Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması
Öz kızına tecavüz davasında, sanığın ifadesi inandırıcı bulunmadı
Çarşıda "bayram" yok
Mağusa'daki ırza tecavüz davasında yeni tanık
Dalga Pub kundakçılarından biri para,ikisi hapis cezası aldı
Trafikte 894 sürücü rapor edildi
Denizci ve balıkçılara "167" hattı hizmette

YORUMLANANLAR
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [2]
Geri döndü [6]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]
Keklik ve turaç avı yasaklandı [5]
Güneye 6 milyon euroluk ihracat [1]



O küfürler, size yapılsa tepkiniz ne olurdu?

Emin AKKOR

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   12 Ocak 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ulusal Birlik Partisi (UBP) 16 aylık aradan sonra, boykot gerekçeleri ortada dururken, meclise neden döndüğünü anlatamadan, ana muhalefet partisinin milletvekilleri önceki günkü genel kurula "ÖRP Genel Başkanı Turgay Avcı'yı konuşturmama" eylemi uygulayarak girdi.

UBP, meclise girme kararını neden verdi? Bu yılın yaz aylarına erken seçim şartı koyan bir partinin, beklentilerinin çok ötesinde aldığı yanıta karşılık izlediği bu tutum düşündürücü.

Meclis'e dönüşü, UBP'nin son zamanlarda yaptığı Ankara temaslarının bir neticesi olarak görebiliriz. Tabii, meclise dönmeleri iyi de, muhalefet anlayışları önceki günkü gibi olacaksa girmeseler daha iyi olurdu.

Geri dönüşün sebeplerini sorgulamayı planladığım bu sayfada geri dönüşte izlenen yol bir anda ön plana çıktı.

Turgay Avcı ve diğer ÖRP milletvekillerini mecliste konuşturtmama şeklinde bir tavır sergilenecek ise, bunun küfür ile değil icraatlardaki yanlışları sorgulayarak yapması gerekir.

Hakaret ve büyük iddialar içeren laf atmaların yaşandığı genel kurul oturumunu 3 açıdan değerlendirmek gerek... "Hakaretler", "İçi doldurulmayı bekleyen iddialar" ve "Fatma Ekenoğlu"

Turgay Avcı'nın kürsüden söylediklerini "ağzına tıkama" anlayışıyla konuşmaya başlayan UBP milletvekillerinin sarf ettiği kelime ve cümlelerin büyük çoğunluğu hakaret unsuru içeriyordu.

"Köpek, terbiyesiz, hırsız, utanmaz, aptal, değersiz adam, hasiyetsiz" şeklinde hakaret eden milletvekilleri meclisin seviyesini ayaklar altına alırken, içine düştükleri durumu anlayamayacak kadar da kendilerinden geçmişlerdi.

Sosyal ve nüfus yapısı değişen ülkemizde bile son zamanlarda sokakta söylenmesi durumunda cinayet sebebi sayılabilecek bu sözleri, ülkenin vekilleri "etkili muhalefet" adı altında dillendirdiler.

Çok merak ediyorum, yukarıda sıralanan hakaret içeren kelimeleri dillendiren milletvekilleri, aynı sözlerin kendilerine söylenmesi durumunda tepkileri ne olurdu?

Küfürler dışında UBP milletvekilleri, ortaya attıkları iddiaların içeriğini doldurup kamuoyunu bilgilendirerek etkili muhalefet yapabilirler.

"Hırsız, KKTC'nin gelmiş geçmiş en büyük rüşvetçisi, Varyant Ahmet'e teslim ettiğin arazileri anlat, UBP'nin başına geçmeyi hesapladığın günleri unuttun mu be terbiyesiz, bu makama hangi şartlarla geldin?"

UBP milletvekilleri, meclis küsüsünden dile getirilen bu iddiaları, ispatlayarak hesabını soracak mı?

Yoksa sokak ağzıyla meclis kürsüsünden dillendirilen bu sözler, sadece 11 Ocak 2008 tarihli gazete arşivlerinde mi kalacak?

Turgay Avcı, ne çaldı ki hırsızdır? Ne yaptı ki, KKTC'nin gelmiş geçmiş en büyük rüşvetçisidir? Hatta başka hangi büyük rüşvetçiler arasından en büyüğü oldu? Varyant Ahmet ile ÖRP arasındaki arazi bağlantılı ilişki nedir? Turgay Avcı, UBP'de bulunduğu dönemde parti başkanlığına geçmek için ne tür hesaplar yaptı ki, toplum bunları bilmez. Bunları açıklayacak mı iddiayı ortaya atanlar? Turgay Avı, ÖRP Genel Başkanlığı ve Başbakan Yardımcılığı'na hangi şartlarla geldi? UBP milletvekillerinin mecliste dillendirdikleri bu iddiaların içeriğinin doldurulmasını bekliyoruz.

Bu tür bağlantı ve gelişmeleri kamuoyunun bilgisine getirmek iddiayı atan milletvekillerinin görevi ve sorumluluğudur. Tabii bu iddialar, içeriği doldurulabilecek sözlerse? Değilse, UBP milletvekilleri, kürsü dokunulmazlığı haklarını kullanan iftiracı birer kişiliğe bürünecek.

Toplumun genelinde bir yıl boyunca tartışılan, ama birçoğu somut delillerle ispatlanmayan bu iddiaları günışığına çıkarıp; hem etkili, hem de sorumluk sahibi milletvekili olma görevi UBP'li vekilleri bekliyor.

UBP'nin tepkiyle karşılanan meclise dönüşünün ilk genel kurul oturumunda Cumhuriyet Meclisi Başkanı Fatma Ekenoğlu büyük bir hata yaptı.

Böyle çirkinlikler karşısında içtüzüğün verdiği yetkiyi kullanarak oturuma ara vermeyip, bu "ayıbın" tarih sayfalarına yazılmasına seyirci kalan Ekenoğlu, Meclis Genel Kurulu'ndaki, böyle bir çirkinliğe müdahale etmezse neye müdahale edecek?

Asgari ücret kime yarıyor?

Özel sektör çalışanlarının yılda iki kez büyük heyecanla beklediği asgari ücretin belirlenmesine rağmen, yapılan artışın işçi maaşlarına yansımadığını, denetim mekanizması olan Çalışma Dairesi de herkes gibi bilmektedir.

Asgari ücret bağlamında iş dünyasında yaşanan vurdumduymazlıktan, gerekli denetimi sağlamayan devlet yanında, resmi mercileri bu denetimi yapmaya zorlamayan sendikalar da sorumludur.

Yeni belirlenen asgari ücretin; çalışanların maaşlarına yansımasının takipçisi olmayan devlet, asgari ücrete endekslediği kendi alacakları için hemen devreye girip ruhsat, resmi harçlar ve trafik cezalarından alınan paralar yeni asgari ücretin artış oranına göre düzenledi.

Makasladık

* "CTP-ÖRP hükümeti, İskele Belediyesi'ne ait, İstanbul Mücahitler Gazinosu ile Cyprus Gardens arasındaki 169 dönüm orman arazisini KOTİTAŞ şirketine vermeye hazırlanıyor. KOTİTAŞ'tan arta kalan arazi ise, Abdüllatif Şener'in yakın akrabası tarafından kurulan Letonya Turizm Şirketi'ne verilecek" (Ortam, 8 Ocak)

* "Lefkoşa Belediye Başkanı Bulutoğluları, Vadili ve Paşaköy'e verdiği araçları geri aldı. DP'den ayrıldıkları için... Ardından da bu araçları kalan diğer DP'li belediye başkanları, Esentepe, Mehmetçik ve Tatlısu'ya dağıttı" (Hüseyin Ekmekçi, Yenidüzen, 10 Ocak)

* "2007'nin çevre açısından en kötü 5 olayı: Dipkarpaz Zafer Burnu'na elektrik götürülmesi, Girne Arıtma Tesisi'nin yıkılması, ÇED Tüzüğü kapsamında olan 20 adet toplu konut sayısının 60'a çıkarılması, çöp alanlarında meydana gelen yangınlar ve Altınova'ya alçı ocakları açılması kararı." (Çevre Mühendisleri Odası, Vatan, 10 Ocak)

* "Ülkeye 5 Ocak 2008'de giren turistler, pasaportlarını ellerine aldıklarında kötü bir sürprizle karşılaştı. Ercan Havalimanı'nda görev yapan polis memuru mühür bastığı kaşenin tarihini yanlışlıkla 2009'a ayarlayınca geleceğin yolcularını ülkeye sokmuş oldu" (Starkıbrıs, 10 Ocak)

* "Yüce meclis çatısı altında yaşananları tek bir "rezalet" sözcüğü ile özetlemek mümkün. Televizyonların canlı yayında evlere kadar taşıdığı bu görüntüler, gerçekten tarihe "kara harflerle" geçmeye aday gözüküyor" (Dilek Çetereisi, Kıbrıs, 11 Ocak)

Cevap bekleyen sorular

* Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar arasında sadece "2 toplumlu, 2 kesimli federasyon" sözünü içeren asgari uzlaşma noktası reddedilirse başka hangi noktalarda uzlaşma sağlanacak? (Başaran Düzgün, 10 Ocak)

* 2008'de UBP olası bir BM çözüm planına 2004'teki gibi kestirmeden "hayır" mı diyecek?... DP'nin ise bir buçuk yıl meclis çalışmalarına katkı koymadıkları gibi, Kıbrıs sorununda da "boykot" uygulama lüksü olacak mı? (Sami Özuslu, Yenidüzen, 10 Ocak)

* UBP'nin şimdiki genel başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, meclis boykotu sırasında UBP ve DP milletvekillerinin düdüklü protestosunu, yakışıksız bulup eleştirmişti. Peki Sayın Ertuğruloğlu, Turgay Avcı'ya karşı kullanılan kelimeleri ve de üslubu onaylıyor mu? (Hasan Hastürer, Kıbrıs, 11 Ocak)

* Ankara iç siyasetimizde bütün ipleri eline geçirmiş mi? Denktaş'ı ve DP'yi köşeye sıkıştırmak ve baba Denktaş'a duyulan öfke nedeniyle cezalandırmak konusunda UBP "işlev" üstlendi mi? Bu işlevden dolayı kendisine bir şey mi vaat edildi? (Hasan Kahvecioğlu, Halkın Sesi, 11 Ocak)

* Öğretmen olduğunu her fırsatta söyleyen UBP Genel Sekreteri Nazım Çavuşoğlu, mecliste "Köpek" diye bağırırken, öğrencileri de kendisini ekrandan izlerken ne düşündü? (Hüseyin Ekmekçi, Yenidüzen, 11 Ocak)

   1667 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
12 Kasım 2008, Çarşamba   Karşı duruşun sebebi, güvensizlik
22 Ekim 2008, Çarşamba   Kaosun ortasında kalan köyler
15 Ekim 2008, Çarşamba   Av tartışmasının tahammülsüzlüğü
01 Ekim 2008, Çarşamba   Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez
17 Eylül 2008, Çarşamba   İşkence var da?
12 Eylül 2008, Cuma   Potansiyel var, politika oluşturulmalı
11 Eylül 2008, Perşembe   Yavaş yavaş sağlık turizmiyle tanışıyoruz
10 Eylül 2008, Çarşamba   Devlet ciddiyetsizliğinin mağduru, hep halk
10 Eylül 2008, Çarşamba   Türkiye'de hedef, dünya birinciliği
09 Eylül 2008, Salı   Fakir devletler, zenginlerden hasta çekiyor



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5847 1.5958
1 STERLİN 2.3879 2.4057
1 EURO 2.0038 2.0179



YAZARLAR : .

Bener HAKERİ

Yağmur yere indi

Sevilay SADIKOĞLU

"SİZ" Adlı Sergi

Bedia BALSES

Atilla İlhan’ca Sayıklamalar

Cumhur DELİCEIRMAK

Rekabetin hazin sonu!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital