Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması
Öz kızına tecavüz davasında, sanığın ifadesi inandırıcı bulunmadı
Çarşıda "bayram" yok
Mağusa'daki ırza tecavüz davasında yeni tanık
Dalga Pub kundakçılarından biri para,ikisi hapis cezası aldı
Trafikte 894 sürücü rapor edildi
Denizci ve balıkçılara "167" hattı hizmette

YORUMLANANLAR
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [2]
Geri döndü [6]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]
Keklik ve turaç avı yasaklandı [5]
Güneye 6 milyon euroluk ihracat [1]



Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   31 Ağustos 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Birkaç ay önce Rum kesiminde; aflatoksin maddesi içerdiği tespit edilen onlarca ton sütün imha edildiği haberleri 'Süt paniği' başlığıyla adanın her iki tarafında da geniş ölçüde yankı bulurken, halen süregelmekte olan aynı olay bugün alışıldık haberler arasında yer alıyor. Oysa ki aflatoksin, süt ürünleri yanında özellikle de bu sıcak yaz günlerinde diğer bazı gıdalar için de tehlike oluşturmakta. İnsanlar ve hayvanlarda kanserojen etkilere neden olduğu ispatlanmış bir gerçek olan aflatoksinle ilgili bilinmesi gerekenleri sizin için özetledik bu haftaki Sağlık Pınarı'nda

 

 

Aflatoksin nedir?

 

Aflatoksinler ilk kez 1960 yılında İngiltere'de bir çiftlikte yüzbinden fazla hindin ölümüne neden olduktan sonra tespit edildiler. Hayvan yemindeki yer fıstığında bulunan bir küften izole edilen aflatoksinler o günden sonra gıda kontrollerinde aranan önemli bir kriter de oldu. Aflatoksin, Aspergillus flavus adlı bir küf türünün ürettiği toksindir. Ve en çok da yer fıstığı, mısır, yağlı tohumlar, hububat ürünleri, baharatlar, kırmızı biber ve kuru meyvelerde bulunabilirler. Risk grubu olan bu gıdalar ve hayvan yemleri uygun koşullarda depolanmadığı takdirde (oda sıcaklığından yüksek sıcaklıklarda ve rutubetli ortamlarda) aflatoksin oluşabilir.

 

Aflatoksin riski

 

Gıda biliminde oda sıcaklığı 25 derece olarak kabul edilir. Oysa ülkemizde yaz mevsiminde gölgedeki sıcaklık 30 ile 40 derece arasındadır. Yüksek rutubet değerleriyle birlikte bu durum, aflatoksin gelişimini destekleyebilmektedir. Çok yüksek sıcaklıklara karşı dayanıklı olduğundan toksin oluşmuş gıdalarda pişirildikten sonra varlıklarını sürdürebilirler. Aflatoksinli yem ile beslenen hayvanların sütlerine de bu madde geçebilir. Alınan doza ve tüketim sıklığına göre de aflatoksinler akut ve kronik etkilere neden olabilmektedirler.

 

Korunmak için

 

Öncelikle gıdalarınızı satın alırken tarihlerini mutlaka kontrol edin. Son tüketim tarihi çok yakınsa almayın. Özellikle toz kırmızı biber, kuru meyve, kuruyemiş gibi ve un içeren gıdaların depolandığı veya satışa sunulduğu ortamların serin ve kuru olması şart. Bugün evlerimizin neredeyse bir parşası olan klimaların marketlerde de kullanılması gıdalardaki olası aflatoksin riskine karşı koruyucu etki sağlamakta. Açık pazarlarda açıkta satılan ve ambalajı olmayan kırmızı biber gibi baharat ürünlerini almayın. Gıdalarınızı satın aldıktan sonra da yine serin ortamlarda muhafaza etmeye ve açtıktan sonra en kısa zamanda tüketmeye özen gösterin. Ekmek, peynir ya da yoğurt gibi herhangi bir gıda üzerinde küflü kısımları uzaklaştırmak orda oluşan toksinleri uzaklaştırmayabilir. Bu nedenle üzerinde küf gelişimi olan gıdaları tüketmekten kaçının.

 

 

*******

 

Ramazan’da sıvı alımına önem verin

 

Bu yıl Ramazan’ın sıcak mevsime rastlaması oruç tutanların yeterli miktarda sıvı almaya daha çok dikkat etmesini gerektiriyor. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof Dr Mualla Aykut’un yaptığı açıklamada sıcak havalarda sıvı ve tuz kaybının arttığını, bu nedenle oruç tutarken beslenmeye özen gösterilmesi gerektiği belirtildi. Açıklamada ayrıca, iftardan sonra ve sahurda en az 8-10 bardak su tüketilmesinin, kola ve gazoz gibi içeceklerin yerine ayran, süt ve meyve suları tercih edilmesinin, kuru ve taze meyvelerden yapılan hoşaf ve komposto tüketilmesinin önemli olduğu vurgulandı.

 

 

***************************************

 

TÜKETİCİ BİLGİLERİ . . .  TÜKETİCİ BİLGİLERİ . . . TÜKETİCİ BİLGİLERİ . . . TÜKETİCİ BİLGİLERİ . . . TÜKETİCİ

 

 

Metal kutulu içecek kapaklarına dikkat!

 

Yazın kavurucu sıcaklarında suyun kesmediği bir anda buz gibi bir metal kutudan yudumlanacak gazlı içecek, sıcak  kumlara dökülen serin suların etkisinden çok da farklı olmayan hoş bir etki yaratabilir vücudumuzda. Peki ya kutunun ağzımıza temas eden kısmı sağlık riskine neden olabilecek denli temiz değilse?

     

      Geçtiğimiz aylarda, metal kutulu içeceklerle ilgili küçük ama önemli bir haber yayımlanmıştı medyada. Ağızla direk temas eden metal kutulu içeceğin ambalajının mikroorganizma barındırabileceğini, ancak kapağa basit bir koruyucu tabaka eklenerek bu tehlikenin önüne geçilebileceği belirtiliyordu haberde.

 

      Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Bölümü tarafından çeşitli satış noktalarından alınan metal kutulu içecekler üzerinde yapılan mikrobiyolojik testler sonucunda içeceklerin kapak kısmında enfeksiyon riskine neden olabilecek mikroplar tespit edilmiş.

 

      Bu içeceklerin depolandığı, taşındığı ya da satıldığı mekanlardaki kötü hijyen koşulları ya da temiz olmayan ellerle kutunun ağız kısmına temas edilmesi, mikropların bu noktalara bulaşmasına neden olabilir. Mikroplar yanında toz, toprak gibi unsurları da unutmamak gerekir. Bu nedenle bu metal kutulu içecekleri içmeden önce kapak kısmını çok iyi yıkayın. Metal kutudaki içecekleri pipet yardımıyla, kutu kapağını ağıza değdirmeksizin ya da bir bardağa boşaltarak içmek de alternatif olabilir.

     

   704 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
29 Kasım 2008, Cumartesi   Çocuklarda hiperaktivite...
22 Kasım 2008, Cumartesi   Adamızın ilk meyvesi: Nar
01 Kasım 2008, Cumartesi   İçimizdeki Şifa
25 Ekim 2008, Cumartesi   Zeytin’in ardından
18 Ekim 2008, Cumartesi   Dünya ‘Gıda’yı Konuşuyor
11 Ekim 2008, Cumartesi   Gıdalardaki Mineraller
04 Ekim 2008, Cumartesi   Mineraller
27 Eylül 2008, Cumartesi   Tanrıların armağanı: ARMUT
14 Eylül 2008, Pazar   Lifli Gıdalar ve sağlığımız
07 Eylül 2008, Pazar   Veee Renkler...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5847 1.5958
1 STERLİN 2.3879 2.4057
1 EURO 2.0038 2.0179



YAZARLAR : .

Bener HAKERİ

Yağmur yere indi

Sevilay SADIKOĞLU

"SİZ" Adlı Sergi

Bedia BALSES

Atilla İlhan’ca Sayıklamalar

Cumhur DELİCEIRMAK

Rekabetin hazin sonu!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital