Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Ölümlü trafik kazası,ağır cezada görüşülecek
Zorla yapmadım
Kuzuları çaldılar, köpeğin boğazını kestiler
'Ecstasy'ye 8 yıl
UBP Genel Sekreterini seçmedi
2009 da zor
Kıbrıs Kıbrıslılarındır

YORUMLANANLAR
Öğretmen dayağı polislik oldu [5]
Elektrikte yatırım katkı payı kaldırılıyor, akaryakıtta da indirim yapılacak [1]
Uyuşturucuyu çocuğuna taşıttı 2 yıl hapis cezası aldı [7]
Soyer: Orta noktayı bulacağız [1]
Pankart tartışması [4]
BES, LTB'de yaşanan sorunları sendikalarla tartıştı [1]
Samani: Narenciyecilerin sorunlarına duyarlı olun [1]
Oya Talat: Siyasetteki erkek egemen yapıyı kırmaya çalışıyoruz [1]
Bu yaklaşım, Kıbrıs Türk halkını bir kez daha büyük hayal kırıklığına uğrattı [2]
İsrail, KKTC'yi ayrı bir varlık olarak tanımıyor [4]
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [9]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [3]
Kanser olmak istemiyoruz [3]
Otellerde bayram bereketi [3]
Liste nihayet! [1]
Avcılar eyleme gidiyor [12]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]



BOŞANMA

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   9 Mayıs 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

İki insan arasındaki duygusal, kişisel ve hukuki beraberliğin sona erdiğini anlatır bu sözcük.

Bir araya gelmelerini sağlayan tüm faktörlerin işi bitmiş veya geçerliği sona ermiştir.

İlişkinin bitmesi sürecini hazırlayan pek çok neden vardır. Aradaki sevginin ya da çekiciliğin sona ermesi, gündelik yaşamlarındaki çatışmaları ilişki lehine çözememeleri, çocuk ve ekonomik yaşam gibi önemli konularda zıt düşüncelerinde ve davranışlarında ısrar etmeleri, artık birbirlerini yabancı hissetmeleri gibi pek çok neden onları bu noktaya getirebilir. Başlangıçta belki de birbirlerini fark etmelerini sağlayan pek çok detay; yollarını ayırma sürecinde birer sorun kılığına bürünebilir.

Boşanma yasal olarak gerçekleşene kadar, iki kişi çift olarak kabul edilir. Çiftler birdenbire boşanmazlar. Bunun öncesinde, duygusal olarak uzaklaşmalarının başladığı, haberci ya da öncü diyebileceğimiz bir dönem geçirirler. Sorunların başlamak üzere olduğunu haber veren bu dönemde, birbirleri ile zaman geçirmekten, sohbet etmekten sıkılmaya başlarlar. Bir arada geçirmeleri gereken özel zamanları gereksiz işlerle ve insanlarla doldururlar. Cinsel yaşamda olması gereken haz ve tatminin yerini görev duygusu ve isteksizlik almaya başlar. Bu da kaygı, üzüntü, yetersizlik ve suçluluk hissi gibi hoş olmayan duyguların ağırlığını yaşamalarına neden olur. Pek çok evlilikte yaşanması mümkün olan bu durum önemli bir tehlikenin habercisidir. Evlilikte gelinen bu dönem, çiftlerin boşanmaya giden yolu engelleme ve evliliği iyileştirme olanağını, belki de son olarak elde edecekleri bir dönemdir. Ne yazık ki bu son şansı kullanmada, çiftler her zaman başarılı olamazlar. Kavgaların ya da kavga kadar rahatsız edici olan ilgisizliklerin ve içe kapanmaların arttığı bu dönemde evliliğin bitişini hızlandıracak olan hatalara sıra çok çabuk gelir. Suçluluk duygularını artıran bu hatalar, insanlık tarihi kadar eski kaçışlardan oluşur. Huzurun, değer görmenin, sevilmenin, saygı görmenin, kabul edilmenin, beğenilme ve tercih edilme arzusunun tatmin edilmesine yönelik adımlar atılır. Her bir kaçışın adresi ne yazık ki eşin yörüngesinin dışındaki bir başka adrese doğrudur. Bu nedenle uzaklık daha çok artar. Yabancılık daha fazla rahatsız eder. Vicdan ve sorumluluk duyguları giderek daha az hissettirir varlıklarını.

İki kişinin birbirleri ile işlerinin bitmesin son noktası; geri dönülmeyecek bu adımların atılması ile başlar. Biraz önce, "belki kurtarabiliriz" umuduna sahip olan evlilik; bir an sonra kızgınlık, aldatılmışlık, terkedilmişlik ve değersizlik duygularının doğru adresine gider: Mahkemeler. Bu sürecin sonunda, öfkeli ve birbirine yabancı bu insanlar mal ve çocuk için pazarlığa otururlar. Kavgalar, tehditler, aşağılamalar aslında dengelerin alt üst olduğu bir pişmanlığın kaba çığlıklarıdır.

   1312 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
16 Kasım 2008, Pazar   EVLAT SEVGİSİ
14 Kasım 2008, Cuma   ÇOCUK VE CİNSEL EĞİTİM
14 Kasım 2008, Cuma   UYUŞTURUCUDAN KORKUYORUZ
14 Kasım 2008, Cuma   İŞİMİZ “İŞ” OLMAKTAN ÇIKARSA
14 Kasım 2008, Cuma   UYKU SORUNU YAŞAYAN ÇOCUKLAR
09 Kasım 2008, Pazar   AİLEDE BENCİLLİK
12 Eylül 2008, Cuma   ÇOCUKLAR NE İSTER
05 Eylül 2008, Cuma   OKUL
23 Ağustos 2008, Cumartesi   "AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE"
15 Ağustos 2008, Cuma   "DİYABETİK ÇOCUKLAR"



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5634 1.5744
1 STERLİN 2.2777 2.2946
1 EURO 1.9730 1.9869



YAZARLAR : .

Bener HAKERİ

Yağmur yere indi

Sevilay SADIKOĞLU

"SİZ" Adlı Sergi

Bedia BALSES

Hocaların Hocası: Ali Atakan

Cumhur DELİCEIRMAK

Rekabetin hazin sonu!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital