Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı
Hükümet yazı görmez
5 AIDS vakası var
2009 da kurak
Pakistan'dan yatırım girişimi
Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Üroloji Servisi'nde bir ilk daha
Vadili Belediye Başkanı, savcılığa şikayet edildi

YORUMLANANLAR
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [2]
Geri döndü [6]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]
Keklik ve turaç avı yasaklandı [5]
Güneye 6 milyon euroluk ihracat [1]



Egemen bir ülke bile saldırıya hedef olduktan sonra...

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   10 Ağustos 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Gürcistan olayı dünya gündemini birden bire değiştiriverdi. Pekin Olimpiyatları'nı dahi!.. Rusya'nın Gürcistan'a tanklarla girmesi ve savaş uçaklarının bombardımanı, Pekin Olimpiyatları'nı da gölgede bırakarak, ikinci sıraya

itiverdi.

Evet; Kafkaslar'da savaş tamtamları çalıyor. Hatta daha da ileri gidilerek savaş durumu yaşanıyor. Öteden beri Gürcistan'da özerk bir cumhuriyet olan Güney Osetya'nın, tek taraflı bağımsızlığını ilan etmesi üzerine, Gürcistan tanklarının buraya müdahale etmesi ve Güney Osetya'nın başkenti Tshinvali'ye girmesi ortalığı toz dumana kattı. Başkent yerle bir olurken, Gürcistan tek yanlı ateş kes ilan etti, ama uzun sürmeden bu kez de Rusya'nın müdahalesi gerçekleşti.

Anlayacağınız, Güney Osetya Özerk Cumhuriyeti, iki ateş arasında!.. Gürcüler, 'bozulan anayasal düzeni' yeniden tesis etme gerekçesiyle kuvvet gösterisine başvururken, Moskova'nın bu duruma seyirci kalması beklenebilir miydi?..

Avrupa Birliği ve NATO, durumdan endişeli olduklarını açıkladı, Rusya'nın NATO temsilcisi de Gürcistan'ı NATO'nun teşvik ettiğini öne sürdü.

Kısacası; bölgede bir güç gösterisidir gidiyor. Gürcistan, son yıllarda Batı'ya yaklaşırken, Rusya Federasyonu ile iyi ilişkiler içinde olduğu söylenemez. ABD ve Batı'nın, Gürcistan'ı kollaması, buna karşılık Moskova'nın da Güney Osetya'da ipleri elinde tutması, giderek artan gerginliğin nihayet savaşa dönüşmesine yetti de, arttı bile.

Daha önceleri de vurgulamıştık. Ortadoğu'dan ve de Irak'tan sonra sıranın Kafkaslar'da olduğunu yazmıştık. Nitekim de öyle oldu.

Gelinen noktada bizim üzerinde durmak istediğimiz husus, egemenliğin ve kendine güvenmenin ne denli olduğudur. Bu, Kafkaslar'daki durumdan dolayı bir kez daha kanıtlanmış bulunuyor. Egemen bir ülkeye dahi tanklarla, toplarla, savaş uçaklarıyla müdahale edilebiliyorsa, egemen olmayan bir ülkeye hayda hayda edilebileceğinin göstergesi işte Güney Osetya'da, Gürcistan'da yaşanıyor.

Ne denli haklı olursanız olunuz, ne denli bağımsızlık yanlısı olursanız olunuz, eğer kendi bölgenizde egemen değilseniz, eğer kendi topraklarınızı savunabilecek derecede gücünüz yoksa, sizin kararınıza tahammül edemeyenler gelir ve başınıza bomba yağdırır. Bunun örneği Gürcistan'da yaşanmaktadır.

Bu nedenle diyoruz ki, egemenliğin şakası yoktur. Kendi toprağınıza, kendi evinize hükmedemediğinizi görenler, kendileri hakimiyet kurmak ve egemenliklerini yaymak için tetikte beklemektedirler. Bu konuda son derece dikkatli olmak gerekir.

Daha önceleri de vurguladığımız gibi, eğer bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti topraklarında Kıbrıs Türk halkı egemen ise, Kıbrıs Türklerinin sözü geçiyorsa, yanıbaşımızda güçlü bir ordunun bulunması, kendi ayrı bölgemizde yaşam sürmemizden kaynaklanmaktadır.

Tek egemenlikte senin elinde bulunan limanlar da ortak idareye devredildikten ve de nüfus bakımından avantajlı durumda olanın sözü geçeceğinden, senin söz hakkın, senin hakimiyetin nerde kalır?.. İki kesimli derken, bizim öteden beri üzerinde durduğumuz husus, sulandırılmayan ve iki federe kanattan biri olan Türklerin, kendi bölgelerinde, Rumların da kendi bölgelerinde egemen olmalarıdır.

Adına ne denirse denilsin, olası bir uzlaşmada bu hususlar yaşamsal önem taşımaktadır.

Sonuçta, başkalarının çıkarları uğruna kendi haklarımızdan vazgeçilmesi, bizleri sonu meçhul maceralara sürükler ki, bu tünele girdikten sonra da kolay kolay çıkabilmek mümkün değildir!..

   402 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
01 Aralık 2008, Pazartesi   UBP'de bundan sonrası...
29 Kasım 2008, Cumartesi   UBP Kurultayı ve Kıbrıs Türk halkının beklentileri
28 Kasım 2008, Cuma   UBP'de son kulvara girilirken...
27 Kasım 2008, Perşembe   Hristofyas'ın attığı taşlardan başımız, gözümüz yarıldı!..
26 Kasım 2008, Çarşamba   Sarı altından ve Güzelyurt halkından ne istiyorlar?..
25 Kasım 2008, Salı   Öğretmenlerin önünde saygı ile eğilmek gerek
24 Kasım 2008, Pazartesi   Kıbrıs'ın incisi Girne'nin önündeki engeller kaldırılsın!..
23 Kasım 2008, Pazar   Yarım yüzyıldan sonra dükkânı kapatıyorsa...
22 Kasım 2008, Cumartesi   İki dost, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'un ardından
21 Kasım 2008, Cuma   Rusya'dan sevgilerle, görüşmeler kereste!..



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5624 1.5699
1 STERLİN 2.3989 2.4114
1 EURO 2.0039 2.0136



YAZARLAR : .

Bener HAKERİ

Yağmur yere indi

Sevilay SADIKOĞLU

Sonbahar...

Bedia BALSES

Atilla İlhan’ca Sayıklamalar

Cumhur DELİCEIRMAK

Rekabetin hazin sonu!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital