|
Özel bir ilişkiye ihtiyaç duyarız. Kaygısızca kendimizi yansıtacağımız, güvenle gözümüzü kapatıp derinlerine dalacağımız ve olduğumuz gibi kabul göreceğimiz ilişkiler içinde olmak isteriz. Özel ilişki; yalnızlık, yalıtılmışlık duygularının da engelleyicisidir. Özel ilişkilerin tatmin ediciliğinin temelinde de bu bulunur.
Tatmin edici özel ilişkiler kurmak; artık daha zor. Dünyanın küçülmesi; çok sayıda insanla tanışmayı kolaylaştırıyor. Evlerimizin etrafına yüksek duvarlar örerek komşularımızdan uzaklaşıyoruz ve sosyal bağlar yerine teknolojik bağlar aracılığı ile bütün dünya ile sanal komşu oluyoruz. Sokağımızın ötesinde olup bitenleri görmez iken; dünyanın en uç noktalarına yaptığımız ekonomik turistik geziler; orta halli bütçelerimizin zorunlu giderleri arasında.
Çok sayıda insanla sanal ya da sosyal bir ilişki kurmak; özel ve tatmin edici bir ilişki kurmak için doğru yol değildir. Herkes tarafından istenilir olmak da özel bir ilişki kurabilmeye fazla katkıda bulunmaz. Başkalarının hayranlığını kazanmış olmanız ise; size sadece hayranlar kazandırır. Aşk, sevgi, güven ve birlikteliğin saklı cennetini değil. Biz; özellikle aşka, sevgiye dayalı ilişkilere ihtiyaç duyarız. Bizler ilişkilerimiz aracılığı ile mutlu oluruz, güç kazanırız ve yaşamsal tatminlere ulaşırız.
Kendilerini yalnız hisseden insanlar; kalabalıklar içinde bile olsalar; özel bir ilişkinin, "çiftin eşi olmanın" ayrıcalığından yoksun insanlardır. Görünüşte bir ilişkinin şemsiyesi altında olanlar ise, aslında bir aldanış içinde acı çekmektedirler. Acılarını zamane şırıngaları ile tatlandırma gayretleri; kendi kendileri ile yüz yüze kalana kadar devam eder.
Tatmin edici özel ilişkiler kurmanın yolları vardır. Bunun için ilk adım; insanın kendisini tanımasıdır. Onun doğru kişiyi bulmasını engelleyen kendisi ile ilgili bir şeyler var mı? Utangaç mı? Kendini bir bütün olarak algılayabiliyor ve değerlendirebiliyor mu? Yoksa taşıdığı küçük bir noktaya mı takıldı? Güçlü ya da zayıf bulduğu bir tek özelliğini bütün kimliğine genelleştirdi mi? Bir tek özellikle kendini çok mu büyüttü yoksa çok mu değersiz kıldı? Gerçekte; Özel ilişkilerimiz; zafer kazanmak istediğimiz savaş meydanları değildir. Bundan dolayı güçlü taraflarımızı silah yapmaya, zayıflıklarımızı saklamaya gerek yoktur. Ayrıca, iki başlı olan özel ilişkilerimiz, eşit bir dengeye oturduğu zaman; ihtiyaçlarımızı tatmin edebilir.
Zayıflıklarını, korkularını, yetersizliklerini tanıyabilen insan; yaşamda ona mutluluk verecek yolları da bulmuş olur. Kendini iyi tanıyan insan; doğru ilişkiyi bulma yolunda olumlu adımlar atabilir. Kendini tanıyabilen insan; çift olmak, eş olmak konularındaki inançlarını yeniden gözden geçirmeye hazır olur. Bir ilişkiden beklediklerini ve vermeye hazır olduklarını, hayali beklentilerden ayıklayabilir. Çift olarak doğru başlangıçlarda bulunmak; yaşanacak sarsıntılara, fırtınalara rağmen ilişkinin güçlü ve uyumlu gelişmesini sağlar. Her insanın bir ilişkide aradıkları farklıdır. İlişkiye getirebilecekleri de öyle. Aradıklarımız ve verebileceklerimiz arasındaki denge, ilişkimizdeki eşitliğin de habercisidir. Bunun yanında, özel bir ilişki içinde kendimizi tanımaya devam ederiz. Yakın ilişkilerimiz; bizi yansıtan aynalardır aynı zamanda.
Bir ilişkiye ihtiyaç duymak; her açıdan insan olmaktır. İlişkiyi korumak ve sürdürmek ise; İnsanın insan olma yolunda gösterdiği yolculukta olduğu gibi; incelikli, duyarlı bir çaba gerektirir.
|