|
Sn. Ahmet Tolgay;
4 Ağustos 2008 tarihli Kıbrıs Gazetesi'ndeki "Doktorların Dünyası... Bir Doktorun Kaleminden..." başlıklı yazınızı dikkatlice okudum. Serbest Çalışan Hekimler Birliği adına aktaracağım görüş ve düşünceler Sn. Dr. Özlem Gürkut'a cevap mahiyetinde olacaktır. Eminim köşenizde yer vereceksiniz.
Öncelikle belirtmek isterim ki, Serbest Çalışan Hekimler Birliği ülkemizde sadece kendi nam ve hesabına çalışan hekimleri, yani hakikaten serbest çalışan hekimleri, temsil etmektedir. Bizler sağlığı bir bütün olarak düşünmekteyiz. Kamu ve özel sektör birbirleriyle koordineli olarak çalışmalı ve toplumun sağlığı ile iştigal etmelidir.
Ülkemizde maalesef devletin kontrolündeki kamu hastanelerinde hekimler birbirleriyle adeta rakip olarak çalışmaktadır. Geçirilmek istenen Kamu Sağlık Çalışanları Yasası'nın bazı maddeleri 44 (3) ve 44 (4) bu durumu daha da perçinleştirecek ve aynı serviste çalışan hekimleri yasal olarak rakip haline getirecektir. Böyle bir durumda hastane servislerinde nasıl bir ekip çalışması bekleyebilirsiniz? Bu şekilde bir çalışma düzeni hangi çağdaş ülkede var? Herhangi bir şikâyetle hastaneye başvuran hastaları ticari rekabet düşüncesiyle nasıl sağlıklı bir şekilde tedavi edeceksiniz? Şu andaki mevcut düzenin sağlıksız olduğu, hastanelerde tam gün çalışma düzeninin çağdaşlık gereği olduğunu sanki bilmeyen mi var. Kamu hekiminin özlük haklarını en az Avrupa ülkelerindeki kadar karşılayan, kamu sağlık kuruluşlarının tam gün çalışma nizamında çalışmasını sağlayan çağdaş bir kamu sağlık çalışanları yasası hemen hemen herkesin kabul ettiği bir şeyken nasıl oluyor da bu hedef devletin maddi yetersizlikleri öne sürülerek, bir çırpıda yok ediliyor? Bu şekilde halkın sağlığıyla oynanmıyor mu? Kamu Sağlık Çalışanları Yasası bu şekliyle mevcut durumda belirgin düzelme sağlayacağı görüşü yanlıştır. Hatta sağlıktaki kargaşa daha da artacaktır. Sağlık alanındaki tüm sendika ve birliklerin başlangıçta katkıda bulunduğu yasa ile şimdi ortaya çıkan yasa arasında çok ciddi fark olduğu aşikârdır. Dolayısıyla bu konuda kimsenin yanıltıcı olmaya hakkı yoktur. Yasa son halini alana dek kapalı kapılar ardında birçok kez değişikliğe uğramıştır.
Öte yandan Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilen yasa tasarısının 44 (3) ve 44 (4) maddelerinin kamuda çalışan hekimlere yasal yoldan çalışma saatleri dışında özel çalışma hakkını vermesiyle kamudaki genel çalışma düzeni bozulacak ve kamuda tamir edilmesi güç bir kargaşaya yol açacaktır. Belirli bir zümreye ayrıcalık tanıyan bu yasa maddelerinin, Anayasa'sının eşitlik ilkesine aykırı olduğu kanaatindeyiz. Bu konudaki hukuksal sürece herkesin saygı göstermesi gerekmektedir.
Kamu Sağlık Çalışanları yasa tasarısında 103. maddede belirtilen günlük çalışma saatlerinin uygulanabilirliği ve denetimi tartışmalıdır. Deniliyor ki yeni yasayla hekimin hastanedeki çalışma saatleri artırılacak (35 saat /hafta ). Yani bu durumda 8.00'de işbaşı yapan kamu hekimi saat 15.00'e kadar çalışmak zorunda kalacak. Acaba bunun alt yapısı oluşturuldu mu? Çalışma başlama ve bitiş saatleri ile dinlenme süresi bu yasada net olarak belirtilmemiştir. Kamu Çalışanları Yasası'ndan kopya edilen bu madde zaten halen kamu hekimleri için yürürlükte olan yasa maddesidir. Yani iyileştirme diye gösterilen şey zaten olması gerekendir. Esas anahtar kelimeler uygulama ve denetimdir. Bunların olmaması halinde yeni yasayla da çalışma saatleri ilgili bir iyileşmenin olacağı sadece hayalle iştigaldir.
Hekimlik mesleği ister kamuda ister özelde olsun özveri isteyen bir meslektir. Özlük hakları ile ilgili kamu hekimlerinin talepleri haklı karşılanabilir. Elbette hekim arkadaşlar her nerede çalışıyorlarsa çalışsınlar uygun koşullar sağlanmalıdır. Ancak hiçbir neden belirli bir zümreyi üstün kılarak hukuksal yönden haklı olamaz. Anayasamız böyle durumlarda herkesi bağlar.
Özlem Hanım diyor ki: "Serbest çalışan hekimlerin haklarını ve çalışma şartlarını belirleyecek olan yasa, 'Özel Hastaneler Ve Klinikler Yasası' olmasına rağmen, bu yasa hakkında en büyük muhalefeti yapanlar arasında serbest çalışan hekimlerin bulunması da ilginçtir." Şunu açıkça ifade edeyim ki bizler Kamu Sağlık Çalışanları Yasası'nın eşitsizlik yaratan sadece 44 (3) ve 44 (4) maddelerinin iptalini savunuyoruz. Ülkemizde halen gerçekten serbest çalışan hekimlerin mesleki anlamda mevcudiyeti, yukarıda bahsi geçen yasa maddeleriyle tehlikeye girmiş ve ciddi bir eşitsizlik ortaya çıkmıştır. Bu nedenle hukuksal yönden hakkımızı aramamız, kendimizi ifade etmemiz kimseyi rahatsız etmemelidir. Kaldı ki, kamu Sağlık Çalışanları Yasası bugünkü haliyle onaylanırsa kamu hekimleri öğleden sonra ikinci iş olarak serbest çalışabileceğinden "Özel Hastaneler ve Klinikler Yasası" da herhalde onlar için hazırlanacaktır. Herhalde böyle komik bir durum sadece bizim ülkemizde mümkün olabilecektir.
Özet olarak yeni kamu sağlık çalışanları yasa tasarısı daha iyi bir çözüm üretmiyor. Hatta endişemiz kargaşayı daha çok artıracağıdır.
Saygılarımla,
Dr. Kandemir Berova
Serbest Çalışan Hekimler Birliği
Başkan
|