Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı
Hükümet yazı görmez
5 AIDS vakası var
2009 da kurak
Pakistan'dan yatırım girişimi
Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Üroloji Servisi'nde bir ilk daha
Vadili Belediye Başkanı, savcılığa şikayet edildi

YORUMLANANLAR
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [2]
Geri döndü [6]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]
Keklik ve turaç avı yasaklandı [5]
Güneye 6 milyon euroluk ihracat [1]



GÜNCEL NOTLAR...

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   8 Ekim 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

 "Güncel Bir Sohbet" başlıklı yazımda eksik kalan kimi bilgi, TAK olayının içindeki bazı arkadaşlarım tarafından dikkatime getirildi... Kendilerine teşekkür ederim...

   Buna göre Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) bültenleri ilk kez paralı olmadı... TAK bültenlerinin medyaya ücretsiz dağıtımı Hakkı Atun'un başbakanlığı ve merhum Mehmet Ali Akpınar'ın K.T.Gazeteciler Birliği başkanlığı döneminde yapılan girişimlerle sağlanmıştı... O güne dek abonelik ücretleri TAK'a ödenmekteydi... Ücretsiz ödeme medyaya devlet tarafından yapılan bir jestti... Ancak, ücretsiz dağıtım döneminde de, TAK parasını Maliye Bakanlığı kanalıyla devletten almayı sürdürdü...

   Ülkemizin kurumsallaşmış en büyük haber ajansı olan TAK'la sözleşme imzalamadıkları için hafta başında abonelikleri kesilen bazı yayın organlarının TAK'ın doğrudan desteğini almadan yayınlarını sürdürebilmeleri de mümkün.... Sayfalar boş kalmaz herhalde!.. İnternet sayfalarından ya da başka kanallardan TAK bültenlerindeki işlerine gelen kimi haberleri alabilme olanağına da sahip bu yayın organları... Nitekim bu olanağı kullanmaya başlayanlara da tanık oluyoruz...

   TAK'a yapılan saldırılarda kantarın topuzunu kaçırmamak ve kimi hassasiyetleri de göz önünde bulundurmak gerek... Oradaki haber emekçisi arkadaşların özverileri nasıl ıskalanır çalakalem gidilirken?..

                        *    *    *

   Güncel diğer bir konu, BELÇA'nın iflasa sürüklenmesi...

   PEYAK'tan sonra BELÇA da mı güme gidecek?..

   Ki bu kurumlar piyasanın denetleyici mekanizmaları olarak devreye konulmuşlardı...

   Bankasıyla birlikte batırılan ve hiç kimseden bugüne dek hesabı sorulmayan PEYAK da, şimdi iflasın eşiğine getirilen BELÇA da, halkın birikimleri emirlerine verilen, kimlikleri malum büyük sendikalara kurdurulmuştu...

   Toplumsal sorunlar söz konusu olduğunda mangalda kül bırakmayan ve eylemleriyle toplumsal hakların muhafızı kesilen bu sendikalar, toplumun çıkarlarını en etkin biçimde kollaması gereken kurumları yaşatabilme becerisini gösteremediler...

   Bunlardan bu kadar!..

   Demek ki lafla peynir gemileri yürümüyor!..

   BELÇA'nın temellerine dinamit koyanlar da bizatihi bu sendikaların ağaları...

   Kapılar açıldığında Güney Kıbrıs'tan alışveriş yaptıklarını topluma duyuran, o taraftan getirdikleri hıyarlar ve domateslerle gösteri yaparak "Güney bizden çok daha ucuz" diye karşı çarşının reklamını yapanlar bunlar değil miydi?...

   Hem BELÇA gibi bir kuruluşun idamesinden ve geliştirilmesinden sorumlu olacaksın ve hem de halkı BELÇA'dan ve Türk çarşısından alışveriş yapmamaya teşvik edeceksin!..

   Altı önemle çizilmesi gereken ibret verici bir paradoks bu!...

                              *    *    *

   Başkent Lefkoşa'nın çözüm bekleyen bunca sorunu varken, Belediye Başkanımız Cemal Bulutoğluları yine öncelikli konusunu gündeme getirip herkesi hayrete düşürdü...

   Efendim; başkentin sorunu büyük bir cami imiş ve öyle bir camiin inşası için kolları sıvamış!.. Fesüphanallah!.. Herhalde inşa edeceği o ulu ibadetgahın adını da SULTAN BULUTZADE CAMİİ koyacak!..

   Cemal Bey'in aklına bu dahiyane projeyi koyanlar astronomik ücretler ödediği danışmanları mı, yoksa mantığın önünde giden hayal gücü mü?..Tanrı'ya hoş görünmek istiyorsa lütfen şu Lefkoşa'nın dağ gibi büyümekte olan beledi sorunlarına ve yarım bıraktığı acil projelere baksın ve de Lefkoşalıların hayır duasına hak kazansın...

   Mesela şu anda ben Ortaköy'deki evimde bu yazıyı yazarken bir yandan küpdüşenlerin ve envai sineğin amansız saldırısından korunmaya çalışıyorum, bir yandan da çalışma odamın ikinci kat penceresinden "Kitapçı Lütfi Bey Sokak"tan toz duman içinde geçmeye çalışan arabaların çukurlarla dansını izliyorum... Ve Şu anda yazımı okuyanlar da kimbilir başkentimizin hangi kronikleşen sorunlarıyla yüz yüzedirler... 

   Tam 12 camili şu şehr-i Lefkoşa... Yani yeteri kadar ibadetgahı var... Ama, belediye sorunlarını çözebilecek yeterlikte irade erbabı yok bu şehr-i hercümerçte...

   Tanrı'nın indinde de, halkın indinde de irade sahibi olunuz efendim, irade!...

                              *    *    *

   Telekomünikasyon Dairesi Sesli Yanıt Sistemi'nden telefon borçlarını öğrenmek isteyen vatandaşlara hiç borcunun olmadığı bildiriliyor!..

   Tabii ki bu müjdeye sevinemiyor vatandaş... Apışıp kalıyor!.. Çünkü kaç zamandır telefon borcunu ödemediğinin bilincinde...

   Nitekim kalkıp veznelere gittiğinde biriken yüklü borç alnına dayatılıyor vatandaşın!..

   "Bu ülkede bozulmayan hangi sistem kalmış ki, sesli yanıt sisteminden hayır beklersin!" diyeceksiniz... Deyiniz, yerden göğe haklısınız!..

                              *    *    *

   Kermiya'daki LEMAR mağazası çevresinde oturan vatandaşlardan geldi şikayet... Geceleri el ayak çekildikten sonra mağazanın parkına arabalarıyla toplanan kimi gençler motor, egzoz ve lastik gürültüleri arasında saatlerce otomobil atraksiyonları yapmakta, ortalığı birbirine katmakta... Gürültüler kilometreler ötesinden duyulduğu halde bu duruma ne mağaza güvenlik görevlileri müdahale etmekte, ne de polis!..

   Olmuyor ama!.. Üstelik dağ başında bile bu tür tehlikeli oyunlara gerekli önlemler alınmadan izin verilmez...

   501 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
01 Aralık 2008, Pazartesi   DERVİŞ BEY'İN DÖNÜŞÜ...
30 Kasım 2008, Pazar   SUZAN'I KOCASININ ÜZERİNE GÖMDÜK
29 Kasım 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
28 Kasım 2008, Cuma   TÜM ZAMANLARIN EN İYİ AŞK FİLMİ...
27 Kasım 2008, Perşembe   "PADİŞAH 2008": ATATÜRK OLMASAYDI...
26 Kasım 2008, Çarşamba   DÜNYA MERSİN'E, BİZ TERSİNE...
25 Kasım 2008, Salı   ALTERNATİF ENERJİ ÜRETİMİ...
24 Kasım 2008, Pazartesi   GİRNE YAT LİMANI SAHİPSİZLİĞE TERK EDİLEMEZ...
23 Kasım 2008, Pazar   GECİKEN BİR YEMEKTE NAİL ATALAY'LA...
22 Kasım 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5624 1.5699
1 STERLİN 2.3989 2.4114
1 EURO 2.0039 2.0136



YAZARLAR : .

Bener HAKERİ

Yağmur yere indi

Sevilay SADIKOĞLU

Sonbahar...

Bedia BALSES

Atilla İlhan’ca Sayıklamalar

Cumhur DELİCEIRMAK

Rekabetin hazin sonu!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital