Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması
Öz kızına tecavüz davasında, sanığın ifadesi inandırıcı bulunmadı
Çarşıda "bayram" yok
Mağusa'daki ırza tecavüz davasında yeni tanık
Dalga Pub kundakçılarından biri para,ikisi hapis cezası aldı
Trafikte 894 sürücü rapor edildi
Denizci ve balıkçılara "167" hattı hizmette

YORUMLANANLAR
Hükümet yazı görmez [2]
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Geri döndü [6]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
KAPARİ CİNSEL GÜCÜ ARTIRIYOR [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]
Keklik ve turaç avı yasaklandı [5]



Üretken, yorulmaz bir araştırmacı: Ata Atun ve Milat Öncesinden Günümüze Kıbrıs Tarihi Üzerine Belgeler

Bener HAKERİ

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   6 Ekim 2007, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yaşamöyküsü

1948'de doğan Ata Atun, ilkokulu TED Ankara Koleji ortaokulu Namık Kemal Lisesi orta eğitimini Ankara Koleji ve Şişli Koleji'nde tamamladı. İnşaat mühendisliği lisans eğitimini, Boston Üniversitesi'ne bağlı, Al Hikma Amerikan Üniversitesi; lisansüstü eğitimini Kaliforniya'daki Century Üniversitesi ve doktora eğitimini Teksas'daki Century Üniversitesi'nde tamamladı. Fulbright bursu, Washington'da post doktora, 1992'de Yakın Doğu Üniversitesi'nde asst Prof., 1998de assoc. Prof., 2005'te profesör.

Genelde Kıbrıs, özde Mağusa tarihini araştıran SAMTAY (Suna ve Ata Atun Mağusa Tarihini Araştırma ve Yazın Vakfı)'nın kurucusudur. Mağusa Yazıları adlı İ.Ö. 66 - İ.S. 1772 tarihleri arasındaki Mağusa kentinin tarihini içeren çeviri, araştırma referans kitabıyla Türkçe-İngilizce yazılmış Kıbrıs'ın 2500 Yıllık Geçmişinde Tarihin Derinliklerinde Kaybolmuş Yer İsimleri araştırma kitabını yazdı. Türkçe-Rumca olarak iki dilde yer adlarının yazıldığı Kıbrıs haritasını hazırladı, çizdi. Bunların yanı sıra birçok yapıtının yayımlandığını, bazılarının üniversitede okutulduğunu da belirtmeliyim.

1976'da Mağusa milletvekili seçildi. Annan Planı çerçevesinde 2004'te yapılan toplumlararası görüşmelerde Denizcilik ve Deniz Taşımacılığı Komitesi'nde Türk Delegasyonluğu Başkanlığı, Kalkınma Bankası Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Başbakan Yardımcısı ve Dış İşleri Bakanı'na politik danışmanlık görevlerinde bulundu.

1992'den beri doçent ve profesör payesini aldığı Yakın Doğu Üniversitesi'nde öğretim üyesidir.

Çok önemli bir çalışma

Ata Atun'un bütün çalışmaları önemlidir.

Ata Atun Milat Öncesinden Günümüze Kıbrıs Tarihi Üzerine Belgeler'in ikinci cildinde "Araştırma, Belgeleme Ve Çeviri ne demektir?"de şöyle demektedir:

"Mağusa Yazıları'nın yayımlandığı 2001 yılı sonundan bugüne uzanan neredeyse dört yıllık süreç içerisinde her sabah 05.00-07.30 saatleri arasında bıkmadan usanmadan çeviri yapıp, hiçbir hafta sonunu da ertelemeden, her hafta sonunun Cumartesi ve Pazar günleri tam gün olmak üzere, hafta içerisinde yapılan çevirilerin resim, harita, gravür ve dipnot araştırmaları üzerine çalıştım."

Üçüncü ciltte "...elinizdeki eserde ve diğer ciltlerin her birinde yaklaşık olarak 500'e yakın dip not, 200'e yakın resim ve 20'e yakın da harita bulunmaktadır." demektedir.

Bu son ciltte SAMTAY VAKFI Başkanı Suna Atun "Kıbrıs'la ilgili pek çok çalışmaya kaynak olmuş bu kıymetli yapıt, bundan böyle ilgili herkesin kolayca bulabileceği kadar yakınında olacaktır. Bu bağlamda Adamızla ilgili yapılacak araştırmalarda büyük bir boşluğu dolduracağına inanıyorum." deyişine üç yapıtı elde eden her okurun katılacağına inanıyorum.

Üçüncü ciltte Piri efendi'nin kaleme aldığı ve Mehmet Arif Dede'nin, eserdeki yazım ve anlatım yanlışlarını düzelterek tarihimize kazandırdığı Kıbrıs Tarihçesi adlı eseri " Osmanlıcadan günümüz Türkçesine çeviren araştırmacı-yazar Harid Fedai'nin izni ile Fethiye-i Cezire-i Kıbrıs "a da yer verildi.

Sonuç

Bu üç ciltlik yapıt üzerine esaslı bir tanıtım yazısı yazmak şart olmasına karşın okur/lar/a en iyisi kitapları alarak yararlanmalarını, okumalarını salık vermek en iyisidir. Şimdiye dek bu yapıtla Ata Atun üzerine gerektiğince esaslı yazı/lar yazılmaması bence büyük eksikliktir. Nedir gerek Ata Atun'un gerekse SAMTAY Vakfı'nın bu uğraşlarının kültürümüze çok şey kazandırdığı açık seçiktir. Kıbrıs'ın sosyal, kültürel tarihini öğrenmek isteyenler bu üç ciltlik yapıtı kütüphanelerinde bulundurmalıdır.

Ata Atun'u sabırlı çalışmalarından, bizlere böylesi bir yapıtı ve diğer yapıtları kazandırdığından ötürü kutluyorum.

Kim ne derse desin Ata Atun bence gerçekten yadsınamayacak "üretken ve yorulmaz bir araştırmacı" dır.

Fetihten sonra Lefkoşa'nın yağma edilmesi üstüne

M. Zihni İmamzade, Kıbrıs'ın Türkler Tarafından Fethi kitabında şunları yazmaktadır:

"Lefkoşa'nın yağması 8 gün sürdü. Mustafa Paşa iptidai ganimetten maada kendisine yüzlerce genç hanım kızın zühri bekâretini Sultan'a hediye etmek için ihtiyat olarak yanında tuttu. Bunlar Mağusa'ya gönderilerek Mehmet Solakoğlu idaresinde bir kalyonla karamürsele bindirildi. 3 Ekim 1570 yıl gününde kasten mi kazaen mi bir Kıbrıslı kadın tarafından kalyonun barut deposu ateşlenerek kıymetli yükü ile 3 gemi berhava edildi.(bkz. Venedikli Esire Sokollu'nun Gemisini Havaya Uçurdu.).

Şehir içinde kimseye aman verilmezken Beşparmaklar'daki yerli gerilla alaylarının komutanları olan Petro Paul Sinclitico, John Sinclitico, Scipio, Karaffa Paşa gelip aman diledikleri için af edildiler. Onlara iyi kabul gösterildi. Köy papazları ile köylere halkı itaata davet için gönderildi."

1570'te Lefkoşa'daki Dominik Manastırı'nın başpapazı olan Angelio Kalepio (Calepio) bu kentin kuşatmasına tanık oldu. Onun anlatımına göre Lefkoşa'nın yağması 3 gün sürdü. "Kentin tamamen ele geçirilmesinin ertesi günü elde edilen ganimeti satmak için Pazaryeri ya da açık artırma yeri" kuruldu. "İlk başta, iyi görünümlü gençlerle güzel kızlar satıldı. Alıcılar, onların asil soylarını dikkate almadan ya da hesaba katmadan sadece yüzlerinin güzelliğine aldılar. Geri kalan erkekler çok düşük fiyatlara" satılırken kadırgalarda çalışabilecekler için daha fazla para verildi.

Kalepio, bu arada ganimetin paylaşımının yapıldığını ve bu arada çok değerli taşların çok az parayla satıldığını gördüğünde şaşırdığını yazmaktadır.

Fahişelerin Lefkoşa'nın dışına sürgün edilmeleri

Cambridge Üniversitesi'nde öğretim görevlisi, mineral bilimleri profesörü olan ve 9 Mart 1822'de ölen papaz Edward Daniel Clarke'ın 1801'de yazdığı Travels in Various Countries of Asia and Africa kitabında Lefkoşa'dan söz ederken şunları yazmaktadır:

Girne Kapısı dilencilerle işgal edilmiştir. Oradaki bekçi her geçen Rum'dan geçiş parası istemektedir. Yazarımız kentin içerisine giriyorken başkentin güzel beyaz giysiler içindeki kadınlardan oluşmuş uzun bir kafile gördü. Kadınların kimisi orta yaşlı olmasına karşın hepsi de güzeldir. Onları bir kalabalık seyretmektedir. Bu kadınlar kalabalığa karşı yüzleriyle göğüsleri açık olup saçlarını yolmakta, yürekler acısı bir şekilde dövünmektedirler. Bu alayın ortasında eşeğe binili bir Türk, gayet sakin çubuğunu içmekte, kadınların ağlayışlarına kayıtsız kaldığı yüz ifadesiyle davranışına bakıldığında anlaşılmaktadır.

Edward Daniel Clarke, bu hatunların ne olduğunu, kimliklerini sorduğunda kentten sürgün edilen orospular oldukları yanıtını aldı. Bu orospular mesleklerini bundan sonra kapının yani surlarla çevrili Lefkoşa'nın dışında bir yerlerde sürdüreceklerdir. Kıyafetleriyse çok eski modayla yapılmış elbiselerdendir. Modası geçmiş, ketenden yapılmış bu elbiseler üzerlerinde çok zarif durmaktadır. Gezginimiz, elbiselerin kasten bir tarafa savrulmadığı takdirde, vücutlarını olduğu gibi ortaya çıkaracak şekilde düzenlendiğini, uzun ve zarif büklümlerle yere kadar uzandıklarını da yazmakta ve bu bölümü böylece bitirmektedir.

   1467 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
22 Ekim 2008, Çarşamba   Yağmur yere indi
27 Eylül 2008, Cumartesi   Çörekli kahvaltı
07 Eylül 2008, Pazar   Sergideki melez kız
23 Ağustos 2008, Cumartesi   Sere serpe
17 Ağustos 2008, Pazar   Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)
10 Ağustos 2008, Pazar   Sadrazam Mehmet Emin Paşa’nın teftişi
08 Ağustos 2008, Cuma   Telefon nerede?
19 Temmuz 2008, Cumartesi   NOTLAR Unutulanlar mı, bilinmeyenler mi?
05 Temmuz 2008, Cumartesi   Şairler, ah bu şairler!
05 Haziran 2008, Perşembe   Bir hikâye-i göçmen



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5847 1.5958
1 STERLİN 2.3879 2.4057
1 EURO 2.0038 2.0179



YAZARLAR : .

Bener HAKERİ

Yağmur yere indi

Sevilay SADIKOĞLU

"SİZ" Adlı Sergi

Bedia BALSES

Atilla İlhan’ca Sayıklamalar

Cumhur DELİCEIRMAK

Rekabetin hazin sonu!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital