|
"Odyoloji" ne demek?... Acil desteğine ihtiyaç duyanlarımız bile bu bilimin yabancısı..."Odyoloji", Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı bünyesinde kurulan, kişilerin işitme kayıplarını saptayan, işitme kaybının miktar ve cinsini tayin eden ve gerektiği durumlarda rehabilitasyonunu yapan bilim dalıdır... Artık bizim de iki gencecik odyoloğumuz var. Ve bu bilim dalından yararlanmak durumundaki hastalarımızla bebeklerimizin sağlık sorunlarına sınırlarımız dışında çözüm arama devri kapanıyor. İki odyologumuzdan biri Hatice Garabli... Köşemin konuğu oldu bugün... Amacım onun ağzından odyoloji bilim dalına ilişkin okurlarımı aydınlatmak...
Odyolog'un hekim olmadığını Hatice Garabli'den öğreniyorum. Genç odyolog, temsilcisi olduğu bilim dalının görevlerini şöyle özetliyor:
"İşitme kayıplı yetişkin ve çocukların klinik değerlendirilmesi, tanımlanması ve gerekli rehabilitasyonun yapılması; yeni doğan bebeklerde işitme taramaları; gerekli cihazların kullanılmasıyla işitme ve denge sistemlerinin klinik değerlendirilmesinin yapılması... Konuşma ve ses bozukluklarının rehabilitatif ve habilitatif tedavi programlarının planlanması ve uygulanması... Ki bu bağlamda şu durumları sayabilirim: Akıcı konuşma bozukluğu ve kekemelik; artikülasyon bozukluğu; fonolojik bozukluk; gecikmiş konuşma; ses bozuklukları; nörolojik ve santral konuşma bozuklukları"
Bebeklerin konuşma ve dil yetenekleri yaşamın ilk birkaç ayında hızlı gelişir. Konuşmanın öğrenilmesinde en önemli unsur normal işitme duyusuna sahip olmaktır. İşitme kaybı, derecesi ne olursa olsun, çocuğun konuşma ve dili öğrenmesini olumsuz yönde etkilemesinin yanı sıra, sosyal ve duygusal sorunlara da yol açar. Uygun ve doğru amplifikasyon uygulanmayan orta derecede bir işitme kaybı bile çocuğun günlük konuşmalarının %50'sini kaçırmasına neden olurken, ileri ve çok ileri dereceli işitme kayıplılarda iletişim becerisi daha ciddi boyutlarda engellenmektedir. İşitme kaybı olan çocuğun konuşmasının anlaşılabilirliği ise işitme kaybının derecesi ile orantılıdır. Sık görülen işitme kaybına erken dönemde tanı konulamaması, işitme engelli çocuğun konuşma ve lisan gelişiminde gerilik, akademik performansında zayıflık, kişisel ve sosyal uyumsuzluğun yanı sıra duygusal bozukluklar gibi insanı yaşam boyu etkileyen engellilik durumuna yol açar. İşitme kaybı erken saptanır ve gerekli önlemler alınırsa, bebeğin konuşma ve lisan gelişimi normal veya normale çok yakın olur... Bu nedenle yeni doğan bebeklerde işitme taramaları, tüm dünyada odyologlar tarafından yapılmaya başlandı.
Sadece bebeklerde mi?.. Birçok erişkinde de işitme kaybının bir sorun olarak karşımıza çıkmakta olduğuna parmak basıyor Hatice Garabli. Yaşın ilerlemesiyle işitme kaybının sıklığının da artmakta olduğunu belirterek şunları söylüyor: "65 yaş üstü pek çok insanda, 80 yaş üstü hemen her insanda, işitme kaybı mevcuttur. İşitme desteği işitme kaybını önemli ölçüde geri kazandırır. Hastanın diğer insanlarla daha iyi iletişim kurmasını, sosyal hayatta ve ailesinde daha aktif konumda olmasını sağlar."
İşitme cihazının seçimi de odyolog denetiminde yapılmalı... Çünkü İşitme cihazının seçimi hastadan hastaya farklılık göstermektedir. İşitme cihazı, yalnızca işitme kaybı derecesine göre verilmez. Sadece işitme kaybının derecesi değil, şekli, cinsi ve dahası kişinin ihtiyaçları da önemlidir. Örneğin, gürültülü ortamda çalışan kişinin, gürültüyü bastıran bir alet kullanması gereklidir. Veya işitme cihazı seçiminde, kulak kanalının hacmi ve kulak kalıbının şekli de önem taşır. Bunlar işitme cihazının özelliklerini değiştirir. Kişinin işitme kaybının cinsi de önemli. Aynı işitme özelliklerine sahip iki kişinin bile aynı işitme aletinden yararlanması mümkün olmayabilir. Biri memnun olur, diğeri olmaz. Kişinin algılamasının da önemi vardır. İşitme aletinin seçimi, mutlaka kişinin üzerinde yapılmalı. Hangi aletle daha iyi duyuyorsa, hangi aletle daha memnunsa onu kullanmalıdır.
Odyolog Hatice Garabli'ye işitme kaybı için doktora ne zaman gidilmesi gerektiğini sorduğumda aldığım yanıt şu:
"Normal konuşmayı duymada zorlanma başladığında hemen doktora gidilmeli. Hangi durumlardır bunlar?.. İnsanların ne söylediğini anlayabilmek için onların yüzünü dikkatlice izlemek gerekiyorsa; insanlara söylediklerini tekrarlatma,
TV veya radyonun sesini aşırı açma ihtiyacı duyuluyorsa... Konuşurken insanların fısıldadığı hissi uyanıyorsa... Kulakta enfeksiyon, ağrı veya çınlama olursa... Duymaya çabalarken yorgunluk ve rahatsızlık hissedilirse... Telefonla konuşurken bir kulak daha iyi duyabiliyorsa..."
Hatice Garabli'nin verdiği bilgiye göre, yaşla birlikte kulaktaki fiziksel değişimler, kulakta enfeksiyon veya travma, aşırı yüksek sese maruz kalma, kalıtsal nedenler ve zararlı olduğu bilinen ilaçların kullanımı işitme sorunlarını tetikleyen başlıca nedenlerdir...
Odyolojinin "klinik" ve "eğitim" olmak üzere ikiye ayrıldığını açıklıyor Hatice Garabli. "Ben klinik odyologum. KKTC'de tekim. Bir arkadaşım daha var, o da tek eğitim odyologumuz" diyor. Klinik odyologun işitme testini, cihaz seçimini, cihaz ayarlamasını ve bunun yanında konuşma terapisini yaptığını öğreniyorum. Eğitim odyologu ise cihaz takan insanların cihaza adaptasyonundan ve onların konuşma eğitiminden sorumlu.İki odyologun birbirleriyle koordineli çalışması gerekir..
1983 doğumlu Hatice Garabli... Güzelyurt'taki ilk ve orta eğitiminden sonra Ankara Başkent Üniversitesi'nde Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümünü bitirdi. Daha sonra Hacettepe Üniversitesi Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları Bölümü'nde yüksek lisans eğitimi aldı. Şubat 2008'de, ilk KKTC'li odyolog olarak mesleğini icra etmek üzere ülkeye döndü... Doktor bir babanın; Pediatrist Hasan Garabli'nin kızı...
|