Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
64 bin 552 alışveriş
2 bin ağaç elektrik kurbanı
HSBC kriz içinde atılım yaptı
Bağcıl'ın 4. yabancısı Enio Da Silva
Türkiye ikinci yarıda: 2-1
Haftalık yıldız falınız
Futbolda alt yapı antrenörleri belirlendi
Sabri Ugan spor yazarları ile buluştu
TRİO
Küba Büyükelçiliği konusunda Güney'deki tartışma sürüyor

YORUMLANANLAR
Avukatlara getirilen yasak hukuka aykırı [2]
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [2]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [3]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [3]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [4]



44 yıllık ömrünün 28 yılı hapiste geçti!..

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   4 Temmuz 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Cep telefonum çaldığında sempatik ve esprili bir sesle karşılaştım.

   "Ellerinden öperim abi" diyordu o ses... "Saygılarımı ve sevgilerimi sunmak istedim. Az önce yine son yazını zevkle okudum buralarda."

   Tanıyamamıştım bu sesi.

   "Teşekkür ederim ama kendini tanıtır mısın?" dedim."Ben Kıbrıs'ın en ünlü adamıyım. Birkaç gün önce, Mağusa'da dinlediklerin üzerine, hani sen de benim hakkımda yazı yazdın ya en sonunda" dedi.

   Baktı ki kimliği konusunda hâlâ tereddüdüm var, bu kez tanıttı kendini: "Bendeniz Mustafa Serttaş. Nam-ı diğer Tavuri"

   Jeton düştü!.. Ve hayret!.. Nereden bulmuştu Tavuri cep numaramı?..

   Ama o namlı Tavuri... Gerek duymuşsa eğer, mutlaka bulur istediği adamın telefon numarasını!.. Bulur ve "çalar!.."

   Gazetelerde okumuştum ve onu cezaevinde biliyordum.

   "Hayrola çıktın mı cezaevinden?" diye sordum. "Yok abi cezaevindeyim daha... Eylül'de çıkacağım Allahın izniyle. Şu anda mahkumlara tanınan haktan yararlanarak kontörlü cezaevi telefonundan arıyorum seni" dedi...

   Kontörü tükendiği için benimle iki seanslık görüşme yapma durumunda kalan Kıbrıs'ın en ünlü sabıkalısının arama nedenlerini öğrenmekte gecikmedim...

   Birincisi, cezaevinde başına gelenleri anlatma ihtiyacındaydı... İkincisi eşi Dürdane hanımı aramamı ve ona moral vermemi istiyordu... Başına gelen bu son olaydan dolayı eşi hayli sıkıntılı günler geçiriyormuş... Üçüncüsü ise neden bu durumlara düştüğünü benim vasıtamla kamuoyuyla paylaşması gerektiğine inanıyordu...

                             *    *    *

   "Tavuri" namlı sabıkalı 44 yaşında... Tam bir cezaevi kuşu... Çünkü ömrünün 28 yılı cezaevinde geçti... 16 yaşından beri cezaevinin müdavimi!.. Anlatmaya başlıyor:

   "1982'de rahmetli Mustafa Çağatay Başbakan iken bu merkezi cezaevinin temelini atanlar arasında ben de vardım. Çünkü o günlerde de hapislik cezası çekiyordum. Temelin atılıp binanın yapılmasından sonra çok günlerim geçti bunun içinde. Ama ağabeyciğim, inan olsun bu cezaevini hiç bu seferki kadar ürkütücü ve kötü görmedim. Bunun içinde voyvoda kesilen kimi mahkumlar benim gibi bir adamı bile birkaç kez dövdü. Hiçbir şey yapmadım onlara. Sadece zevk için ve şöhretimden dolayı dövdüler beni. Kendilerini 'Tavuri'yi bile dövmüş adamlar' olarak tanıtacaklar!.. Bak sen!.. Aralarında Sudanlı Yasin Amir'in de bulunduğu birkaç mahkum ortaya atılıp beni korumasaydı oradan cesedim çıkacaktı. Çünkü ben tansiyon ve şeker hastasıyım. Sağ olsun Merkezi Cezaevi Müdürü Hüseyin Kasapoğlu beni iyi korunan bir odaya aldı da, saldırganların elinden kurtulabildim. İdare mahkumları topluma kazandırma çabasında ama, burada bazı mahkumlar terör havası estiriyor. Gardiyanlara da korku saldılar. Müdür Kasapoğlu ve ekibi asayişi sağlayabilmek için ellerinden geleni yapıyorlardı da burası tıklım tıklım mahkumla dolu. Başa çıkılabilmesi çok zor... Başbakan Ferdi Sabit Soyer Gazimağusa'da kapı komşumdur. Ona anlatamadığım bu durumları belki senin köşende okur da bu cezaevi için daha büyük facialar yaşanmadan önlem alır diye düşünüyorum..."   

   İlgililerin artık ilgileneceğini umarım... Terör yuvasına dönen Merkezi Cezaevi'nden gelen kaçıncı mesaj bu!.. Şimdi de Mustafa Serttaş gibi ünlü bir mahkum, tüm cesaretini toplayarak açıklamalarının altına imzasını da atıyor... "Esas bunları yazman ve topluma duyurman için aradım seni abi" diyor...

                             *    *    *

   İki ay sonra cezaevinden çıktığında tövbesine sadık kalacak mı?.. Bunu soruyorum Tavuri'ye... Ve şu yanıtı alıyorum:

   "Ben her seferinde tövbeme sadık kalmaya çalıştım. Ama beni böyle yapan çevredir abi... Bir de adımız çıkmış dokuza, inmez sekize... Sizin gibi büyüklerimizin yardımı ve desteği olursa belki bu kez tövbemi tutarım. Bak ben hukuk ve adalete ne kadar önem veriyorum biliyor musun?.. 17 yaşındaki kızım Kader liseyi bitirdi ve şimdi Ankara'da hukuk okuyacak... Benim ailemde ünlü hukukçular da var, bilen bilir... "

   Başka çocuğu var mı diye soruyorum...

   "Ben iki kez evlendim... En büyükleri Kader'den başka 10 yaşında Eda adlı kızım ve 8 yaşında Orhan adlı oğlum var. Evlatlarımı en iyi şekilde yetiştirip topluma kazandırma arzusuyla yanıp tutuşuyorum... Sadece ailem ve çocuklarım için yaşamak isterim bundan sorma... Tövbemi tutmakta onun için ısrarlıyım. Yeter ki çevrem bana destek olsun. Şartlanmış ve önyargılı gözlerle bana bakılmamasını dilerim. "

   Yaşamının felsefesi olarak benimsediği iki sözü duvarına da yazdığını açıklıyor bana Tavuri... Bunlardan biri "Sakın bana suçumu sormayın. Çünkü doğduğumda ben de herkes gibi suçsuzdum..."

   Öteki mi?.. Öteki de şu:

   "Her lafa verilecek bir cevabım vardır. Önce lafa bakarım laf mı diye... Bir de lafı edene bakarım adam mı diye.."

   Tavuri'ye verdiğim sözü yerine getirdim ve eşi Dürdane Hanım'la da telefonda konuştum...

   Geçmiş olsun Tavuri... Bu sefer tövbene sadık kalacağını umarım...

   Kıbrıs Türk halkının kaybedilecek bir tek bireyine bile tahammülü yoktur...

   Dilerim bu sözümü de yaşam felsefene katarsın ve toplumun seni kazanabilmesi için elinden geleni artık bundan sonra yaparsın...

                 

 

 

   488 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
12 Ekim 2008, Pazar   KÜRESEL KRİZ GELİP ÇATTI... ÇIKIŞ YOLLARI NE OLMALI?..
11 Ekim 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
10 Ekim 2008, Cuma   Yine ava ve avcılığa dair...
09 Ekim 2008, Perşembe   ŞİMDİ SİNEMA MEVSİMİ...
08 Ekim 2008, Çarşamba   GÜNCEL NOTLAR...
07 Ekim 2008, Salı   Ülkemizdeki yabancıların sorunları...
06 Ekim 2008, Pazartesi   DEVEKUŞU KÜLTÜRÜ...
05 Ekim 2008, Pazar   Güncel bir sohbet...
04 Ekim 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
03 Ekim 2008, Cuma   SİLGİSİZ RESSAMLAR... (*)



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Bener HAKERİ

Çörekli kahvaltı

Sevilay SADIKOĞLU

Kıssadan hisse... Hasan Ali Yücel

Bedia BALSES

Fotoğraflar

Beste SAKALLI

YUMUŞAK YAZILAR

Cumhur DELİCEIRMAK

Lirikler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital