|
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas arasındaki görüşmelerde gelinen aşamayı parça parça Rum basınından okuyorduk.
Özellikle geçtiğimiz gün toplanan Ulusal Konsey'den sonra Rumca yayınlanan gazetelerin nerdeyse tümü konuyla ilgili çeşitli haberler yayınladılar.
Bu haberlerin doğruluğunu ya da yanlışlığını teyit etme imkânımız yok.
Zaten Rum basınının peşinde koşturma gibi bir pozisyonumuz da yok.
KIBRIS gazetesi dünkü manşetinde önemli bir gazetecilik olayına imza attı.
İki liderin bugüne kadar gerçekleştirdiği görüşmelerin perde arkasını araladı.
Hangi konularda uzlaştıklarını, hangi konularda uzlaşamayıp ertelediklerini ve hangi konularda anlaştıklarını yayınladı.
Haberin başlığı "kötü gidiyor" du.
Toplam 20 konuyu görüşen iki lider sadece 7'sinde anlaştılar.
Bunlar da aslında birçoğu Avrupa Birliği kuralları çerçevesinde olanlardır.
13 başlıkta uzlaşma yok.
Bu başlıklar da ciddi noktaları içeriyor.
"Kötü gidiyor" başlıklı manşet haber "kötümserlik yaydığı" gerekçesiyle eleştirilere maruz kaldı.
Son zamanlarda Kıbrıs Türküne musallat olan psikolojik değerlendirmeler bu haberin de peşine düştü.
Bazıları meselenin özüyle değil, şekliyle ilgileniyor. Kendi psikolojik durumlarını ve olmasını istedikleri subjektif düşüncelerini ön plana çıkarıp kesin yargılarla topluma dayatmaya çalışıyor.
Bu da toplumun gerçeklikten uzaklaşmasına yol açıyor.
Gerçeklikten uzaklaşma beraberinde yabancılaşmayı getiriyor.
Yabancılaşmanın tahribatı da "boşuna uğraşırlar hiçbirşey olmaz" veya tam tersi "her şey yolunda" şeklinde ortaya çıkıyor.
Böylesi süreçleri çok iyi izleyenler biliyorlar ki liderlerin niyetleri doğrultusunda "işler yolundadır" veya müzakere sürecinin daha yeni başlamış olmasına karşın "her taraf kapkara" demek doğru değildir.
***
KIBRIS gazetesindeki manşet haber yayınlanmadan önce Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas yurtdışı ziyareti için gittiği havaalanında açıklama yaptı ve "ilerleme yok dememek için etkileyici bir ilerleme olmadığını söyleyeceğim." şeklinde konuştu.
Bu açıklama aslında KIBRIS gazetesinde yayınlanan haberin bir özetiydi.
Tek farkla Hristofyas durumu kendi cümleleriyle anlattı.
Görüşmeci olmasından kaynaklanan pozisyonu nedeniyle de karamsar bir tablo çizmemeye çalıştı.
***
Görüşmelerin henüz başındayız.
Görünen odur ki bu görüşmeler 2009 yılı ortasına kadar sarkacak.
Pazarlık masasına oturan liderler bunu sonuna kadar sürdürecekler.
Bu süreçte sağlıklı bilgi edinilmesi ve sağlıklı bilgiler üzerinden tartışılması şarttır.
2004'den kalma deneyimlerimiz vardır.
Yalan üzerine inşa edilen provokasyonlar Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar için en büyük tehlikedir.
Bu tehlikeye düşülmesine asla izin vermeyeceğiz...
|