Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Ölümlü trafik kazası,ağır cezada görüşülecek
Zorla yapmadım
Kuzuları çaldılar, köpeğin boğazını kestiler
'Ecstasy'ye 8 yıl
UBP Genel Sekreterini seçmedi
2009 da zor
Kıbrıs Kıbrıslılarındır

YORUMLANANLAR
Öğretmen dayağı polislik oldu [5]
Elektrikte yatırım katkı payı kaldırılıyor, akaryakıtta da indirim yapılacak [1]
Uyuşturucuyu çocuğuna taşıttı 2 yıl hapis cezası aldı [7]
Soyer: Orta noktayı bulacağız [1]
Pankart tartışması [4]
BES, LTB'de yaşanan sorunları sendikalarla tartıştı [1]
Samani: Narenciyecilerin sorunlarına duyarlı olun [1]
Oya Talat: Siyasetteki erkek egemen yapıyı kırmaya çalışıyoruz [1]
Bu yaklaşım, Kıbrıs Türk halkını bir kez daha büyük hayal kırıklığına uğrattı [2]
İsrail, KKTC'yi ayrı bir varlık olarak tanımıyor [4]
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [9]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [3]
Kanser olmak istemiyoruz [3]
Otellerde bayram bereketi [3]
Liste nihayet! [1]
Avcılar eyleme gidiyor [12]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]



İsminizi değiştirmek ister miydiniz?

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   23 Mayıs 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kızınız ya da oğlunuz sizin koyduğunuz isimle anılmak ve çağrılmak istemediği zaman ne hissedersiniz? İncinmiş, ihanete uğramış gibi mi? Peki bir insan neden doğduğu andan beri duyduğu, anıldığı isminden ayrılmak ister?

Bireyin taşıdığı ismi ile arasındaki bağ; bu soruların cevabını verir. İsmimiz bizim tanınmamızı sağlayan ve bizi başkalarından farklı kılan, öldükten sonra bile bize ait olacak sembolümüzdür. İsmimizle barışık isek; psikolojik bir rahatlama içinde oluruz. Kendimizi ismimizle denk hissederiz. Birbirimize ait ve ayrılmaz bir bütün imişiz gibi.

Bazı insanların bildiğimiz isimlerinin, kimlik kartlarındakinden farklı olduğuna tanık olmuşsunuzdur. İsmini benimsememiş ve kendi benliğini tanımlamak amacı ile başka bir isimle özdeşleşmiştir kişi.

İsmin, taşıyan kişi üzerinde doğal olarak bir etkisi vardır. Kişinin doğduğu andan itibaren duyduğu ve bütünleştiği ismi, birey olma hakkının ilk durağıdır. Çocukluk, ismin benimsenmesinde oldukça önemli yaşantıları içinde barındıran bir dönemdir. Adıyla dalga geçilmesi, benzer ama nahoş sözcüklerle adının değiştirilmesi hatta isminin yerine bu rencide eden sözcüğün geçmesi çocuğun ismi koyan kişilere ve arkadaşlarına öfke duymasına neden olabilir. Bunlar, çocukların benlik gelişimini ve sosyal uyumunu olumsuz etkileyen yaşantılardandır. Bu durumdaki çocukların taşıdıkları isim ile barışık olması zordur.

Sadece çocuklukta değil; ergenlik döneminde de, ismin sosyal ortam içinde kabul gören, sevilen, hoş bir isim olma özelliği varsa ergen için bu, güven ve onur vericidir. Genç; isminin anlamı ile uygun olmayan gelişimsel, fiziki ve sosyal özellikler taşıyorsa bundan rahatsızlık duyar. Güçlü, kuvvetli ve yakışıklı erkek anlamına gelen bir isim taşıyan ufak tefek ve gösterişsiz bir ergeni düşünün. Adının anlamının onu daha da içe kapatma ihtimalini göz ardı edebilir miyiz?

İnsanlar toplum içine; diğer insanların hoşlanmadığı ya da komik bulduğu isimlerle çıkmaktan hoşlanmazlar. Bu her yaştaki birey için geçerlidir. Çocuğa isim verme sorumluluğunu taşıyan anne babanın pek çok faktörü dikkate almaları gerekmektedir. Çocuklarının ömür boyunca hatta öldükten sonra bile anılacakları ismi seçerken; anlık kararlardan kaçınmalı ve isim koyma görevine bütün dikkatlerini vermelidirler. İsmin aynı zamanda insan için kültürel, psikolojik semboller taşıdığını unutmamalıdırlar.

Anne babanın öncelikle ismin taşıdığı anlamı bilmesi gerekmektedir. Olumsuz bir anlamı olmamalı ve kulağa hoş gelmelidir. İsmin anlamının çocuğun ileriki hayatını etkileyebileceğine dair inançlar vardır. Batıl inançlar çocuğu değilse de; onu yetiştirmekle yükümlü inananları etkileyebilir. Eşlerin isimlerindeki hecelerin birleşmesi ile oluşturulan anlamsız ve tuhaf isimlerden kaçınılmalıdır. Çocuğunuzun uyduruk isimlerden daha fazlasını hak ettiği unutulmamalıdır. Eski ya da ölmüş bir sevgilinin ya da eşin adının konulması da doğru değildir. "Babamın çok sevdiği ilk eşinin adını taşıyorum" algısına sahip bir çocuğun, aile ilişkilerini yorumlaması ve benlik değerini geliştirmesi süreci sağlıklı olmayabilir. Yaşayan aile büyüklerinin adı, "istendiği" takdirde konmalıdır. Aile büyüğü bekliyor diye bir ismi koymak doğru değildir. Bir aile büyüğünün adını koyduysanız; eşit uzaklıktaki diğer aile büyüğünün gönlünü de almalısınız. Bazen aile büyüklerinden biri ile genç çiftin bir eşi arasında sorun olabilir. Henüz kaynaşma ve iyi geçinme oluşmamış olabilir. Bu durumda çocuğa bu büyüğün adını verme sakıncalı olacaktır.

Bütün bunların yanında dikkat edilmesi gereken küçük ayrıntılar da vardır. Çocuğunuza verdiğiniz isim, onun omzunda taşımak ve ulaşmak zorunda olduğu bir ağır yük mesajı vermemelidir. Ömür boyunca adının anlamını açıklamak zorunda kalmamalıdır. Yanlış söylenme ihtimali yüksek isimlerden de kaçınmak gerekir.

Doğan her bir çocuk, yaşam için farklı bir var oluştur. Bu farklılığı sağlayan da öncelikle taşıdığı isimdir. İsim koyma görev ve hakkını taşıyan anne babanın; ismi koyarken yüreklerindeki sevgiyi, barışı, inancı ve nice evrensel değeri de çocuklarına aktarmış olacakları unutulmamalıdır.

   1174 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
16 Kasım 2008, Pazar   EVLAT SEVGİSİ
14 Kasım 2008, Cuma   ÇOCUK VE CİNSEL EĞİTİM
14 Kasım 2008, Cuma   UYUŞTURUCUDAN KORKUYORUZ
14 Kasım 2008, Cuma   İŞİMİZ “İŞ” OLMAKTAN ÇIKARSA
14 Kasım 2008, Cuma   UYKU SORUNU YAŞAYAN ÇOCUKLAR
09 Kasım 2008, Pazar   AİLEDE BENCİLLİK
12 Eylül 2008, Cuma   ÇOCUKLAR NE İSTER
05 Eylül 2008, Cuma   OKUL
23 Ağustos 2008, Cumartesi   "AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE"
15 Ağustos 2008, Cuma   "DİYABETİK ÇOCUKLAR"



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5634 1.5744
1 STERLİN 2.2777 2.2946
1 EURO 1.9730 1.9869



YAZARLAR : .

Bener HAKERİ

Yağmur yere indi

Sevilay SADIKOĞLU

"SİZ" Adlı Sergi

Bedia BALSES

Hocaların Hocası: Ali Atakan

Cumhur DELİCEIRMAK

Rekabetin hazin sonu!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital