|
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas başlattıkları yeni sürecin en kritik görüşmesini bugün gerçekleştirecekler.
Bu görüşme, 2 noktada önem kazanıyor.
Birincisi, kapsamlı müzakerelerin başlama tarihinin belirlenmesi açısından.
İkincisi de komitelerin final çalışmalarının ele alınması açısından.
İki liderin bazı güven yaratıcı önlemler üzerinde de duracağı tahmin ediliyor. Ama bu güven yaratıcı önlemler, kapsamlı müzakereler tarihi ile komiteler konusunun önüne geçecek denli önemli değil.
Rum Yönetimi Başkanlığı'na Dimitris Hristofyas'ın seçilmesinden sonra oluşan olumlu atmosferle birlikte başlayan görüşmeler şimdi bir önemli safhaya geçmenin arifesinde duruyor.
Bu safha, Kıbrıs sorununun özünü oluşturacak ve anlaşmayla veya anlaşamamayla sonuçlanacak müzakerelerin ta kendisidir.
Diplomatik kulislerden sızan bilgilere göre iki lider son yaptıkları görüşmede kapsamlı müzakerelerin 1 Eylül'de başlaması noktasına anlaşmış ama Hristofyas'ın isteği üzerine gerekli açıklamayı bugünkü toplantıya bırakmışlardı.
Çünkü Hrisofyas Rum tarafındaki "komiteler doğru dürüst çalışmadı bu yüzden kapsamlı müzakereler başlamasın" şeklindeki muhalefeti ikna etmek istiyordu.
Hristofyas Rum parti başkanlarıyla bir dizi toplantı gerçekleşirdi.
Küçük partilerin çeşitli çekinceler ortaya koymasına karşın ana muhalefet DİSİ'den kapsamlı müzakereler için tam destek aldı.
Bu destek Hristofyas'ın elini güçlendirdi.
Dolayısı ile daha önceden kararlaştırdıkları üzere Talat ile Hristofyas 1 Eylül tarihini bugün açıklayabilirler.
Komiteler konusunda gelince;
Özellikle Rum kamuoyunda yaratılan havanın aksine birçok komite kendi çalışma alanında nerdeyse tam uzlaşıya varacak denli başarılı çalışmalar yaptılar.
Üzerinde uzlaşmaya varılamayan konular ise zaten komitelerin işi değildi. Kıbrıs sorununun en çetrefilli yönlerini muhakkaktır ki iki lider ele alacak.
Bugünkü toplantıda komitelerin yapığı çalışmaların onanması ve bu çalışmaların kapsamlı müzakereler için temel alınması kararlaştırılacak.
Diplomatik kaynaklar birçok komitenin çalışmalarını tamamlayacağı ama bazılarının da kapsamlı müzakereler ile birlikte, ona paralel çalışmalarını sürdüreceğini belirtiyor.
Eğer bu yapılırsa böylece komiteler dönemi de kapanmış olacak.
***
Türkiye Başbakanı Recep Tayip Erdoğan, KIBRIS gazetesine yaptığı açıklamada "yılsonuna kadar çözüm olabilir" vurgusundan sonra Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat da dün Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada yılsonuna kadar çözüm olabileceği umudunu dile getirdi.
Erdoğan ile Talat'ın böylesi iyimser açıklamalar yapmasının nedeni kamuoyuna yönelik imaj çalışması değilse, bu açıklamalardan anlaşılan Türk tarafının hızlı bir süreç öngördüğü ve bu hızlı sürece hazır olduğudur.
Aynı şey Rum tarafı için de geçerli midir?
Hristofyas kapsamlı görüşmelerin başlaması noktasında adım atarak çözüm sürecine hazır olduğunu göstermektedir.
Fakat yılsonu konusunda bazı sıkıntıları olabilir.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban ile yaptığı görüşmede "boğucu takvimler" istemediğini söyledi.
"Boğucu takvimlerden" kastettiği yılsonuysa ortaya şöyle bir pozisyon çıkıyor.
Kapsamlı müzakerelerde Türk tarafı "yılsonuna kadar tamamlayalım" baskısı yapacak.
Hristofyas ise süre almaya çalışacak.
Bugünkü görüşmenin tamamlanmasıyla önümüzdeki dönemki tartışma konularımız bunlar olacak sanırım...
|