|
* Elektrik kesintileri arasında verilen müjde: Rum'a elektrik satacakmışız!... Yok devenin başı!.. Atmayın gardaşlar da, din gardaşıyız!...
* Başbakanımızla Maliye Bakanımızın hasır şapkalı fotoğraflarını çok beğendim... Meksika'da çekilmiş ekzotik bir filmin karesindeymişler gibi duruyorlar...
* Dr. Bülent Dizdarlı "Kamu Sağlık Çalışanları Yasası"nı "Prematüre doğum" olarak nitelendirdi... Yani bebek küvezde!.. Bakalım nasıl yaşatılacak...
* Akdeniz köyünde define kazısı yapan adam suçüstü yakalandı... Çok yazık!.. Bir Monte Kristo kontuna sahip olmamıza ramak kalmıştı...
* Kazılmadık yerini bırakmadık şu güzelim adanın... Kimisi define arar, kimisi eski eser, kimisi su, kimisi çakıl, kimisi kireç ... Kimisi de katliam cesedi...
* Başbakanımızdan orijinal bir görüş daha: "Hammer kullanmak hak, vergisini ödemek zarurettir." Tabii ki bu zaruret, Mayk Hammer için de geçerli...
* Şu paradoksa bakınız... Koskoca Mağusa yöresinin telefonları birkaç gün boyunca "tık" demezken, ilgili bakanımız iletişimde çağı yakaladığımızı ve "kablosuz telefon" dönemine girmek üzere olduğumuzu açıklıyor...
* Yine de o projenin yürürlüğe konmasında isabet var...Yeri kazan dozerlerin boyuna telefon hatlarının canına okuduğu bir ülkede bize en yakışanı "kablosuz telefon"dur...
* Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Canan Öztoprak "Çocukları özel derslerde yormayın" dedi... Resmi derslerde yorulsalar, özel derslerde yorulmalarına gerek mi kalır Bakanım?..
* İnsanların aşırı ilgisi Mars'ı tedirgin etmişe benziyor. 27 Ağustos'ta insanlara fena halde görünecek!.. O gece gökyüzünde ayın yerini alacak!..
* Gerçeğin de, insanların da iki yüzü vardır...
* "Bazı insanlar sadece alınan yasal kararlara engel olmak konusunda kararlıdır" Brendon Francis.
* En sonunda bu ülkenin bozuk düzeni özgür eşekleri de trafik canavarına dönüştürdü...Eşek trafik canavarları Karpaz'da ilk kurbanlarını aldı!..
* Eskiden yaz mevsimlerinde ara yağmurlar yağardı... Şimdi nerede o günler!.. Ara yağmurlarını ara ki bulasın!...
* Angut Tangut ağustosböceklerinin serenadından çok etkileniyor... Bakınız, duygulanarak bir de şiir yazmış: "Zirziro zir zir ediyor / 'Sus lan biraz' desem / 'Zor abi, zor'diyor..."
* Vahşice su harcıyormuşuz!.. Suyumuz bu gidişle tümden suyunu çektiğinde asıl vahşet işte o zamandır... Kıbrıs'ta vahşi bir yaşamımız olacak...
* Behçet Kemal Çağlar bir şiirinde Beşparmalar'ı düşmanlarının yüzüne şamar atan avuca benzetmişti... Merhum Çağlar, o dağın şimdiki halini görse acaba neye benzetirdi?..
* Geçen hafta çene cerrahı yazar arkadaşımız Dr. Filiz Besim'e "Dişleri sökülüp şimdi de çenesi oyulan zavallı Beşparmaklar'a cerrahi müdahale gerekir mi" diye sormuştum. Doktorumuzdan yanıt geldi: "O cerrahi müdahale Beşparmaklar'a değil, duyarsız beyinlere yapılmalı.."
* Sahte doktor hastalanmış!.. Onu sahte bir doktora tedavi ettirmeli...
* Yurt dışına gidenlerimizin dönüşte söyledikleridir: "Kalbim orada kaldı!.." Sevgili Necdet Ergün'ün kalbi de Capri'de kalmış... Bu gidişle tüm kalpler dışarıda olacak, Kıbrıs kalpsizlerle dolacak..
* Bosna katliamlarının sorumlusunu yakalayıp adalete teslim etme konusundaki duyarlılık Kıbrıs katliamlarının sorumluları için neden gösterilmez?...
* Ve şiir... Ya da rübai... Ömer Hayyam'dan: "Var mıdır dünyada günah işlemeyen, söyle; / Yaşanır mı hiç günah işlemeden; söyle; / Bana 'kötü' deyip kötülük edeceksen,/ Yüce Tanrı, ne farkın kalır benden, söyle..."
|