı'nın Bağcıl deplasmanındaki maçı ise Pazar güne alındı. Geriye 4 hafta kaldığı düşünülürse, Küçük Kaymaklı'nın Bostancı Bağcıl karşısından beraberlik veya mağlubiyetle ayrılması durumunda Çetinkaya maçını kazanan Gönyeli şampiyonluğunu ilan edecek. Bizden başka dünyanın başka ülkesinde bu anormallik olmaz. Bir takım şampiyonluğunu ilan ettiği gün maç oynamaz ve kutlama yapamaz duruma getirildiği bir lig düzenlemesi.
Çetinkaya'nın har har ettiği ve önüne geleni devirdiği geçen sezonda taraftarının rakip takımlara yönelik en büyük tezahüratı "Biz sizin babanızız, biz ne dersek o olur" şeklindeydi. Kaderin garip bir tecellisi lider Gönyeli'nin tek kuruşluk oyun oynamayan Çetinkaya karşısında kendini sıkmadan farkı yakaladığı maçta tribünlerdeki Gönyeli taraftarı da bir avuç kalan Çetinkaya taraftarına ayni tezahüratla yanıt veriyordu. "Biz sizin babanızız, biz ne dersek o olur" Aslında Gönyeli bu sezon bütün takımlar için ne derse onun olduğu bir pozisyonda. Çetinkaya karşısında Joseph ve Jamil gibi iki önemli silahından yoksun olarak oynayan Gönyeli'de kaleci Hasan ve Jacgues de sakat sakat görev yaptılar. Bu kadar handikapına karşılık Gönyeli karşısında Çetinkaya'nın değil maçı kazanacak, direnecek gücü bile yoktu. Antrenmanlara 6-7 kişi katılıyor, muhatap alacakları bir kulüp yöneticisi bulamıyorsa Çetinkaya'dan Gönyeli gibi bir takıma karşı direnmesini beklemek ölü gözünden yaş beklemek demektir. Bu kadar ruhsuz, bu kadar inançsız, ne yaptığını bilmeyen, bir sezon önce şampiyon olmuş kadrosundan 8-9 futbolcunun bulunduğu bir kadroya yakışmayan, adının önündeki efsane sözcüğüne ihanet eden görüntüdeki Çetinkaya'da bir tek kaleci Mehmet Emin'i bu ruhsuzlar takımından ayrı koyarsak ona da haksızlık etmemiş oluruz.
Kemal Uçaner ve Hüseyin Kayalar'ın yıpratıcı hücumları, Serhan'ın rahatlıktan hücuma sürekli katılması, Jacgues'in gol krallığını garantileyebilecek rakama beceriksizlikten ulaşamaması, sakat sakat oynayan kaleci Hasan'ın uzaktan atılan şutlardaki başarısı Gönyeli'nin dikkat çeken özellikleri idi. Çetinkaya karşısında attığı 3 gole karşılık atamadığı en az 6-7 garanti gol dikkate alınırsa tarihi farkı kaçıran Gönyeli şampiyonluk için son haftaya güle oynaya girmiş oldu.
|