Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Ölümlü trafik kazası,ağır cezada görüşülecek
Zorla yapmadım
Kuzuları çaldılar, köpeğin boğazını kestiler
'Ecstasy'ye 8 yıl
UBP Genel Sekreterini seçmedi
2009 da zor
Kıbrıs Kıbrıslılarındır

YORUMLANANLAR
Öğretmen dayağı polislik oldu [5]
Elektrikte yatırım katkı payı kaldırılıyor, akaryakıtta da indirim yapılacak [1]
Uyuşturucuyu çocuğuna taşıttı 2 yıl hapis cezası aldı [7]
Soyer: Orta noktayı bulacağız [1]
Pankart tartışması [4]
BES, LTB'de yaşanan sorunları sendikalarla tartıştı [1]
Samani: Narenciyecilerin sorunlarına duyarlı olun [1]
Oya Talat: Siyasetteki erkek egemen yapıyı kırmaya çalışıyoruz [1]
Bu yaklaşım, Kıbrıs Türk halkını bir kez daha büyük hayal kırıklığına uğrattı [2]
İsrail, KKTC'yi ayrı bir varlık olarak tanımıyor [4]
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [9]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [3]
Kanser olmak istemiyoruz [3]
Otellerde bayram bereketi [3]
Liste nihayet! [1]
Avcılar eyleme gidiyor [12]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]



"Durgun Anlar..."

Sevilay SADIKOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   7 Ekim 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

İsmet Tatar'ın sergisi

   EMAA, 18 Eylül-17 Ekim tarihleri arasında sürecek olan "Sanat LefkoşA'da" başlıklı etkinlikleri ile Lefkoşa surlariçine ilgi çekmeyi, sanatçıların deneysel ve yeni üretimlerini sergileme imkanları yaratmayı, sanatı sokağa ve alışveriş mekanlarına taşımayı, küratörlerle çalışarak nitelik artışlarını ve uluslararası çağdaş sanat örneklerini çoğaltarak toplumla buluşturmayı, ayrıca Rum sanatçılara daha çok yer vererek var olan ilişkileri artırmayı hedefliyor.

   Bu amaçla İsmet Tatar'ın "durgun anlar" adını verdiği sergisi 7-17 Ekim, 2008 tarihleri arasında gezilebilecek. Lefkoşa Saçaklı Ev'de yer alacak serginin açılışı saat 18.00'de yapılacak.   

   Sanatçı İsmet Tatar sergisi için şunları söyledi:

"Geçmiş iki sergideki eserlerde "Toprak"la hesaplaşmanın ardında "Tapusuz Toprak"tan yola çıkarak, farklı teknikleri denediğim ve "Durgun Anlar" diye isimlendirdiğim resimlerde, yavaş yavaş konudan kaçışın arandığı gözlemlenebilir.

   Asıl aranan: Durgun Anlar

   Derin bir solukla ciğerlerimizi doldurduğumuz durma noktası

   Ve sonrası ağızdan çıkacak derin oh... rahatlama arzusu...

Belli zamandan beridir kağıt hamuru ve atık kağıtlarla çalışmalar yapıyordum. İAPMA'ya üye olduktan sonra katıldığım workshoplar neticesinde, kağıda olan ilgim daha da arttı. Kağıdın bir sanat malzemesi olarak kullanımındaki sonsuz seçenek ve dönüşümlü olarak kullanılabilmesi çok heyecan verici.

Kendi ürettiğim kağıdı bir sanat malzemesi olarak kullanmak işin başka bir boyutu.

Şimdi kağıda başka malzemelerin de girmesi ile çalışmalar görsel bir şölene döndü.

40X40 cm. kanvas üzerine kolaj tekniğindeki çalışmalarda, çay poşetlerini bu kez hacimsel olarak değil, sadece kağıtlarını kullandım ve tapusuz toprak göndermelerini de geri planda bıraktım.

Kağıt hamuru ve kafes teli ile üçüncü boyuta varan işlerde, düz zemin üzerine içerik olarak koyamadıklarımı, rulo formu ile ifade etmeye çalışıyorum.

   Rulo: kendi üstüne kapanma,

   Başlangıç noktasına dönme,

   Kendi içine yönelme,

   Dünyanın tekrarının efsanesi olarak yorumlanabilir.

Rulo formuna ben, siyasi-toplumsal-kişisel bütün problemleri koyup kapamak istedim."

 

Bizim nesil

 

Çocukken yaşadığımız sokak çatışmalarını saymazsak, onyedi yaşında, kendimizi 21 Aralık 1963 savaşının içinde bulduk.

Erkek arkadaşlarımızın ellerine birer silah verdiler, ağızlarına sigara...

Gece nöbete gönderdiler, gündüz okula...

 

Yılsonunda hepimiz mezun olduk.

Kızların çoğu Türkiye'ye üniversiteye gitti.

Kimimiz kendi kendimizi yetiştirdik sessiz sedasız, kimimiz uzak ülkelerde kaybolup gittik...

 

Erkekler mevzilere dağıldı.

Yıllar birbirini kovaladı...

Kardeşlerimiz, çocuklarımız ellerine verilen silahları bir türlü bırakamadı...

 

İşte böyle... bizim gençliğimiz böyle başladı. Kavgalar, savaşlar, yarınsız yaşamalar...

Biz bittik, kavgamız bitmedi hâlâ...

 

Savaşlar olmasaydı, her şey daha başka olacaktı, mutlaka...

 

Yaşandı ve bitti...

 

Martılar balıkçılara şarkı söylüyordu

Ben susuyordum.

Bir yanıp bir sönüyordu deniz feneri,

Seyrediyordum...

 

Gelmeyeceğini bile bile

Seni bekliyordum,

Özlüyordum...

 

Dalgalar kumlarla sevişiyordu

Çakıl taşları hasetinden çatlıyordu,

Ben gülüyordum...

 

s.s. 

 

   255 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
02 Aralık 2008, Salı   "SİZ" Adlı Sergi
27 Kasım 2008, Perşembe   Sonbahar...
17 Kasım 2008, Pazartesi   Biz de Dünyalı mı olduk
05 Kasım 2008, Çarşamba   İşyerinde iltifat/-sızlık
23 Ekim 2008, Perşembe   Satılık Bebek Yatağı
08 Ekim 2008, Çarşamba   Kıssadan hisse... Hasan Ali Yücel
23 Eylül 2008, Salı   Sen Aysın Ben Dünya
19 Eylül 2008, Cuma   Bildiriler
18 Eylül 2008, Perşembe   Kitap dünyası... Mucize Zeytin ve Yan Ürünleri...
17 Eylül 2008, Çarşamba   Eylül'e serzeniş... Neden?..



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5634 1.5744
1 STERLİN 2.2777 2.2946
1 EURO 1.9730 1.9869



YAZARLAR : .

Bener HAKERİ

Yağmur yere indi

Sevilay SADIKOĞLU

"SİZ" Adlı Sergi

Bedia BALSES

Hocaların Hocası: Ali Atakan

Cumhur DELİCEIRMAK

Rekabetin hazin sonu!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital