Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı
Hükümet yazı görmez
5 AIDS vakası var
2009 da kurak
Pakistan'dan yatırım girişimi
Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Üroloji Servisi'nde bir ilk daha
Vadili Belediye Başkanı, savcılığa şikayet edildi

YORUMLANANLAR
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [2]
Geri döndü [6]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]
Keklik ve turaç avı yasaklandı [5]
Güneye 6 milyon euroluk ihracat [1]



Sürdürülebilir Ekonomik Büyüme Vizyon Gerektirir

Mustafa BESİM

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   4 Mayıs 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Vizyon sahibi olmak, "geniş görüşlü olmak" ya da "uzağı, geleceği görmek" günümüzde bireylerin, ailelerin, işletmelerin ve toplumların başarısını ve geleceğini etkileyen unsurlardır. Vizyonlu olmak insanoğlunu motive eder, strateji geliştirmesine neden olur, planlı ve verimli olmasını sağlar. Bu da, daha mutlu ve daha sağlam bir gelecek değil midir aslında? Hani o insanlık tarihi boyunca, hep aranan hep istenen gelecek nesillere daha güzel bir ülke, daha refahlı bir yaşam bırakabilme uğraşısı...

Bu küçücük adamızda, Kuzey Kıbrıs'ta son beş yılda tarihimizde görülmeyen en yüksek oranlı ekonomik büyümeleri yaşadık. Bu büyüme kayda değer ve umut verici olsa da, beraberinde hiç kuşkusuz belli soruları da getirmiştir. Bu soruların başta geleni ve sanırım en önemlisi de, bu ekonomik büyümenin ne kadar devam edebileceği ve sürdürülebilir olup olmadığı ile ilgilidir...

Bu soruya cevap verebilmek için bu yaşadığımız ekonomik gelişimlerin kaynaklarına, gelinen aşamada ekonomik dengelere ve gelecek için öngörülen ekonomik politikaları incelememiz gerekir. Bu çerçevede ekonomideki gelişimin kaynaklarına baktığımızda, özetle:

1- 2002 yılı itibarıyla enflasyon ve faiz oranlarının düşüşe geçmesi ve döviz kurlarındaki istikrar, yaşanan krizlerden dolayı ertelenen tüketim ve yatırım talebinin artmasına ve ekonominin büyüme trendine girmesine neden olmuştur.

2- 23 Nisan 2003'te kapıların açılmasıyla Kuzey Kıbrıs ekonomisi yeni bir ekonomik döneme girmiş, tüm ekonomik faktörler ile mal ve hizmetlerin tam dolaşımına imkân vermese de, Kuzey ekonomisine yeni bir dinamizm ve kaynak aktarımı sağlamıştır.

3- Siyasi gelişmelerin (Annan Planı) yerli ve yabancı yatırımcılar tarafından olumlu algılanmış ve özellikle mülkiyet rejiminin kabul görmesi, tüketim ve yatırım davranışlarını olumlu etkileyerek inşaat ve konut piyasasında büyük gelişmelere neden olmuştur.

4- Son olarak da Türkiye Cumhuriyeti'nin altyapı yatırımları ve diğer gerekli bütçe imkânlarının sağlanması için verilen mali kaynakların artması da, ekonomin genişlemesine destek olmuştur.

Kısaca özetlemeye çalıştığım ekonomik büyüme kaynaklarından da görüldüğü gibi bu yüksek oranlı büyüme, ne yapısal düzenlemelerden, ne bir reformdan, ya da verimliliğin artmasından gerçekleşmemiştir.

Ekonominin bu derece büyümesinin ana kaynağı siyasi gelişmelerin piyasalarca olumlu algılanması, enflasyon, faiz ve döviz gibi makroekonomik göstergelerin istikrara kavuşması ve TC mali desteğini artırmasından kaynaklanmıştır. Burada tabi ki belirlenen siyasi vizyonun kabul görmesi, ekonominin bu ölçüde büyümesinin temel kaynağıdır.

Peki, nereye doğru gidiyoruz? Bu milli gelirdeki umut verici artışlar, ekonomideki temel sorunlarımızı giderdi mi? İleride olası olumsuz iç veya dış siyasi gelişmeler sonucunda ekonomimiz nasıl etkilenecektir?

İşte bu noktada, ekonominin geldiği duruma baktığımda, yapısal sorunların hâlâ devam ettiği ortadadır.

Kamu sektörünün ekonomideki ağırlığı, kayıt dışı ekonomi sorunu, kamu yönetimi sorunu, bütçedeki yapısal sorun, sosyal güvenlik çıkmazı, özel sektörün kurumlaşma ve ekonomiyi yönlendirme kapasitesi sorunu gibi birçok bizim kapasitemizde olan temel sorunlar hâlâ çözümlenmemiştir.

Halbuki özellikle ekonomilerdeki temel sorunları çözmek için gereken reformlar ki bunlar genelde sancılı olur, çoğu zaman ekonomik büyümenin sağlandığı dönemlerde gerçekleştirilir. Bu tercih, özellikle halkın ödemesi gereken ekonomik ve sosyal maliyeti fazla hissetmemesine neden olur.

Fakat bizim ekonomik tarihimize baktığımızda, ekonomik reformlar genelde krizler yaşandığı dönemlerde, "ekonomik paketlerle" gündeme gelir. Bundan dolayı ödediğimiz bedeller, meclisi basacak kadar, her zaman daha ağır olur.

Bunun daha da kötüsü, bazen aldığımız tedbirleri, sonrasında sulandırarak toplum olarak boşuna bedeller de ödemiş oluyoruz. Sonucunda temel sorunları çözmediğimiz için sürdürülebilir bir ekonomik büyümeyi sağlayamıyoruz.

Bence bunun en büyük nedeni, ekonomik vizyonumuzun olmayışından kaynaklanmaktadır. Ortaya konulan siyasi vizyon sonucunda sağlanan kazanımların sürdürülebilir kılınması için siyasi vizyonu tamamlayıcı kılacak, destekleyecek ekonomik vizyon şarttır. Ekonomik vizyon, ülke insanının siyasi tercihiyle, sosyal yaşantısının gelişimini ve çevresel olguları içeren ve paralellik gösteren, birbirini tamamlar nitelikte olmalıdır.

Ekonomik vizyon ile birlikte, stratejiler, kaynak kullanımı ve bütçesi ile bir takvim ortaya konulmalıdır.

Örneğin sürdürülebilir ekonomik büyüme için güçlü bir mali yapıya ihtiyaç olduğu malumunuzdur. Eğer bu yönde bir hedef var ise, bunun için maliye politikaları nelerdir? Güçlü mali yapının oluşması için, gelecek yıllarda vergi, harcama ve kamu çalışanları maaş politikası ne olacaktır?

Bütçe açıklarının finansmanı için kamu borçlanma gereği ne olacaktır ve bu kaç yılda nasıl sürdürülebilir bir yapıya gelecektir?

Zarar eden ve bütçeye büyük yükler getiren belli kamu kuruluşları vardır. Bunlar ile ilgili kamu politikası ne olacaktır?

Kamunun ekonomideki rolü ne olacaktır? Kamu özel sektöre alternatif yoksa özel sektörün ekonomideki tamamlayıcı ve denetleyicisi mi olacaktır? Buna karar verilmesi gerekmektedir. Bu da vizyon ile ilgilidir.

Eğer vizyonumuz özel sektörün gelişimini sağlamak ise, bu yöndeki politikalarımız (stratejilerimiz) nelerdir? Özel sektörün gelişimi için gereken altyapı yatırımları hangi kaynaklardan ve hangi bütçe ile sağlanacaktır?

Ancak belirgin ekonomik vizyonumuz olması ve onun tamamlayıcıları olan stratejiler, kaynak kullanımı, bütçe ve takvim sayesinde yapısal sorunlarımızı çözme yolunda adımlar atabileceğiz. Aslında bunlar siyasi çözüm gerektirmeyen, kendi kendimize çözebileceğimiz yapısal sorunlarımızdır. Bunları gerçekleştirmez, zayıf bir mali yapıyla, dış şoklara çok duyarlı ve kırılgan bir ekonomik yapıyla devam edersek eğer, siyasi sorunlarımızın çözümüne de katkı koyamayız.

   2123 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
28 Kasım 2008, Cuma   2009 BÜTÇESİYLE KRİZ AŞILIR MI?
21 Kasım 2008, Cuma   GÜVEN VE TALEP
14 Kasım 2008, Cuma   DESTEK ARZA MI TALEBE Mİ?
07 Kasım 2008, Cuma   BAĞIMSIZ İSTATİSTİK BİRİMİ
31 Ekim 2008, Cuma   "BUGÜNLERDE HERKES SOSYALİST"
24 Ekim 2008, Cuma   BAĞIMLILIK NEREYE KADAR?
17 Ekim 2008, Cuma   KENDİ YAĞIMIZLA...
10 Ekim 2008, Cuma   KÜRESEL EKONOMİK GERİLEME
26 Eylül 2008, Cuma   İYİ HABER!
19 Eylül 2008, Cuma   MEVCUT BÜTÇE YAPISIYLA YAŞAM KALİTEMİZ ARTAMAZ


Yorum Sayısı:   1
  Çağla         - lefkoşa 05 Mayıs 2007, Cumartesi 05:54 
Kıbrıs gazetesini tebrik ederim. Artık gazeteniz Musatafa Besim'le çok daha zengin...


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5624 1.5699
1 STERLİN 2.3989 2.4114
1 EURO 2.0039 2.0136



YAZARLAR : .

Bener HAKERİ

Yağmur yere indi

Sevilay SADIKOĞLU

Sonbahar...

Bedia BALSES

Atilla İlhan’ca Sayıklamalar

Cumhur DELİCEIRMAK

Rekabetin hazin sonu!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital