|
Hükümet, eşel-mobil ile ilgili uygulamasını meclis tatili sonrasına erteledi.
Hükümetin bu kararı kamuoyunda fazla bir şaşkınlıkla karşılanmadı.
Niye?
Çünkü, hükümet yakın geçmişte birçok icraatıyla ilgili benzer bir tutum sergilemişti.
Önce birtakım adımlar atmış, bu adımlar çerçevesinde oluşan tepkiler karşısında da gerileyerek iptal etmişti.
Buna ilişkin en dramatik örnek marketlerin çalışma saatleriyle ilgili olanıydı.
Bir de ne murat edildiği anlaşılmayan ama büyük gürültüler ve kavgalar çıkaran icraatlar var ki buna da en acı örnek kıdemli öğretmen düzenlemesiydi.
Son örnek eşel-mobil ve ondan öncekilerin ortaya koyduğu net mesaj şudur:
Bu hükümet icraat yapma yeteneğini kaybetti. İşin daha kötüsü ortaya çıkan krizleri yönetememekte, ilgili kesimlerle kıyasıya bir kavgaya tutuşmakta ve sonrasında da geri adım atmaktadır.
Böyle yaptığı için de kamuoyundaki inandırıcılık noktasını yitirmektedir.
Sıradan vatandaş hükümetin hangi icraatının doğru, hangi icraatının yanlış olduğu ayrımına varamamakta, bu yüzden de doğru icraatların bile değeri anlaşılamamaktadır.
***
Başbakan Ferdi Sabit Soyer ve Cumhuriyetçi Türk Partisi-Özgürlük ve Reform Partisi hükümeti ciddi bir karar aşamasından geçmektedir.
Hükümete karşı oluşan olumsuz düşünce, tavır ve inanışlar her geçen gün o kadar artmaktadır ki bir süre sonra hükümetin varlığını tehdit edecek boyuta ulaşacaktır.
Muhalefetin yaptıkları bir yana vatandaşın kafasında ömrünü tamamlayan bir hükümetin 5 dakika bile o koltukları işgal etmemesi gerekir.
Ciddi karar pozisyonu tam da bu noktada devreye girmektedir.
Başbakan Soyer ve Cumhuriyetçi Türk Partisi yönetiminin durumu kurtarmak için atması gereken sadece birkaç adımı kalmıştır:
1) Kabine değişikliği
Uzun bir süredir kamuoyu tarafından da dillendirilen bu seçenekte kabinede önemli bir değişikliğe gidilir, yeni yüzler ve yeni politikalarla yeni bir dönem inşa edilebilir. Kabine değişikliği şüphesiz ki CTP'yi ilgilendirmektedir çünkü ÖRP kısa bir süre önce bakan değişikliği yapmıştır.
2) Erken seçim
Kabine değişikliğinin parti içinde yaratacağı huzursuzluğu göğüsleyememe endişesi yaşanıyorsa, ülke erken seçime götürülür. Böylece hem oluşacak daha büyük gerilemelerin önüne geçilir hem de yeni şartların yarattığı durumlar seçmene anlatılır ve onayı istenir. Kıbrıs sorunundaki önemli gelişmeler bu seçeneği zayıflatmaktadır ama CTP'nin içine düştüğü durum göz önüne alındığında atılması gereken bir adım da olabilir.
***
Bunların dışında başka bir seçenek var mıdır bilmiyorum.
Hükümetin bu ekiple ve bu modelle dava etmesi halinde ülkedeki kaos bir yana CTP içinde ciddi bir kaosun çıkacağı dile getirilmeyen ama herkesin bildiği bir sırdır.
Eşel-mobil ile ilgili yaşananlar, Mart ayında yapılması planlanan CTP kurultayında olacaklarla ilişkin ciddi ipuçları vermektedir.
Yanlış icraatlar, geri adımlar ve vatandaş hoşnutsuzluğu kıskacında bunalan Başbakan Soyer'in vereceği kararlar ülkeyi ve CTP'yi derinden etkileyecektir.
Bu kararların ne olacağını hep birlikte göreceğiz...
|