|
Kıbrıs Türk Rehberler Birliği (KIBREB), tüm dünyada etkin bir şekilde kutlanan Dünya Turizm Günü'nün ülkemizde, bu sektörde olan inançsızlıktan dolayı sadece birkaç cümlelik basın açıklanmasıyla kutlanmasını kınadı. "Ülkemizin lokomotif sektörü" diye anılan turizmin öncülüğünü hissedebilmek için artık bir devlet politikası olarak benimsenmesi gerektiğini vurgulayan KIBREB, "Oluşturulacak turizm örgütü ile belirlenecek stratejilerin uygulanması ve turizmin 12 aya sığdırılması yönünde çalışmalar başlatılmalıdır" diye görüş belirtti
Başkan Ayşe Gökyiğit'in imzasıyla yayınlana bildiride şu görüşlere yer verildi
" 27 Eylül, 1980 yılından itibaren, ' Dünya Turizm Günü' olarak kutlanıyor. 1980 yılında, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü tarafından, İspanya'nın Torremolinos şehrinde yapılan toplantıda ilan edilen ' Dünya Turizm Günü'nün amacı, lokal turizm organizasyonlarının aktiviteler ve kutlamalar düzenleyerek, tüm dünyada turizmin tanıtılmasını sağlamaktır.
Her yıl farklı bir ülkenin resmi ev sahipliği yaptığı ' Dünya Turizm Günü', ayrıca her yıl farklı bir tema ile kullanılmakta ve turizmin yaralarını ön plana çıkarmaktadır. Bu yıl ki konusu ' Turizm Kadınlar İçin Kapılar Açar' olarak belirlenmiş olup, kadınların turizmdeki başarılarını kutlamayı amaçlıyor. Bu amaçla bir fotoğraf yarışması düzenleyen Dünya Turizm Örgütü, dünya çapında turizm sektöründe kadını ve cinsiyet eşitliğini ön olana çıkarma amacı güdüyor. Yarışma fotoğraflarında kadın ve erkeğin eşit olarak yer aldığı turizm aktivitelerinden veya turizm sektöründeki kadın liderlerden oluşan karelere yönelik olacak. Yarışmayı kazananlar ise ' Dünya Turizm Günü'ne bu yıl ev sahipliği yapan Sri Lanka' ya uçak bileti kazanacak.
1980 yılından beri kutlanan ' Dünya Turizm Günü'nün geçmiş yıllardaki bazı temaları, turizmi zenginleştiren, seyahat ve ulaşım- Jules Verne'nin hayal dünyasından 21. yüz yıl gerçeğine, iş ve sosyal uyum için güç, ekoturizm- sürdürülebilen turizm anahtarı, turizm- uygarlıklar arasında barış ve dialog sağlayıcısı idi.
Temalardan da anlaşılacağı gibi, turizm birçok açıdan önemli bir rol oynamaktadır. Turizmin kültürel mirası koruma, hayat kalitesi artırma, uluslar arası işbirliği ve barışa, kültürel sosyal ve ekonomik gelişmeye olan katkısı yadsınamaz bir gerçektir. Günümüzde turizm çok dinamik ve en hızlı gelişen endüstri durumuna gelmiştir ve büyük pastadan pay alabilmek için ülkeler birbirleri ile kıyasıya yarışır duruma gelmişlerdir.
Her ülke farklı olabilme ve bu farklılığı ile cazibesini artırmak için faaliyet göstermektedir. Bizim ülkemiz de bu güne kadar bozulmamışlığı, keşfedilmemişliği ile turizm açısından büyük bir potansiyele sahipti. Fakat bu durum değerlendirilmemiş ve 'gelişme' altında, hızla yapılaşmaya gidilmiştir. Sonuç olarak, bozulan çevre, çarpık yapılaşma, görsel ve ses kirliliği, yoğun trafik, flora faunanın tehdit altında kalması gibi sorunları beraberinde getirmiştir. Mevcut potansiyel tamamen yok olmadan kültür mirasımızı oluşturan tarihi eserlere, mimari dokuya, el sanatları ve mutfağımıza, ülkemize özgü bitki ve hayvanlara, eşsiz kumsal ve kumullara, misafirperverliğimize, kısaca bizi biz yapan tüm öğelere sahip çıkarak, bu değerlerin doğru yerlerde doğru bir şekilde pazarlanması gerekmektedir.
Ülkemizin lokomotif sektörü diye anılan, turizmin, öncülüğünü gerçekten hissedebilmek için artık bir devlet politikası olarak benimsemesi, oluşturulacak Turizm Örgütü ile belirlenecek stratejilerin uygulanması ve turizmim 12 aya sığdırılması yönünde çalışmalar başlatmalıdır. Tüm dünyada etkin bir şekilde kutlanan Dünya Turizm Günü, bu sektöre olan inançsızlıktan dolayı olacak ki, birkaç cümlelik basın açıklaması haricinde, bu güne yönelik olarak, ülkemizde hiçbir şekilde kutlanmıyor. Gelecek yıllarda, doğru politikalarla turizmin gerçek öncü sektör olması ve her günün kutlanmaya değer olması dileğiyle"... |