|
Meclisten notlar...
KÜÇÜK'Ü TERLETEN MESAJLAR... Aşkın ve sevginin günü olan 14 Şubat Sevgililer Günü, dün meclise de uğradı. Sevgililer Günü'ne özel sözler kürsüden tutanaklara geçerken, birçok milletvekilinin cep telefonu "sevgiyle" çaldı veya "bip" sesleriyle gelen aşk mesajları ile yüzlere gülücükler doğdu. Hatta bir ara meclis başkanlık koltuğunda en yaşlı üye sıfatıyla oturan İrsen Küçük(UBP) de bu mesajlar yüzünden zor anlar yaşadı. Başkanlık koltuğunda otururken masasında duran telefonuna gelen mesajları gözlüğünü takarak "çaktırmadan" masa altında okumaya çalışan İrsen Küçük'ün bu zor anları, basın mensuplarının gözünden kaçmadı.
EN ŞANSLI MİLLETVEKİLİ... Bu özel günde, Sevgililer Günü'nde, milletvekilleri arasında galiba en şanslısı Dr. Arif Albayrak'tı(CTP). Albayrak'ın telefonu hiç durmadı. Bu durum meclis kürsüsünden genel kurula da yansıdı. Maliye Bakanı Ahmet Uzun, eleştirileri yanıtlamak için söz aldığında öncelikle Sevgililer Günü'nü kutladı; fakat bu konuda bir de isyanını gündeme getirdi. Uzun, "Ama bu konuda da adaletsizlik var. Sayın Usar'a hiç mesaj gelmezken, Arif Albayrak'a 35'inci mesaj geldi" deyince, mecliste daha önce yaşanan elektrikli hava bir anda yumuşadı ve milletvekilleri aşk sözcükleriyle lafa karıştı. Tam da bu sırada elinde cep telefonu ile salona giren Albayrak "36 oldu" demeye kalmadan ardından çalan telefonunu göstererek "Bu da eşim" şeklinde konuştu.
14 ŞUBAT, 14 MART'LA KARIŞTIRILINCA... Dün kürsüye gelen milletvekillerinin söze başlamadan önce Sevgililer Günü'nü kutlaması dikkat çekti. Fakat Ali Seylani (CTP) küçük bir pot kırarak "14 Şubat Sevgililer Günü" diyeceği yerde "14 Mart Sevgililer Günü" ifadesini kullanınca, hatasını anında fark ederek düzeltti. Ne de olsa yıllarca sağlık alanında çalışan Ali Seylani'nin bilinçaltı dünyasında "14 Mart Tıp Bayramı" vardı.
SAYIŞTAYA TAKILAN BELEDİYELER... Sevgi ve aşkla güne başlayan mecliste dün zaman zaman gergin anlar da yaşadı. Seylani'nin 6 belediyeyle ilgili Sayıştay raporları hakkında yaptığı konuşmada, Çatalköy, Tatlısu, İnönü, Esentepe, Değirmenlik ve Lapta Belediyeleri'nde saptanan usulsüzlükler hakkında bilgi verdi. Söz konusu belediyelerin UBP'li belediyeler olmasından canı sıkılan Mehmet Bayram(UBP) söz aldığında, ortada bir haksızlık olduğundan sitem etti. Bayram, mecliste 150 Sayıştay raporu olmasına rağmen hiçbiri hakkında işlem yapılmazken, sadece 6 belediyenin raporunun gündeme getirilmesinin doğru olmadığını söyledi. İçişleri Bakanı Özkan Murat ise yanıt konuşmasında Bayram'ın tespitlerinin doğru olduğunu, raporlar konusunda en kısa sürede mecliste çalışma başlatılması gerektiğini kaydetti.
