Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Ölümlü trafik kazası,ağır cezada görüşülecek
Zorla yapmadım
Kuzuları çaldılar, köpeğin boğazını kestiler
'Ecstasy'ye 8 yıl
UBP Genel Sekreterini seçmedi
2009 da zor
Kıbrıs Kıbrıslılarındır

YORUMLANANLAR
Öğretmen dayağı polislik oldu [5]
Elektrikte yatırım katkı payı kaldırılıyor, akaryakıtta da indirim yapılacak [1]
Uyuşturucuyu çocuğuna taşıttı 2 yıl hapis cezası aldı [7]
Soyer: Orta noktayı bulacağız [1]
Pankart tartışması [4]
BES, LTB'de yaşanan sorunları sendikalarla tartıştı [1]
Samani: Narenciyecilerin sorunlarına duyarlı olun [1]
Oya Talat: Siyasetteki erkek egemen yapıyı kırmaya çalışıyoruz [1]
Bu yaklaşım, Kıbrıs Türk halkını bir kez daha büyük hayal kırıklığına uğrattı [2]
İsrail, KKTC'yi ayrı bir varlık olarak tanımıyor [4]
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [9]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [3]
Kanser olmak istemiyoruz [3]
Otellerde bayram bereketi [3]
Liste nihayet! [1]
Avcılar eyleme gidiyor [12]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]



BESLENME YOGASI

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   5 Ağustos 2007, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

İçinizdeki yaşam pınarının akmasına izin verin...

 

 

 

İnsanın dünya üzerindeki yaşamı biyolojik açıdan doğumla başlar.  İçimizdeki yaşam ve sağlık pınarını akmasına izin vermek de bişeyleri ‘farketmek’le başlıyor. Okuduklarımız, televizyon ya da sinemada izlediklerimiz, aldığımız ilaçlar yanında yediğimiz besinler ve bunların bizde yarattığı düşünceler yoluyla vücudumuza nelerin girdiğini ‘fark etmek’ çok önemli...

 

Yoga usülü beslenme bilimi, besin maddelerinin yaşamla ilgili önemli bir enerji kaynağı olduğunu kabul eder. Yediğimiz besinlerden olduğu kadar soluduğumuz havadan da yaşam enerjisi alırız. Yaşam boyu sahip olduğumuz tek araç bedenimiz olduğuna göre dayanması için ona çok iyi bakmanız gerekmez mi?

 

Bilinçli beslenme yogası, bedeninizin beslenme gereksinimini dengeleyen ve bedenin alışkanlığa bağlı değil, doğal arzular tarafından seçilen doğru yiyeceklerle beslenmek üzerinde durur. İşlenmemiş, tam besinler, sebze ve tahıllar ve en az işleme tabi tutulmuş, antibiyotiğe ve hormona maruz bırakılmamış balık ve etler, en fazla yaşam enerjisi içeren sağlıklı besin seçenekleridir.

 

Doğru miktar

Doğru miktarda yemek yemek bilinçli beslenme yogasının önemli unsurlarından biridir. Genellikle otomatik şekilde, alışkanlığa bağlı olarak ve başkalarıyla birlikte yemek yeriz. Televizyondaki reklamların ve süpermarketlerin sonsuz gibi görünen yiyecek raflarının cazibesine kapıldığımız için aşırı yemek kolaydır.

 

Yemek yerken genellikle ya TV seyreder ya da bişeyler okuruz ya da gereğinden hızlı yeriz. Üzüntülü ya da sinirli olduğumuzda da fazla yediğimiz olur. Duygusal nedenlere bağlı olarak yemek yer, yaşamımızda tatlı bişeyler arar ya da tatsız duyguları bilincimizden atmak için yiyecekleri kullanırız. Sonuç olarak da; ne yediğimizin miktarının ne de tadının neye benzediğinin farkına varırız.

 

İçinizdeki açlık ve doygunluk seslerine kulak vermeyi unutmayın. Çok sık bişeyler atıştırmak sindirimin ve atık maddelerin bedenden atılması işleminin etkili bir şekilde yapılmasına izin vermez. Sindirim sistemi, görevini yerine getirmek ve dinlenmek ister.

 

Beslenme, yaşamı sürdürmek için

Bilinçli beslenme yogasının bir başka unsuru da, besinlerin yaşamımızı sürdürmek anlamına geldiği düşüncesidir. Sindirim sisteminin yiyecekleri mümkün olduğunca rahat bir şekilde parçalayıp, özümseyerek bedenden dışarı atmasını sağlamak için;

-          Etkili beslenme alışkanlığı gelişmek ve yalnız acıktığımız zaman yemek,

-          Yiyeceği yavaş yemek ve lokmayı yutmadan önce iyice çiğnemek,

-          Midenin yalnızca üçte ikisini doldurmak gerekiyor.

Ağır ağır yediğimiz zaman, doyma hissi doğru anda ortaya çıkar ve aşırı yeme dürtüsü kontrol edilmiş olur.

 

Bilinçli beslenme yogasının ilkeleri

-          Yemek yerken aşırıya kaçmayın.

-          Yalnızca karnınız acıktığında yiyin.

-          Yemeklerinizi rahat ve sessiz bir ortamda yiyin.

-          Sıvı içecekleri ılık veya oda sıcaklığında tüketin.

-          Mutfağınızda daha çok, taze meyve, sebze, tam tahıl ürünleri gibi yiyecekleri bulundurun.

-          Çok şekerli ve tuzlu gıdaları mümkün olduğunca çok az tüketin.

-          Yediğiniz besinleri sürekli olarak çeşitlendirin.

 

Bilinçli beslenmenin, gereksinimlerinizi karşılamak için daha duyarlı olabilmenin yolu olduğunu ve sizin kendinizle ne tür bir ilişki içinde olduğunuzu gösterdiğini her zaman hatırlayın.

 

 

***

 

Vitamin ve minerallerin en renkli ve en serin formu

 

 

 

Meyve ve sebzelerinin vücut için önemli derecede fayda sağladığı ve sağlık açısından tüketilmelerinin şart olduğunu ezbere biliyoruz artık.

 

Beslenme uzmanlarına göre,  yaz meyveleri cildi koruyor, halsizliği ve bellek zayıflığını önlüyor. Uzmanlar, yaşlanmanın belirtisi olan cilt kırışması, hareketsizlik, güçsüzlük ve bellek zayıflamasının sorumlusunun, vücuttaki antioksidan etkili bazı kimyasal maddelerin yetersizliği olduğunu vurguluyor. Vücuttaki bu sorunları çözmeye bire bir olan yaz meyvelerinin özelliklerini şöyle sıralıyor uzmanlar:

 

      

 

 

- Karpuz:  Potasyum, likopen, C vitamini açısından zengin, antioksidan kapasitesi yüksek bir yaz meyvesidir. Bağırsak hareketlerini düzenleyen iyi bir lif kaynağı, %95’i de su olduğundan böbrekleri çalıştıran iyi bir idrar söktürücüdür. Kalp fonksiyonlarının ve kan basıncının düzenlenmesine de yardımcı olur.

 

- Çilek, kiraz, vişne : Antosiyanin zengini meyveler. Kansere karşı etkilidirler. Bağışıklığı güçlendir, sinirleri kuvvetlendirler. Böbrek, idrar yolları ve bağırsak sorunları için de birebirdirler. Bu meyvelere kuşburnu ve kuş üzümü de eklenebilir.

 

- Erik: Yüksek antioksidan kapasitesi yanında detoks yapıcı gücüyle de yaşlanma karşıtı (anti-aging) önemli bir besindir. Bol miktarda B1, B2, B3, B6, A, C ve E vitaminleri içerir. Sinir sistemini takviye eder, sindirim sistemini olumlu etkiler.

 

 

 

- Şeftali ve kayısı: Potasyum deposu besinlerdir. Mükemmel bir A ve C vitamini, lif, triptofan (serotonin öncüsü bir amino asit) ve potasyum kaynağıdırlar. Çok sayıda flavonoid ihtiva eder, zengin lif ve betakaroten içerikleriyle çok yararlı yaz meyveleridir. Sinirleri güçlendirirken, uykusuzluğa da iyi gelirler. Kemiklerin çok daha düzgün ve sağlam olmasında önemli rol oynarlar.

 

- Üzüm: Özellikle çok güçlü antioksidan kaynağıdır. Üzümün kabuğu, içeriği ve

çekirdeğinin ortalama 20 civarında değişik antioksidan madde ihtiva ettiği belirtilmektedir. Özellikle siyah üzümden daha çok tüketin. Üzüm, kansızlığın tedavisinde etkilidir. Böbrek ve bağırsak sisteminin çalışmasını düzenler, beyin hücrelerini zinde tutar. Kalp ve damar sistemindeki dokulara esneklik sağlar.

 

- Avokado: Çok güçlü bir antioksidan olan glutatyonun en iyi kaynaklarından biridir. İçeriğindeki yağ asitlerinden dolayı kalp ve damar hastalıklarına karşı doğal bir ilaçtır. Yağ bakımından zengin olduğundan tüketirken aşırıya kaçmamaya dikkat edin.

 

 

***

 

“ Bugünün insanı sanki yalnızca yemek yiyebilmek için yaşıyor,

yiyeceğini satın alabilmek için çalışıyor ve ardından uğrunda çalışıp yaşadığı gıdalardan ötürü hastalanıyor...”

 

Prof  Dr. Johannes UDE (1874-1965)

 

 

   1731 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
29 Kasım 2008, Cumartesi   Çocuklarda hiperaktivite...
22 Kasım 2008, Cumartesi   Adamızın ilk meyvesi: Nar
01 Kasım 2008, Cumartesi   İçimizdeki Şifa
25 Ekim 2008, Cumartesi   Zeytin’in ardından
18 Ekim 2008, Cumartesi   Dünya ‘Gıda’yı Konuşuyor
11 Ekim 2008, Cumartesi   Gıdalardaki Mineraller
04 Ekim 2008, Cumartesi   Mineraller
27 Eylül 2008, Cumartesi   Tanrıların armağanı: ARMUT
14 Eylül 2008, Pazar   Lifli Gıdalar ve sağlığımız
07 Eylül 2008, Pazar   Veee Renkler...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5634 1.5744
1 STERLİN 2.2777 2.2946
1 EURO 1.9730 1.9869



YAZARLAR : .

Bener HAKERİ

Yağmur yere indi

Sevilay SADIKOĞLU

"SİZ" Adlı Sergi

Bedia BALSES

Hocaların Hocası: Ali Atakan

Cumhur DELİCEIRMAK

Rekabetin hazin sonu!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital