Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı
Hükümet yazı görmez
5 AIDS vakası var
2009 da kurak
Pakistan'dan yatırım girişimi
Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Üroloji Servisi'nde bir ilk daha
Vadili Belediye Başkanı, savcılığa şikayet edildi

YORUMLANANLAR
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [2]
Geri döndü [6]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]
Keklik ve turaç avı yasaklandı [5]
Güneye 6 milyon euroluk ihracat [1]



GEÇMİŞLE HESAPLAŞMAYANLAR...

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   24 Temmuz 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

İlahi adalete inananlardan değilim ama yapanın yanına kalmayacağını da yaşayarak görüyorum ve bu kurala inanıyorum.

"Ortak aklımız ve geçmişle olan bağlantımız" diyerek tanıştırdığımda yüzünde beliren mahcubiyeti görüp de keyif aldığım sevgili Mustafa Doğrusöz, beni her zaman şaşırtan bilgiler verir, geçmişle ilgili yaptığımız sohbetlerde.

O da "kimsenin yanına kalmaz" kuralının sıkı bir takipçisidir.

Ellerini insan kanıyla ıslatanların nasıl birer enkaza dönüştüklerini, aile şeceresiyle birlikte sıralar.

Üstelik olayları toplumsal ve politik ortamında anlatır.

Şüphesizdir ki toplumsal ve siyasi ortamın eksik bırakıldığı anlatımlar dedikoduyla bulaştırılmış bir parça tarihtirler aslında.

Neden-sonuç ilişkisinde mutlaka konuya toplumsal ve siyasi boyut dahil olur.

Nedensiz ve sonuçsuz bir tarih dizayn edilemeyeceğine göre her olay kendi siyasi ve toplumsal koşullarında ele alınmalıdır.

Yakın geçmişimiz de dahil, tarihimize bu perspektiften bakamadığımız için tarih fukarasıyızdır.

İşimize geldiğinde Osmanlı'nın "şanlı başarılarına" sığınırız, işimize gelmediğimizde "reddi-miras" yaparız.

Tarihi kendimize göre düzenlemekte de üstümüze yoktur.

 

***

 

Uzun yıllardan sonra ilk kez gazetenin manşetine bir dış haber koyduk.

Diğer gazetelerin iç sayfalarında bile değerlendirmediği habere çarpıcı fotoğraflarla tam 2 sayfa ayırdık.

Konu malum; Yugoslavya'nın dağılmasından sonra Sırbistan yönetimini eline geçiren aşırı milliyetçi Radovan Karadziç ve ekibi, çoğunluğu Bosnalı Müslüman olan on binlerce kişinin kanına girmişlerdi.

Avrupa'nın ortasında muazzam bir katliam yaşanıyordu ve Avrupa bu katliamı sadece izliyordu.

Dönemin ABD Başkanı Bill Clinton'un emriyle yapılan askeri müdahaleler sonucu bu katliamlar durdurulabilmişti.

Karadziç ve ekibi de kirişi kırmışlardı.

13 yıllık bir firarilikten sonra geçtiğimiz gün yakayı ele verdi.

Nerde saklandığına ilişkin çeşitli senaryolar ortaya atılmıştı ama tümü fos çıktı.

Katil sadece saç ve sakal uzatıp Belgrad'ta yaşamaya devam etmiş.

Üstelik hiçbir sakınca görmeden doktorluk mesleğine de geri dönmüş.

Tabi ki bunu yaparken kendisini korumuşlar ve desteklemişler.

Aşırı milliyetçi Sırp örgütler savaş ve yenilgi sonrası toparlanmışlar. Eski dönemdeki gibi olmasa da etkinliklerini kurmuşlar.

Karadziç'i koruyacak kadar bir düzen oluşturmuşlar.

Uzmanlar bu inanılmaz durumu "hesap sormamaya" bağlıyorlar.

Savaşta insanlık suçu işleyenlerin önemli bir bölümü hiçbirşey yapmamışlar gibi normal hayatlarına devam etmiş.

Sadece Karadziç gibi önde gelen katiller takibata alınmış.

Geri kalan tetikçiler ellerini kollarını sallayıp siyasi faaliyetlerini sürdürüyorlarmış.

 

***

Kıbrıs'ta işlenen insanlık suçlarıyla ilgili benzer bir süreç yaşandı.

Toplu katliamların eli kanlı katilleri tıpkı Sırp katiller gibi hiçbirşey yapmamışçasına yaşamlarına devam ettiler.

Gerçi kimi kötü hastalıktan süründü kimi evlat acısıyla sarsıldı yani yapanın yanına bir şekilde kalmadı ama, geçmişle hesaplaşmadı bu topraklar.

Umalım ki bu konu gelecekte bir soruna dönüşmez.

   596 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
23 Kasım 2008, Pazar   YURT SEVGİSİ
22 Kasım 2008, Cumartesi   2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR
20 Kasım 2008, Perşembe   LİDERLERİN KULAĞINA KÜPE...
19 Kasım 2008, Çarşamba   ŞİMDİKİ GENÇLER HARİKA (Bir yenik düşme hikayesi)
18 Kasım 2008, Salı   HALK İRADESİ KRİZİ ÇÖZER
16 Kasım 2008, Pazar   AVCILAR VE TAŞ OCAKLARI...
15 Kasım 2008, Cumartesi   25. YIL VE BİR ANIMSATMA
14 Kasım 2008, Cuma   HÜKÜMET FENA YANACAK
13 Kasım 2008, Perşembe   MADALYONUN İKİ YÜZÜ
12 Kasım 2008, Çarşamba   İŞİN SIRRI



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5624 1.5699
1 STERLİN 2.3989 2.4114
1 EURO 2.0039 2.0136



YAZARLAR : .

Bener HAKERİ

Yağmur yere indi

Sevilay SADIKOĞLU

Sonbahar...

Bedia BALSES

Atilla İlhan’ca Sayıklamalar

Cumhur DELİCEIRMAK

Rekabetin hazin sonu!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital