|
Mektup, bir yazım üzerine Emekli Sayıştay Başkan Yardımcısı İ. Rauf'tan geldi. Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı ile Sayıştay Başkanlığı arasındaki ilişkilerin nasıl yürütülmesi gerektiğini açıklayan İ. Rauf'un satırlarını okuduğunuzda, devleti sarmalına alan ciddiyetsizliğin yeni ve ciddi örneklerinden biriyle daha yüzleşeceksiniz.
Devlet malını deniz misali hortumlayanlar nasıl ellerini kollarını sallayıp pervasızca dolaşabiliyorlar?.. Dahası nasıl terfi bile alabiliyorlar?.. Sayıştay raporları değerlendirilip sonuçlandırılacak yerde neden "arşiv" denen çöplüğe atılmaktadır?.. Boyuna devleti hortumlayıp hiçbir ceza görmeyenler, bunun cesaretini hangi yasal boşluklardan alıyorlar?.
Tüm bu yüz kızartıcı durumların yanıtları işte bu mektupta...
Çünkü efendim, şimdiye kadar Meclis Başkanlarının hiçbiri Sayıştay raporlarının ciddiyetle ele alınmasını gerektiren yasal mekanizmayı oluşturmamış... O mekanizma olmayınca da, arşivin tozlu raflarına atılan Sayıştay raporlarının sayısı 116'yı bulmuş!...
İ. Rauf, yıllarını Sayıştay'da geçirmiş deneyimli bir bilirkişi olarak bu sorunun çözümüne yardımcı olmaya hazır. İletişim adresini ve telefon numaralarını da veriyor. Adresi "26 A Osman Paşa Cad. Lefkoşa." Telefon numaraları ise "0 (542)-881 1031 ve 825 25 82"
Bakalım malları denize, yemeyenleri de kerize dönüşen devletin hangi makamı bu ciddi konuyla ilgilenmeyi görev bilecek...
İşte mektup:
"Sayın Ahmet TOLGAY;
15 Ağustos 2008 tarihli 'Devlet Malı Deniz, Yemeyen Keriz' başlıklı yazınızda Dilek Çetereisi'nin haberine atfen, Sayıştay raporlarının Cumhuriyet Meclisi'nde hiç değerlendirilmediğini ve zerre kadar ciddiye alınmadığını dile getirdiniz...
Sayıştay Başkanının atanması, ihracı, rapor yazma şekli ve raporların Meclis tarafından nasıl değerlendirileceği konusunda muhtelif vesilelerle medyada açıklamalarda bulundum. Fakat ilgili hiçbir makamdan bu konuda tepki almadım.
Sayın Tolgay, Meclis Başkanı'nın açılış konuşmasında askıda kalan 116 Sayıştay raporunun ciddi biçimde ele alınmasını beklediğinizi belirtiyorsunuz.
Hakikatte Meclis Başkanı'nın evvela Meclis Tüzüğünde bir 'Halk Hesapları Komitesi' oluşturulmasına ilişkin değişiklik yaptırtması gerekir. Tüzükte bu değişiklik yapıldıktan sonra Meclis Başkanı Mecliste bulunan parti üyelerinden bu 'Halk Hesapları Komitesi'nin üyelerini tayin ettirmeli. Bu komitenin başkanı muhakkak muhalefetten olmalıdır. Komite'nin oturumlarında Sayıştay Başkanı Komite Başkanı'nın hemen yanında yer almalı ve teknik konularda ona yardımcı olmalıdır.
Esasta Sayıştay Başkanı, Komiteye oturumlardan hemen önce o gün değerlendirilecek mevzuat hakkında bilgi vermelidir. Her oturumda, Komite'nin işleyeceği her dosya hangi bakanlıkla ilgiliyse o bakanlığın müsteşarı, müdürleri ve yardımcıları oturumlara çağrılmalı ve dosyada ifşa edilen usulsüzlükler veyahut yolsuzluklar hakkında onlardan izahat istenmelidir.
Bu oturumlarda aynı zamanda Maliye Bakanlığı'ndan da bir ekip hazır olmalı ve gerektiğinde onlardan da izahat istenmelidir.
Komitenin oturumlarını tamamlamasından hemen sonra Sayıştay Başkanı'nın katkısıyla ve değiştirilmiş iç tüzüğün öngöreceği gibi, Komite Meclis Başkanı'na oturumlarda varılan sonuçları içeren bir rapor sunmalıdır. Müteakiben Meclis Başkanı kendi görüşlerini de içeren bir rapor hazırlayıp burada Başbakan'a ve Maliye Bakanı'na gerekenin yapılması için bilgi verir ve tavsiyelerde bulunur.
Hakikatte şimdiki Sayıştay Başkanının tayini, rapor yazma ve raporların takdimi hatalıdır. Sayıştay Başkanı Cumhurbaşkanı tarafından atanmalı ve raporlarını teker teker Meclis'e takdim etme yerine teftiş ettiği yılın hesaplarında gördüğü usulsüzlük ve yolsuzlukları yılsonunda bir kitap halinde Devlet Basımevi'nde bastırmalı ve değişecek anayasaya göre muayyen bir zaman içinde Cumhurbaşkanı'na takdim etmelidir. Cumhurbaşkanı da, raporu yine belirlenmiş bir zaman içerisinde Meclis'e havale etmelidir. Rapor Meclise havale edildiği ve Meclis Başkanı tarafından genel kurula sunulduğu gün Sayıştay raporu bir halk dokümanı olarak Devlet Basımevi tarafından satışa çıkarılmalı.
Böylelikle Sayın Tolgay, devletin bir yıllık muhasebe ve murakabe işlemleri halkın da bilgisine getirilmiş ve 'şeffaflık' dediğimiz olay da gerçekleşmiş olur. Saygılarımla.
İ. RAUF
Emekli Sayıştay Başkan Yardımcısı."
|