Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı
Hükümet yazı görmez
5 AIDS vakası var
2009 da kurak
Pakistan'dan yatırım girişimi
Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Üroloji Servisi'nde bir ilk daha
Vadili Belediye Başkanı, savcılığa şikayet edildi

YORUMLANANLAR
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [2]
Geri döndü [6]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]
Keklik ve turaç avı yasaklandı [5]
Güneye 6 milyon euroluk ihracat [1]



TÜRKİYE'DEKİ DEĞİŞİMİ YORUMLAMAK

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   11 Haziran 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Türkiye Genelkurmay Başkanı, üniversitelerde türbanla derslere girilmesine imkan tanıyan anayasa değişikliğinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesini "malumun ilanı" olarak nitelendirmişti.

Bu niteleme "olması gereken budur ve ilan edilmiştir" anlamındadır.

Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli "malumun ilanı" açıklaması yapan Genelkurmay Başkanı'na çok kızdı.

Bahçeli, dün, meclis grubunda yaptığı konuşmada sert ifadeler kullandı.

Bahçeli'nin konuşmasında kullandığı şu ifadelerin adresi askerdi:

Çözümsüzlüğü "malumun ilanı" mantığıyla kabullenmek değil, toplum vicdanının kabul edeceği çözümleri "makulün ilamı" haline getirebilmek basiretidir. Gelinen bu çıkmaz karşısında şimdi herkes, Parlamento'nun toplumsal bir sorunu çözme iradesinin hiçe sayılmasının Türkiye'ye ne kazandırdığını çok iyi düşünmelidir."

Özet olarak Bahçeli, askerin mantığının kabul edilemez olduğunu söyledi ve daha da öteye giderek bu mantığın Türkiye'ye zarar verdiğini iddia etti. Hemen belirtmek gerekir ki türbanla ilgili yapılan anayasa değişikliğinde Milliyetçi Hareket Partisi'nin de imzası var. Zaten Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AK Parti) milletvekili sayısı anayasayı değiştirmeye yetmiyordu. MHP de destek verince askerin deyimi ile "malumun" değişiklik oldu. AK Parti ile MHP'nin toplam milletvekili sayısı Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin dörtte üçü kadardır. İki partinin son seçimlerde aldıkları toplam oyla da yüzde altmışın üzerindedir. Bu durumda seçmenin büyük çoğunluğunu, parlamentonun da dörtte üçünü temsil edenlerin yaptığı değişikliğin Anayasa Mahkemesi tarafından engellenmesi elbette bir öfkeye neden olabilir. Genelkurmay da bu öfkeden payını alabilir. Son yaşananları böylesi basit bir düzlemde değerlendirirsek son yaşanan krizi yanlış olmayan ama sığ bir şekilde yorumlamış oluruz. Bu da son yıllarda yaşanan Türkiye gerçeğini perdelemeye yarar sadece. Günü kurtarır ama geleceği izah etmez.

***

Milliyetçi Hareket Partisi kökü geçmişe dayanan bir siyasi düşüncenin partisidir. Geçmişte yaptıkları başka bir yazının konusu olabilir ama geçmişte MHP üyelerinin kendilerini kolluk güçlerinin yerine koydukları, devletin askeri saydıkları ve hatta bu uğurda neler yaptıkları hafızalardadır. Aynı şekilde devletin ilgili birimleri tarafından da "kanun dışı işlerde" kullanıldıklarını bizzat kendileri itiraf etmişlerdir. Durum böyle olunca MHP'nin şimdiki tavrı nasıl açıklanabilir? Geçmişte askerin emrinde olanlar şimdi en sert ifadelerle askeri karşılarına alabiliyorlar. Bunun sebebi nedir?

***

MHP'nin ne ölçüde değiştiğine ilişkin çeşitli öngörüler ortaya konulabilir ama Genelkurmaya hakim olan "siyasi anlayışın" yaşananlarda etkili olduğunu söylemek de abartı olmasa gerek. İttihat ve Terakki'nin uyduruk tarih ve milliyetçilik görüşleriyle çakışan bir pozisyonda değişen dünyaya karşı yaratılan yeni "düşmanlar" ve 1970'li yıllarda kalan ulusçuluk ideolojisi. Bu ideoloji artık Türkiye'nin gerçeklerini karşılamamaktadır. Ve galiba meselenin önemli bir bölümü de buradan kaynaklanmaktadır. Kıbrıs'ta test edilmiş ve yanlışlığı kanıtlanmış düşünceler Türkiye'nin gündemini kapsamaktadırlar.

   695 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
23 Kasım 2008, Pazar   YURT SEVGİSİ
22 Kasım 2008, Cumartesi   2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR
20 Kasım 2008, Perşembe   LİDERLERİN KULAĞINA KÜPE...
19 Kasım 2008, Çarşamba   ŞİMDİKİ GENÇLER HARİKA (Bir yenik düşme hikayesi)
18 Kasım 2008, Salı   HALK İRADESİ KRİZİ ÇÖZER
16 Kasım 2008, Pazar   AVCILAR VE TAŞ OCAKLARI...
15 Kasım 2008, Cumartesi   25. YIL VE BİR ANIMSATMA
14 Kasım 2008, Cuma   HÜKÜMET FENA YANACAK
13 Kasım 2008, Perşembe   MADALYONUN İKİ YÜZÜ
12 Kasım 2008, Çarşamba   İŞİN SIRRI



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5624 1.5699
1 STERLİN 2.3989 2.4114
1 EURO 2.0039 2.0136



YAZARLAR : .

Bener HAKERİ

Yağmur yere indi

Sevilay SADIKOĞLU

Sonbahar...

Bedia BALSES

Atilla İlhan’ca Sayıklamalar

Cumhur DELİCEIRMAK

Rekabetin hazin sonu!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital