Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı
Hükümet yazı görmez
5 AIDS vakası var
2009 da kurak
Pakistan'dan yatırım girişimi
Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Üroloji Servisi'nde bir ilk daha
Vadili Belediye Başkanı, savcılığa şikayet edildi

YORUMLANANLAR
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [2]
Geri döndü [6]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]
Keklik ve turaç avı yasaklandı [5]
Güneye 6 milyon euroluk ihracat [1]



Hükümet, 'iradesizlik' sorununu aşamadıkça güven yitiriyor

Emin AKKOR

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   2 Şubat 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

CTP-ÖRP hükümetinin en büyük zafiyeti iradesizliktir.

Geri adım atma konusunda birçok örneğin altına imza atan hükümet, irade sorunu yaşamadığını yansıtabilmek için de geri adım attığı noktaları, 'büyük adım atılmış' gibi göstermeye çalışması da ayrı biz zafiyet örneğini oluşturur.

Hükümetin bu iradesizlik sorununu göz önünde bulunduran öğretmen, memur ve iş çevreleri, aleyhlerine gördükleri icraatları lehlerine çevirebilmeyi başardılar. Özel sektör çalışanları hariç...

Hükümetin, en büyük reformların olacağını iddia ettiği sağlık ve çalışma yaşamıyla ilgili yapılan yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesinde yaşanan sıkıntılar, iradesizliği tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

2007'de gerçekleşeceği sözü verilen sağlık reformu için sözlerin verildiği protokole imza atanlar zor günler geçirirken, yapılan çalışmalar rafta bekliyor.

Hükümete inanarak, reform adı altında bakanlığa destek veren sağlıkla ilgili sivil toplum örgütleri bir bir istifa etti. Sağlık Bakanı Eşref Vaiz, kabinede yalnızları oynarken, kabinenin desteğini alamamanın sıkıntısını yaşıyor.

Hazırlanan sağlık yasalarını reform olarak nitelendiren hükümet sözcüleri idi, yasaları askıda bekleten de onlar, neden? Başbakan Soyer'in dediği gibi, "reform, zor ve çetindir". Gelinen süreçte zor olan ve aşılması gereken çetin yol ne kaldı ki?...

Belki de özel sektör çalışanları için atılacak en önemli adım olarak görülen, işyeri ve işçilerin çalışma saatlerini düzenleyen önergede de geri adım atıldı. Çalışma saatlerinin düzenlemesiyle ilgili hazırlanan önergenin, en önemli unsuru askıda geçirilirken, bu zafiyet dev bir adım gibi gösterilmeye çalışıldı.

Hükümetin geri adım atması, sermayeye boyun eğmek olarak algılandı. Ticaret Odası'nın, pazar günleri işyerlerinin kapalı olacağı bir önergeyi kabul etmeyeceği ve sivil itaatsizliğe gideceğini açıklaması, hükümetin geri adım atmasına denk geldi. Geri adımdan sonraki söylem sertleşirken, KTÖS, önerge sahibi Sonay Adem ve önergeye destek veren; ancak, çarşambadan sonra beklemeye çekilen Esnaf ve Zanaatkarlar Odası'nı sermaye tarafından "pas pas" edilmiş olarak ilan etti. İşçi temsilcisi Dev-İş ise, tekelci sermayeye boyun eğmekle suçladığı hükümeti, önergenin doğru dürüst geçirilmemesini halka izah etmeye çağırdı.

Ek mesaileri ödenmediği için gümrük çalışanları dün eylem başlatırken, limanlarda kılavuzluk ve romorkaj hizmeti verenler de mesai saatleri dışında hizmet vermeyeceklerini bildirdiler. Hükümet de alışılagelmiş duruşunu göstererek eylem tehdidi altına girince ek mesaileri anında ödedi. Çalışanların hakkı olan ödenekler neden zamanında yapılmaz da, eylem tehdidi ortaya konulunca olmayan para ansızın yaratılıp ödeme yapılır?

Bu örnekler gösteriyor ki, güçlü olanlar hükümete tasvip etmediği hiçbir icraatı yaptıramaz. Yaşanan pratikler bu saptamayı teyit ediyor. Hükümet, en zayıf noktasını düzeltip iradesini ortaya koymadığı taktirde hiçbir ciddi icraatını gerçekleştiremeyecek.

Hayvanlarla iç içe yaşamaya mecbur edilmek

İskele'ye bağlı Ötüken köyünde ağıl sorununun çözülmemesi; insanların hayvanlarla iç içe, sağlıksız koşullarda yaşamasına yol açıyor.

Organize hayvancılık bölgesi oluşturulmamasının cezasını köy içine yapılan ağılların kıskacında yaşamını sürdüren vatandaşlar ödüyor.

Köy sakinleri, organize hayvancılık bölgesi için yetkili birimlerin somut adım atmaması ve sorunlarına çözüm talep ettiklerinde de yanıt alamamaktan yakınıyorlar.

Uzun yıllar İngiltere'de yaşadıktan sonra 7 yıl önce Kıbrıs'a kesin dönüş yapan Nedret-İrfan Hasan çiftinin Ötüken'e yaptığı evin bahçesini çevreledikleri duvar, iki hayvan yetiştiricisinin, ağıl yaparken kullandıkları duvara dönüştü.

Evinin bahçe duvarının, ağıl yapmak için kullanılması karşısındaki rahatsızlığını hiçbir kesime duyuramayan Nedret-İrfan Hasan çifti, ineklerle iç içe yaşamını devam ettiriyor

Mafyalı yaşam ve yargıcın feryadı

Ülkemizde alışık olmadığımız ilişkiler son yıllarda daha belirgin bir şekilde yaşanırken, mafya içimize daha çok girdi.

Gardiyanlar, mafya tehdidiyle görevlerini yapamadıklarından yakınırken, cezaevinde kontrolün mafyanın elinde olduğunu ilan ediyorlar.

Mali sıkıntıya girenler, tefecilerden borçlanarak batağa sürüklenirken, büyük rakamlı veya sorunlu çekler komisyon karşılığında günü gelmeden tefecilere bozdurtuluyor.

Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesi Yargıcı İlker Sertbay, tahsilatların mafya tarafından yapılmasına isyan ederken, halka mafya yerine mahkemeye başvurmaları tavsiyesinde bulundu.

Makasladık

* "Kaza Mahkemesi ve ardından Gençlik Merkezi'nin kapatılması; Güzelyurt'taki sivil toplum örgütlerini harekete geçirdi. Örgütler, bölgenin hükümet tarafından üvey evlat muamelesine tabi tutulduğunu savundu" (Demokratbakış, 30 Ocak)

* "Mahkemelerin yetkisini kullanarak tahsilata başladınız. Ülkemizde bozulmayan bir tek budur. Mahkemeye gitme, git falana o senin alacağını alsın gibi durumlara asla izin vermeyiz. Kimin haklı kimin haksız olduğuna bırakın mahkemeler karar versin. Aksi halde mahkemeye olan güven sarsılır" (İlker Sertbay, Kıbrıs, 31 Ocak)

* "Çalışma Bakanlığı tarafından dört büyük markette yapılan denetimlerde, işçilerin az ücretle fazla saat çalıştırıldıkları ortaya çıktı. Hafta da 40 saat çalıştırılması gereken işçilerin 48 saat çalıştırıldığı ve ek ödenek verilmediği belirlendi" (Yenidüzen, 31 Ocak)

* "Eşimi kaybettikten sonra kalbim boştu. Şimdi ikinci baharı yaşıyor gibiyim. Ne yalan söyleyim kalbimi Deniz Akkaya'ya kaptırdım... Şimdilik haberi yok, ama yakında olacak" (Saffet Soykal, Cyprus Dialogue, 1 Şubat)

* "Lefkoşa'da günler ayları, aylar yılları aratırken, Gültekin Şengör Sokak'tan Bedrettin Demirel Caddesi'ne çıkmak için saatlerce tıkanmalara oynayan sürücülerin feryadını kimse duymuyor, duymak istemiyor" (Özer Hatay, Halkın Sesi, 1 Şubat)

Yanıt Bekleyen sorular

* Çok merak ediyorum arabaların takır-tukur düştüğü çukurlar ne zaman doldurulacak? Her yağmurdan sonra vıcık vıcık çamur olmayan yollara ne zaman kavuşacağız? Yol içlerinde ölü hayvan leşlerini ne zaman görmeyeceğiz? (Başaran Düzgün, Kıbrıs, 30 Ocak)

* Anlayamadığım bir husus var. KEPAM, halkın "Askeri Kantin"lere de kayacağından bahsetmekte. Askeri kantinler sadece asker ailelerinin alışveriş yeri değil mi? KKTC halkının da alışveriş yapabildiği bir müessese nasıl olabilirler? (Radar Reşat, Starkıbrıs, 31 Ocak)

* AKP ile MHP arasında varılan uzlaşma, bu özgürlüğün sadece üniversitelerle sınırlı olmasını öngörüyor. İyi de, konu özgürlük ve insan hakları konusuysa, neden üniversite dışındaki eğitim kurumları ve diğer devlet kurumları bunun dışında bırakılıyor? (İsmail Kemal, Kıbrıs, 31 Ocak)

* Sonay Adem tek bir şeyi unutmuştur ki, o da sermaye grubunun halen ülke yönetiminde önemli oranda söz sahibi olduğudur. Bu gelişmeler ışığında KKTC'deki siyasetin her şeye gebe olduğu görüşümüzde sizce haksız mıyız? (Levent Özadam, Kıbrıslı, 1 Şubat)

* Schröder Cumhurbaşkanı Talat'ın davetlisi olarak gelirken, beraberinde bir grup iş adamı da getiriyor. Özel uçakla gerçekleşecek bu ziyaretin asıl amacı nedir? (Ömer Adal, Demokratbakış, 1 Şubat)

   1617 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
12 Kasım 2008, Çarşamba   Karşı duruşun sebebi, güvensizlik
22 Ekim 2008, Çarşamba   Kaosun ortasında kalan köyler
15 Ekim 2008, Çarşamba   Av tartışmasının tahammülsüzlüğü
01 Ekim 2008, Çarşamba   Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez
17 Eylül 2008, Çarşamba   İşkence var da?
12 Eylül 2008, Cuma   Potansiyel var, politika oluşturulmalı
11 Eylül 2008, Perşembe   Yavaş yavaş sağlık turizmiyle tanışıyoruz
10 Eylül 2008, Çarşamba   Devlet ciddiyetsizliğinin mağduru, hep halk
10 Eylül 2008, Çarşamba   Türkiye'de hedef, dünya birinciliği
09 Eylül 2008, Salı   Fakir devletler, zenginlerden hasta çekiyor



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5624 1.5699
1 STERLİN 2.3989 2.4114
1 EURO 2.0039 2.0136



YAZARLAR : .

Bener HAKERİ

Yağmur yere indi

Sevilay SADIKOĞLU

"SİZ" Adlı Sergi

Bedia BALSES

Atilla İlhan’ca Sayıklamalar

Cumhur DELİCEIRMAK

Rekabetin hazin sonu!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital