Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
64 bin 552 alışveriş
2 bin ağaç elektrik kurbanı
HSBC kriz içinde atılım yaptı
Bağcıl'ın 4. yabancısı Enio Da Silva
Haftalık yıldız falınız
Türkiye ikinci yarıda: 2-1
Futbolda alt yapı antrenörleri belirlendi
Sabri Ugan spor yazarları ile buluştu
TRİO
Küba Büyükelçiliği konusunda Güney'deki tartışma sürüyor

YORUMLANANLAR
Avukatlara getirilen yasak hukuka aykırı [2]
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [2]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [3]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [3]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [4]



Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...

Sevilay SADIKOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   9 Temmuz 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Saatli maarif

 

Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...

 

“Yalnızlık; ne sakat bir ruh hali, ne de insalık kuralları dışı bir hissediştir.

   Yalnızlık; bir ruh asaletidir.

   Yalnızlık; öyle bir kristal yuvarlaktır ki, zaman zaman her insan bu yuvarlağın içine girmiş, kendi kendini yine kendi süzgeci içinden geçirmiştir.

   İnsanlar, tüm hayatları boyunca sayısız defalar, toplumun içine, hatta olayların kahramanı oldukları zaman bile, kendi kendilerini yalnız hissetmişlerdir.

  Büyük insanları büyük yapan yalnızlıktır.

   Peygamberler de zaman zaman yalnızlıklara dönüp, orada Tanrılarını bvulmuş, insanları daha iyiye, daha güzele ve daha büyük gaye ve faziletlere yöneltmişlerdir.

   Yalnızlığın sonsuz aydınlığından korkmayın.

   Yalnızlığınızda ruhunuzu arıtın, düşünce ve hedeflerinizi, yalnızlığın berrak sularında yıkayın.”

 

   Yukarıdaki yazıyı yıllar önce hep severek okuduğum, olmazsa olmazlarım arasında evimde bulundurduğum çocukluk alışkanlıklarımdan “Saatli Maarif Takvimi”nin 18 Ocak, 1998 tarihli yaprağından almış ve not defterime kaydetmiştim. O yıllarda kendimi çok çok yalnız hissederken, işte bu yazı bana yaşama gücü vermiş ve yalnızlıktan yakınmayı bırakmıştım.

   Yazıda da belirtildiği gibi yalnızlık, gerçekten bir ruh asaletidir bence de...

   Yalnız kalan insan, kendi kendiyle daha bir samimi, daha bir dürüstçe hesaplaşabilir.

   Kendinizi dupduru bir su gibi hissedersiniz yalnız kalınca...

   Sizi üzecek, sizi yerecek, hatta sizi sevecek birisi yoktur yanınızda. Tüm bu duyguları teke tek yaşatmak size kalmıştır. Seçim sizindir...

 

Ben anıların kadınıyım anılarla yaşayan

Öyle güzel, öyle renkli ki onlar,

Yaşarım ancak, anlatamam...

 

Rüzgar eser, konuşurum onunla

Yağmur sonrası toprak kokusu

Ağlatır beni coşkumdan...

 

Ben anıların kadınıyım,

Nankör değilim, yaşadıklarımı unutmam...

 

Gözlerim bakar, dalar da bazen,

Geçmişi görür, bu günü tanımaz...

 

Denizler, çakıl taşları,

Şıkır şıkır şarkı söyler düne dair

Sıcak kumların koynunda...

 

Ben anıların kadınıyım, gülmeyin bana

Alafrangadan anlamam.

Öylesine dopdolu ki yüreğim dünle,

Öyle sıcak sevgiler yaşadım ki,

Bir ömür yetecek bana...

 

Ben anıların kadınıyım

Yalnızlığım yoldaştır bana...

 

****************

Pandora Mitoloji...

 

Pandora (ümit)...

 

   Bir zamanlar sadece erkeklerden oluşan insanlar varmış. Zamanla kendilerini Tanrılar kadar mutlu, kuvvetli ve zeki görmeye başlamışlar. Buna kızan Tanrılar Tanrısı Zeus, Hephaistos’a bir kadın yaratmasını emredince, Hephaistos Pandora’yı yaratmış.

   Tanrı ve Tanrıçalar, onu süslemek için armağanlar sunmuşlar. Zeus ise asla açmamasını öğütleyerek, kapalı bir kutu armağan etmiş ve onu Ephimetheus’a göndermiş. Prometheus, tüm uyarılarına rağmen, kardeşi Ephimetheus’un bu hediyeyi kabul etmesini engelleyememiş.

   Zaman geçmiş; Zeus’un emrini unutan Pandora kutuyu açınca, içinden hastalık, keder, ıstırap, yalan, şehvet gibi kötülükler, her yere dağılmış. Pandora korkuyla kutuyu kapatınca, “ümit” kutunun içinde kalmış.

  İşte bu sayede insanlar, bugün de kötülüklere karşı koymak cesaretini, gücünü, ümidini buluyorlar içlerinde. 

 

*************

 

Akşam

 

Akşam rüyası

 

Her akşam

Tatlı sesin gelir kulaklarıma,

Çıldırtan kokun...

Gözlerim gözlerinde,

Ellerim ellerinde

Gönlüm gönlüne tutsak

Öylece kalakalırım...

 

s.s.

 

   775 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Ekim 2008, Çarşamba   Kıssadan hisse... Hasan Ali Yücel
07 Ekim 2008, Salı   "Durgun Anlar..."
23 Eylül 2008, Salı   Sen Aysın Ben Dünya
19 Eylül 2008, Cuma   Bildiriler
18 Eylül 2008, Perşembe   Kitap dünyası... Mucize Zeytin ve Yan Ürünleri...
17 Eylül 2008, Çarşamba   Eylül'e serzeniş... Neden?..
19 Ağustos 2008, Salı   İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları...
14 Ağustos 2008, Perşembe   Tatil notlarım... Karadeniz’e yolculuk...
24 Temmuz 2008, Perşembe   İçimizden biri: Arif Albayrak
15 Temmuz 2008, Salı   Şiirlerle Büyüsün Çocuklar...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Bener HAKERİ

Çörekli kahvaltı

Sevilay SADIKOĞLU

Kıssadan hisse... Hasan Ali Yücel

Bedia BALSES

Fotoğraflar

Beste SAKALLI

YUMUŞAK YAZILAR

Cumhur DELİCEIRMAK

Lirikler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital