|
Bugün TMT günü. TMT demek ırkçı bir vahşetin faşizmine karşı, kan-revan içinde direnmek demek. Ama hiç kimse ürpermesin. Kan ve acı edebiyatı yapacak değilim. Size direnişin güleç yüzünü sunacağım bugün.
TMT direnişimize ilişkin yığınla gülümseten ama ayni zamanda düşündüren anımız var. İşte onlardan sevimli bir demet:
50'li yılların sonunda Türk-Rum karma mahallesi Tahtakala'da korku dolu günler yaşanmakta.
EOKA'cılar bölgedeki egemenliklerini dayatmak için Türklere sık sık saldırmakta... Silahlarını, bombalarını konuşturmakta... Aileleri tehdit etmekte...
Yeni kurulan TMT, oradaki Türk gençlerini örgütleyerek savunma hattı hazırlığına girişir. EOKA'cıların Tahtakala'daki toplanma yerlerinden olan Olimpiakos Spor Kulübü'nün önünde uyarı niteliğinde bir ses bombası patlatma kararı alındığında, görev en genç direnişçilerden Oktay Ramiz'e verilir. Gizlilik içinde yerleştirilen bomba büyük gürültüyle patlar. İnsanlar panik içinde sokağa dökülür. Daha teşkilâtçılıkta çok acemiyiz!.. Ünlü kasap Mağusalı Hüseyin Efendi ortaya atılıp mahallenin Türk sakinlerini yüksek sesle sakinleştirir:
"Korkmayın be gardaşlar... Bombayı bu kez EOKA'cılar değil, bizim Oktay'cık patlattı!.."
Ondan sonra neler mi oldu?.. Dilerseniz Oktay Ramiz'den soruşturun!..
Kanlı Noel katliamıyla ilgili ilk fotoğrafları ve haberleri dünyaya ulaştıran merhum gazeteci Ömer Sami Coşar... TMT'nin önde gelen destekçilerinden... Rumlar tarafından mimlenir. Adaya giriş çıkışlarında yakından izlenmekte.
EOKA'cıları işletmeyi kafasına koyan Coşar, bir seferinde İstanbul'dan Kıbrıs'a uçmadan önce Lefkoşa'daki bir TMT'ci dostuna güvenilmeyen kanaldan bir haber uçurur: "Beklenen önemli malzemeyi beraberimde getireceğim."
Mesajı istihbar eden EOKA'cı polisler, artık Ömer Sami'ye suçüstü yapacaklarının sevinciyle Lefkoşa Havaalanı'nda sıkı önlem alır. THY uçağı iner! Ablukaya alınan "TMT'nin adamı" göstermelik bir panik içinde!.. Valizler özel bölmede açılır. Ve Rum gazetecilerin flaşlarıyla birlikte Coşar'ın kahkahası da patlar: Valizlerde kangal kangal sucuktan başka bir şey yoktur!.. Görüntüler Rum basınında değil ama Türk basınında yayımlanır.
Rum'un Kanlı Noel saldırıları tüm şiddetiyle sürerken, mermi sıkıntısı ve silah yetersizliği TMT'ye Lefkoşa'da zor saatler yaşatmaktadır. Direniş siperlerine en yoğun atışlar, Ledra Palace'daki EOKA mevzilerinden gelmekte.
Önemli TMT karargahlarından Çetinkaya'ya yağmur gibi mermi, havan, roket düşmekte. Lefkoşa Serdarı merhum Kemal Şemi, bir savaş oyununa girişmeye karar verir. Kentin orasında-burasında İngilizlerden kalma antika toplar vardır. 23 Aralık 1963 gecesinin zifiri karanlığında o topları Çetinkaya Burcuna taşıtır.
Namluları Ledra Palace'a yöneltir.
24 Aralık'ın ilk ışıklarında, üzerlerine yönelen bir düzine top namlusuyla yüzleşen EOKA silahşörleri, yalnız silahlarını değil, saldırı üssüne döndürdükleri ünlü oteli de bırakarak tabana kuvvet!..
Kemal Şemi'nin antika toplarının birkaçı, o günlerin anısı olarak hâlâ Çetinkaya Burcu'nda yatmaktadır.
(Arşivden)
|