Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı
Hükümet yazı görmez
5 AIDS vakası var
2009 da kurak
Pakistan'dan yatırım girişimi
Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Üroloji Servisi'nde bir ilk daha
Vadili Belediye Başkanı, savcılığa şikayet edildi

YORUMLANANLAR
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [2]
Geri döndü [6]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]
Keklik ve turaç avı yasaklandı [5]
Güneye 6 milyon euroluk ihracat [1]



YOKOLUYORUZ KORKUSU...(*)

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   2 Ağustos 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kanlı ve acı dolu bir geçmişin ardından yeniden dizayn etmeye çalıştığımız hayatlarımız, bedenini arayan ruhlar gibi dolaşıyor ortalıkta.

Giyilen her kıyafet yakışmıyor.

Çıkarıp sıradaki deneniyor.

Ve bu denemeler öylece sürüp gidiyor.

Aile arşivini toparlamaya çalışırken rahmetli nenemin kimlik belgelerini bulmuştum.

Anne-babası Osmanlı İmparatorluğu'nun çocuklarıydı.

Kendisi Büyük Britanya İmparatorluğu'nun deniz aşırı (overseas) vatandaşı olarak dünyaya gelmişti.

Sırayla Kıbrıs Cumhuriyeti, Geçici Kıbrıs Türk Yönetimi, Kıbrıs Türk Federe Devleti, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'ni kurma denemelerinin canlı tanığı.

Dedesi birinci dünya savaşına, babası ikinci dünya savaşına katılan bir neslin son temsilcisiyim.

Elde silah neslini koruyanların çocukları.

Çocuklarımız hangi savaşa katılacak korkusu yaşamıyorsak da bugünlerde, geleceğimizi yeniden oluşturmanın telaşında sürüklenip gidiyoruz.

***

Aslında bize devredilen miras tekti.

Kıbrıs Türkünün bu topraklarda neslini devam ettirmekten başka bir şey değildi bizden öncekilerin yaptığı. (Günahıyla-sevabıyla)

Bölmek isteyenler ya da başka bir yere bağlamak isteyenler de hüsrana uğradılar.

Şimdi gelecek nesiller bizden aynısını bekliyor.

Yama olmak değil, çoğunluğun içinde yok olup gitmek de değil.

Bir bütün olarak devretmek bizden sonra geleceklere.

Biraz daha fazla refah ve biraz daha fazla mutlulukla birlikte.

***

"Yok olacağız" korkusu hiç bu denli var mıydı bilmiyorum.

Ateşten günlerden geçerken ve sokak sokak ölümü yaşarken ellerinde stenleri tutanlar bu denli korkuyorlar mıydı?

Dağdan inmiş gerillalara benzetiyorum onları.

Sakallarını kesip kalabalığa karışınca yaşamın sıradanlığında kaybolup giden kahraman direnişçilere.

Şimdi bir fısıltı halinde söylüyorlar kulaklara.

Yok olup gitme korkusu yaşıyorlar, delice özlemini çektikleri düzeni inşa etmelerine rağmen.

***

"Vatan uğruna" her türlü yeraltı ve yerüstü işlere bulaşıp da şimdi mütevazı günler geçiren bir ağabey söylemişti:

- "Başımıza ne geldiyse sizin yüzünüzden geldi."

Kıbrıslı Türkün Kıbrıslı Türke kırdırtmaya başladıkları an çekilmiş köşesine.

Geçmişte bir dediği iki edilmezmiş ve tüm kapılar açılırmış sonuna dek.

Şimdi kimse yüzüne bakmıyor ve "sizin yüzünüzden" dediği de bu durum aslında.

Şikayet için söylemiyor, kendine pay çıkarıyor sade bir gururla.

"Kıbrıs Türkü bu topraklarda sonsuza dek yaşamalı" diyen neslin son temsilcileri.

Şimdi soranlara onları örnek gösteriyorum.

Ve gelecek nesillerin bizden beklediğinin bu olduğunu söylüyorum.

Osmanlı'nın çocuklarıydık. Sonra Büyük Britanya'nın denizaşırı vatandaşları. Kıbrıs Cumhuriyeti'nden bu güne bedenini arayan ruhlar gibiyiz.

Giyip çıkardığımız her elbise bizi anlatıyor.

Korkumuz neslimize dair.

Görevimiz neslimizi korumak bu topraklarda.

Gerisi teferruattır aslında...

(*) 2 mart 2008-KIBRIS

   538 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
23 Kasım 2008, Pazar   YURT SEVGİSİ
22 Kasım 2008, Cumartesi   2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR
20 Kasım 2008, Perşembe   LİDERLERİN KULAĞINA KÜPE...
19 Kasım 2008, Çarşamba   ŞİMDİKİ GENÇLER HARİKA (Bir yenik düşme hikayesi)
18 Kasım 2008, Salı   HALK İRADESİ KRİZİ ÇÖZER
16 Kasım 2008, Pazar   AVCILAR VE TAŞ OCAKLARI...
15 Kasım 2008, Cumartesi   25. YIL VE BİR ANIMSATMA
14 Kasım 2008, Cuma   HÜKÜMET FENA YANACAK
13 Kasım 2008, Perşembe   MADALYONUN İKİ YÜZÜ
12 Kasım 2008, Çarşamba   İŞİN SIRRI



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5624 1.5699
1 STERLİN 2.3989 2.4114
1 EURO 2.0039 2.0136



YAZARLAR : .

Bener HAKERİ

Yağmur yere indi

Sevilay SADIKOĞLU

Sonbahar...

Bedia BALSES

Atilla İlhan’ca Sayıklamalar

Cumhur DELİCEIRMAK

Rekabetin hazin sonu!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital