|
Türkiye önemli bir badireden geçti.
Hem de "kıl üzerinde."
Bir yanda parlamentoda tartışmasız bir çoğunluğa sahip, hükümeti yeknesak yürüten Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kapatılması, başbakan da dahil birçok yöneticisinin siyasi yasaklı olmasıyla ortaya çıkacak kaos, diğer yanda kapatılmaması.
Anayasa Mahkemesi'nin 11 üyesinin çoğunluğu (6 üye) AK Parti'nin kapatılması yönünde oy kullandı. Fakat kapatma için gereken 7 üyenin oyu idi ve sonuçta AK Parti kapatılmamış oldu.
Türkiye sadece 1 Anayasa Mahkemesi üyesinin tavrıyla bu önemli badireyi atlattı ve rahat bir nefes aldı.
Ama kırılgan, çelişkili ve bağrında muazzam belirsizlikler taşıyan yapısını da bir kez daha gözler önüne sermiş oldu.
"Yarın sabah Türkiye'de ne olacağı belli değil" sözü Anayasa Mahkemesi'nin "karışık" oy dağılımıyla bir kez daha doğrulandı.
***
Kapatma davasının AK Parti'nin lehine doğuracağı ekonomik sonuçları piyasalar dün sabahtan itibaren görmüş ve bu çerçevede borsa yükselirken dövizde ciddi düşüşler yaşanmıştı.
Bu işaret, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki dönemde olumluya doğru bir seyir izleyeceğinin göstergesi.
Siyasal açıdan da benzeri olacak.
AK Parti kapatma davasını atlatmanın verdiği rahatlıkla kendi ajandasına odaklanacak.
Erken seçim de dahil ortaya konulan birçok senaryo tozlu raflara kalkacak ve çözülmeyi bekleyen devasa iç ve dış sorunlar yeniden gündeme oturacak.
Sonuç kuşkusuzdur ki Türkiye açısından hayırlı olmuştur ama umalım ki AK Parti yöneticileri de yaşanan bu yıpratıcı süreçten gerekli dersleri almıştır.
Laiklik konusundaki hassasiyetleri görmüş, Türkiye'nin ilanihaye rejim tartışması yapacak lüksü olmadığını anlamıştır.
***
AK Parti'nin kapatılması halinde Kıbrıs sorununun derin bir belirsizliğe gireceği aşikardı.
Kıbrıs'ta olumlu gelişmeler oluyor, liderler kapsamlı müzakereleri başlatma kararı alıyor ama Kıbrıs sorunundaki en önemli aktörlerden birisi olan AK Parti hükümeti deyim yerinde ise "can derdiyle" uğraşıyordu.
Şimdi bu ortadan kalktı.
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 20 Temmuz ziyaretinde de sıkça vurguladığı gibi şimdi yapılması gereken çözüme odaklanmak olmalıdır.
Kıbrıs, çözüm yönünde belki de son şansını kullanacağı bir sürece girdi.
Türkiye, Kıbrıs'ta çözümün veya çözümsüzlüğün odağı olabilir.
Bu açıdan da bakıldığında "Kıbrıs'ta çözüme ulaşılmalıdır" diyen AK Parti'nin kapatılmaması olumlu bir gelişme sayılabilir.
Ama bunu pratikte de görmek lazım.
AK Parti şimdi "can derdinden" kurtulduğuna göre Kıbrıs için kolları sıvamalıdır.
Çünkü Kıbrıs sorunu belirsizlik kaldırmayacak kadar kritik bir aşamada durmaktadır...
|