UBP, ÖRP'Yİ DİKKATE ALIYOR... Şerife Ünverdi'nin(UBP) çevreyle ilgili konuşmasına Çevre Bakanı Asım Vehbi'nin verdiği yanıta kadar her şey yolunda gidiyordu. Ünverdi'nin, ÖRP'li Çevre Bakanı Vehbi'yi muhatap alarak yerinden birkaç kez sorular yöneltmesi ve yanıtlar alması yeniden notlarımıza alabileceğimiz ilginç bir ayrıntıyı oluşturdu. ÖRP yüzünden 16 ay meclisi boykot eden UBP'nin parlamentoya girdiği ilk gün çıkardığı kavga henüz belleklerdeki yerini korurken, UBP'li milletvekillerinde son günlerdeki bu yumuşama dikkat çekiyor.
TOKEL ÇIKTI, KAVGA BAŞLADI... Söz sırası Türkay Tokel'e geldiğinde papara koptu. Tokel, eşdeğer ve iskan konusunda gündem dışı konuşma yapmak üzere kürsüye geldiğinde, ilk sözü ateşi alevlendirecek bir kıvılcım niteliğindeydi ve söze eylemlerden başladı. "Dışarıda ateş yanıyor, Başbakanlık önünde çadırlar var, insanlar tencere çalıyor. Bizim eski ve eylemler konusunda tecrübeli milletvekilimiz Ali Seylani'nin konuşmasında bu konuya da değinmesini bekliyorduk" der demez, en ön sıralarda oturan Kadri Fellahoğlu'ndan(CTP) "Moda oldu bu işler" karşılığı geldi. Tokel, üslup olarak da tartışmaya davetiye çıkarırcasına "Unutmayın ki bu olanlar sizin eserinizdir. Ektiğinizi biçiyorsunuz" diye devam etti. Bunun üzerine milletvekilleri söz düellosuna tutuştu.
"MÜCAHİT PUANLARINI DA SÖYLE"... Fellahoğlu: "30 yılda yapılmayan işleri isterler bu hükümetten 1 senede yapsın", Hason Taçoy(UBP)(Tokel'e): "Güncel konulardan bahsedin sayın milletvekili. Zaten mal galmadı verilsin, güncel konulara değinin", Tokel: "Son paket 20. paket. 5.6.2001 tarihinde açıldı. Aradan yaklaşık 7 yıl geçti. 1975'te 38 milyarlık mal rezervi vardı. Eşdeğercinin 17.5 milyar, tahsisten mal alanların 20 milyar puan, şu anda bekleyen eşdeğercinin 5.5 milyar puan alacağı var", Fellahoğlu: "Mücahit puanlarını söyle", Tokel: "Ne demek isten? Biz verdik, bugün imkan bulsak gene veririz", Tokel: "Bu davayı kazanmak için çalıştı bu insanlar, bugünlere onların sayesinde geldik".
"7 YIL GEÇTİ, NİYE YAPMADINIZ?"... Tokel, hükümetin açıklamasına göre devletin elinde 512 milyon rezerv kaynak bulunduğunu anımsatarak "Bence bu insanlar için yeterli kaynak var. Ama sizin bu konuda niyetiniz yok" deyince, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Salih Usar, "Yaptığınız anayasada bu işlerin ne zaman bitirileceği konusunda ne yazıyordu" diye yerinden soru yöneltti. Tokel de " Siz yapacaktınız. Sorumluluğunuz var. Siz 'UBP yanlış yaptı' dediniz, aradan 7 yıl geçti, niye düzeltmediniz?" karşılığını verdi; yeniden tartışma başladı. Usar: "Bırakmadınız ki bir şey", Fellahoğlu: "Bildiğiniz bir şey varsa söyleyin", Ramadan Gilanlıoğulları(CTP): "Guduru gonuşma", Tokel: "Bu insanları çağırdınız mı mahsuplaşmaya? Ama siz bir kere KKTC'nin mülkiyetine inanmıyorsunuz", Usar: "Geç bunları, geç. Bunlar eskidi, çok demode oldu", Taçoy: "Modern bakan anlatacak bize şimdi".
UBP, SOSYAL KONUTTA 50 MİLYON YTL BORÇ BIRAKTI... Tokel, sözü kırsal kesim arsalarına getirdiğinde, bu konuda maliyetin yüksek olduğunu, gençlerden 5-10 bin sterlin istendiğini anlatırken, "Bu insanların parası olsa, size gelmez zaten" deyince, İçişleri Bakanı Özkan Murat, "20 bin sterlindir arsalar" karşılığını verdi. Tokel de "Vatandaş, 5 binin altında yok diyor. 10 bine kadar talep ettiğiniz insanlar var. Bu proje, sosyal proje olmaktan çıktı" ifadesini kullandı. Fellahoğlu ise "Mühendisler Birliği'nin de önerisi buydu. Tapu harçlarında muafiyetler getirdik. Anlatacak şimdi sayın bakın" diye müdahale etti. Tokel "Biz de o zaman inşaat ruhsatları ve harçlarında muafiyetler getirmiştik" diye yanıt verince, Bakan Usar, "Onun için 50 milyon YTL borç bıraktınız?" diye devreye girdi. Tokel, "Nerde?" diye sorunca, Usar'dan "Sosyal konutta" yanıtı geldi. Daha sonra şu konuşmalar not edildi:
"YEDİNİZ, YEMEDİNİZ"... Tokel: "Devlette devamlılık vardır. Siz yarın giderken hesaplarınızı temizleyerek gidecekseniz olacak", Usar: "Yok da böyle 50 milyon YTL borç", Tokel: "Yemedik, vatandaş için harcadık", Usar: "Ne demek isten şimdi. Daha cesur ol ve söyle. Yok öyle çamur at, izi kalsın", Tokel: "İlgisi yok. Siz yediniz demedim. Biz yemedik dedim", Hüseyin Özgürgün(UBP): "Rahatsız olmaları iyidir". Tokel, isim vererek bir üreticinin kiralayıp ektiği tarlalarla ilgili şikayetini genel kurulun bilgisine aktarmak istediğini söylediğinde de Fellahoğlu "Kaç dönüm eker, onu da söyle" diye laf attı. Tokel de "Kaç dönüm ekerse eker, onu da siz bulacaksınız" karşılığını verdi.
RÜŞVET İDDİALARI... Tokel söz konusu şahsa, sosyal birim sorumlusunun "partinden dolayı gara listedesin" dediğini ve "rüşvet" istediklerini öne sürünce söze karışan Bakan Murat, "Ha onu da söyle. Onun için konu polisliktir" dedi. Söz sırası İçişleri Bakanı Özkan Murat'a geldiğinde ilk sözü, "Sayın milletvekili hamasetten başka bir şey bilmez. Ne yaptın şehit çocuklarına? İnsan bir kere utanır ve yüzü kızarır. Göreve geldiğimizde bin 537 şehit çocuğunun arsalarının altyapısını yapıp koçan verdik. Marifet burada ahkam kesmek değildir. Siz 30 yılda sadece 430 kişiye koçan verdiniz" oldu
"KAFASINI GALDIRMAZ YUKARI, İSTEMEDEN SÖYLER GALİBA"... Tokel de yerinden "Sizin göreviniz nedir?" diye sorduğunda yeniden tartışma çıktı. Murat: "Siz sadece nutuk çektiniz, biz ise iş yaptık. Siz altyapı yapmadığınız için ya beleşe gitti arsalar. Koçanları kağıt üzerinde verdiniz, altyapıyı biz yaptık", Tokel: "Yapacaksınız tabii", Ünverdi: "Hükümetsiniz, yapacaksınız", (İrsen Küçük başkanlık koltuğundan uyarır: Karşılıklı konuşmayın), Albayrak: "İrsen bey sağol, iyi yönetiyorsunuz", Ahmet Barçın(CTP): "Kafasını galdırmaz yukarı, istemeden söyler galiba",
"HEPSİNİ İÇERİ SOKACAN BUNLARIN"... Murat: "İşte sizin döneminizle ilgili elimde mahkeme kararı var. İdari ve siyasi kirlilikten bahseder", Tokel: "Mahkemeye verin", Murat: "Mahkeme kararıdır okudum", Taçoy: "Verelim onları da bunları da", Murat: "Mahkeme idari ve siyasi kirlilik der işte", Tokel: "Ondan sonra da Kalkınma Bankası'ndan kredi verirsiniz", Küçük: "İskana dönelim, konumuz iskan", Murat: "Mahkeme açıkça diyor, idari ve siyasi kirlilik", Barçın: "Hepsini içeri sokacan bunların", Tokel: "Konuşun", Murat: "Konuşacağız. Açtırdınız kutuyu, istediniz. Ezbere konuşmayın", Tokel: "Bilerek konuştum, ezbere değil",
"ANAYASAYI İHLAL ETTİNİZ"... Murat: "Anayasa ne der bakın. Eşdeğerci en geç 5 yıl içinde tamamlanır der. Ama siz döndünüz bakanlar kurulu kararıyla bu iş bitti dediniz 92'de. Sonra döndünüz yok ona buna puan satılsın dediniz, debit çıkardınız", Taçoy: "Eee sen geldin de ne yaptın? Engelledin?", Murat: "Siz anayasayı da ihlal ettiniz", Taçoy: "Derin denizde boğuldun", Tokel: "93'te de 2004'te de hükümete geldiniz", Murat: "Size bir örnek nasıl erittiniz eşdeğer puanını ve gasp ettiniz. Bir puan kaynakta iken okus fokusla çıkarıp yakınınıza verdiniz", Ünverdi: "Yandaşlarınıza sanayi arsaları verdiniz, onu anlatın", Murat: "E istediniz şimdi", Barçın: "Söyle Özkanım", Barçın (Taçoy'a) "Dinle be",
"YENİ GUVVAT" ÖZGÜRGÜN... Murat: "20 Temmuz 2001, napıldı?", Barçın: "20 Temmuz'du o gün", Barçın, Özgürgün'ü fark edince "Hüseyin, yeni guvvat olarak geldin oğlum", Özgürgün: "Sayın bakan başladı gene yalelliye", Tokel: "Sayın bakan iktidarı bize şikayet eder. Gereğini yapın", Murat: "743 puanlık bir mal paketten çıkarılır ansızın ve 368 puanlı birine verilir, en yakınına", Tokel: "Bunlar sizi haklı göstermez ya. Gereğini yapın", Murat: "Encümen başkanınızın yaptığını söylüyorum", Özgürgün: "Mahkeme var, götür", Murat: "Birazcık hukuktan anlarsak rahatsız olmayın", Özgürgün: "Muhalefetten rahatsız olan bakandır",
"GAHVE OLDU BUNUN İÇİ"... Fellahoğlu: "Gahve yaptınız bunun içini", Özgürgün: "Bunun içini zamanında gahve yapan Sonay Adem'di. Bunun içi ne zaman gahve olduydu be. Bunun içini gahve yapanlar belli", Barçın: "İrsen bey zaman doldu, hade", Küçük: "Bize kaynakların nasıl eritildiğini anlatın", Murat: "Eşdeğer konusunda anayasayı ihlal ettiniz, şerhli koçanlar verdiniz, debit, ve daha neler", Tokel: "İnsanlar sizi bekleyecek zannedersiniz? Bir yolunu bulup gidecek güneyde malını satacak", Okan Dağlı(CTP): "30 sene hükümetteydiniz, ne bitirmediniz o zaman?", Tokel: "Sizin işiniz ne? Siz söz vermediniz insanlara?",
POTPORİDEN SOLO ŞARKILARA... Usar: "Kaynakları bitirdiniz, sadece eşdeğeri değil", Özgürgün: "Cevap ver hade", Murat: "Sayın milletvekili eskiden potpori yapardı, şimdi solo şarkılar", Tokel: "Kırsal kesimde en az 5 bin sterlin istersiniz", Murat: "Yok öyle bir şey, taban yok. Belki öyle yerler olacak bin sterlin", Küçük: "Onları bırakın da kaç tanesine altyapı götürdünüz onu söyleyin", Murat: "Kaç tane organize bölge hazırladınız siz?", Küçük: "Belgeler sizdedir", Murat: "Ben size söyleyeyim 40'tan az. Biz Lefkoşa bölgesinde yüzde 90'ından fazlasını tamamladık". Bu sırada Murat boğazını suyla ıslatmak isterken aniden öksürmeye başladı. Taçoy da "Helal, helal" diye seslendi.
|