|
Ligin puan sıralamasında en altta kalan Hamitköy'de antrenör değişikliğiyle birlikte oyun tarzı da değişti... Ve yeni dönemde gol bereketi yaşanarak, altın değerindeki puanların toplanmasına başlandı.
Taner Ulutaş'ın dediği gibi, çıkmayan candan umut kesilmez. Hamitköy'ün üst sıralardaki rakibi Yeni Boğaziçi'ni 3-0'lık net bir skorla yenmesinin ardından oluşan puan sıralamasına bakıldığında, kümede kalma adına ilerleyen haftalarda en az üç - dört galibiyete daha ihtiyacı olduğu görülüyor.
Hamitköy'ün galip gelmesi kadar, düşme hattında veya bu gruba yakın takımların da sürekli puan yitirmesi lazım. Böylesi bir tablo içinden son haftalarda nasıl bir sonuç alınır bilinmez ama Allah'tan da umut kesilmez denebilir.
Zaman zaman elektriklenen oyunda çıkan sarı kartlar kadar çıkmayanlar da vardı. Oyunun ve durumun stresiyle hırçınlaşan futbolcuların davranışlarına hakemin hatalı kararları da eklenince yaşanan olaylar, antrenörlerin de katkılarıyla kavgaya dönüşmeden yatıştırıldı.
Oyuna gelince... Hamitköy'ü üç hafta üst üste izledim. Geçen haftalara oranla farklı bir oyun tarzı sergilendi. Rakibin puan sıralamasındaki rahat durumu oyun boyunca hissedildi. Bu durum da ev sahibi ekip Hamitköy'ün işine yaradı.
Mustafa - Halil ikilisine kaptan Ufuk'un aktardığı toplar, Hamitköy'ü sonuca götüren oyunun kurulmasında etkiliydi. Antrenör değişikliğinin getirdiği moral motivasyonla coşan kırmızı-siyahlılar savunmadan çıkmakta zorlansalar da, top kayıpları çok olsa da gol yemeyerek net bir galibiyet elde ettiler.
Yeni Boğaziçi belli ki Hamitköy maçına yeterince hazır değildi. İleride Patrik ile Ayhan'ın gol arayışlarının yanı sıra Mehmet Karakuş'un kanatlardan taşıdığı toplar da rakip alanda etkiliydi. Ancak, hatalı hareketler de yapsa, kaleci İrfan'ın harika kurtarışları sonucu gol atamadılar.
Kalan sekiz maç özellikle alt sıralardaki grupta bulunan takımları, kazanıp kaybedişleri oranında etkileyecek. Ligde kalabilmek için puan gerek ama puanı da elde edebilmek için yürek gerek. Hayırlısı diyelim.
|