Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı
Hükümet yazı görmez
5 AIDS vakası var
2009 da kurak
Pakistan'dan yatırım girişimi
Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Üroloji Servisi'nde bir ilk daha
Vadili Belediye Başkanı, savcılığa şikayet edildi

YORUMLANANLAR
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [2]
Geri döndü [6]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]
Keklik ve turaç avı yasaklandı [5]
Güneye 6 milyon euroluk ihracat [1]



Sıkıntı lafı kıvırmada...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Temmuz 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

KKTC bütçesi ayakta duramaz hale geldi... Ayakta duramama bir yana maaş ve ücretlerin ödenmesinde zorluk yaşanıyor...

Bu durumda iki seçenek var... Ya ayağımızı küçülen yorgana göre toplayıp, küçük yorganın altına sığışacağız ya da hep beraber bağırıp Türkiye'den daha çok para isteyeceğiz. İsterken de bunun nedenlerini izah edeceğiz.

Gerçek budur.

Hem hükümet hem sendikalar bu gerçeği görerek karar verip yürüyecek.

Kimse bu gerçekleri görmezlikten gelerek kem küm etmesin

Hayat pahalılığı oranında maaşlara artış yapılması özellikle devlet çalışanları için kazanımdır.

Mevcut sistemde verilen artış maaşların satın alma gücünü ne kadar korur?

Maaş ve ücretlerde bir erime olmuyor mu?

Hayat pahalılığı hesaplanmasındaki sistemden kaynaklanan kayıplar artı vergiyle maaş ve ücretlerde bir miktar gerileme var mutlaka. Ama uygulamada kaybedilen eşeği kuyruğu ya kulağı eksik olarak da olsa bulduruyor.

* * *

Hükümet iki ayda bir hayat pahalılığı ödeme yerine, uygulama aralıklarını Bakanlar Kurulu'nun yetkisini verme yönünde yasal düzenlemeyi Meclise gönderdi.

Sendikalar sesini yükseltince hükümet kanadı, "Çalışanların uygulamada kaybı olmayacak" türden açıklamalar yapıyor.

İnanın bu açıklamaları detaylı bir şekilde okumuyorum.

Neden okumuyorum?

Söyleyim.

Kardeşim, eğer çalışanların kaybı olmayacaksa bunun diğer adı bütçe çıkışında da bir değişiklik olmayacak.

Eğer hiç bir değişiklik olmayacaksa ivedilikle yapılmaya çalışılan nedir?

* * *

Yetkililerin söylemeye cesaret edemediğini ben söyleyim.

Deniz bitmediyse da bitmek üzere.

Mevcut cari harcamaları yerel gelirlerin karşılama olasılığı yok oldu.

Yardımlar bile sıkıntının aşılmasına yetmiyor.

Ankara'nın yardımları cevizcinin torbası gibi Maliye Bakanı Ahmet Uzun'un makam masasının yanında durmuyor.

Dopingli ekonomik fırlama döneminde o gelir artışının sürekli olmadığı görülmedi, maaş ve ücretler o gelirlere göre düzenlendi.

Halbuki o ekonomik göstergeler istikrarlı, arkası gelecek rakamlar değildi.

Neredeyse havai fişeklerle kişi başına düşen milli gelirin on bin doları aştığı ilan edildi. Bana göre o rakamlar o gün için bile gerçekçi değildi ama neyse...

* * *

Söylenmeyenleri söylemeye devam edeyim.

Giderler bu şekliyle devam eder ve Ankara ciddi anlamda katkı yapmazsa Kasım - Aralık döneminde maaşlar zor ödenir.

Yasal ödenme zorunluluğuna rağmen bu gidişle on üçüncü maaşların ödenmesi de zor.

Benim yaptığım asla felaket tellallığı değildir.

Kısa bir süre önce Türkiye'den IMF reçetesi gibi bir reçete geldi.

O reçetede on üçüncü maaşların kaldırılması, emeklilerin maaşlarından vergi kesilmesi dahil pek çok konu yer alıyordu.

İlginçtir reçete daha hükümete okunurken bazı çevrelerin bundan haberi oldu.

CTP ağırlıklı koalisyon hükümeti bunu kabul etmedi.

Gergin bir toplantı gerçekleşti.

* * *

Durum budur.

Sıkıntı lafı kıvırmadadır.

Ülkede çok ciddi bir ekonomik açmaz var.

Ne özel sektörde ne de devlette para kaldı.

Piyasayı canlı tutan hâlâ düzenli ödenen kamu çalışanları ve emeklilerin gelirleridir.

Eğer bir biçimde kamuda ödeme aksaması yaşanırsa piyasada yaprak kımıldamayacak.

Son yıkılacak kale gibi görünen marketlerin de kağıttan kale gibi yıkıldığını hep birlikte göreceğiz.

Kriz ciddi boyuttadır.

Bu durumda sendikaların eylem yapması doğru mu?

Vallahi yanlıştır demem.

UBP - Denktaş günleri hatta özellikle ondan öte 1974 öncesine gidelim. O günlerde yerel gelirler yok denecek kadar azdı. Türkiye parayı yollar biz de bir anlamda tüm toplum olarak nöbet tutardık.

Türkiye'den para isteneceği zaman Denktaş, sendikaları dürter, "Eğer sendikalardan ses çıkmazsa Ankara'dan nasıl para isteyeceğim?" özlü konuşmalar yapardı.

1974 öncesi KTÖS adına Arif Hoca, toplu pazarlık nitelikli görüşmede Denktaş'a, Türkiye'nin para verme zorunluluğunu anlattığı için askeri mahkemede yargılanıp mahkum olduğunu unutanlar varsa hatırlasın.

Şimdi da durum çok farklı değildir.

KKTC bütçesi ayakta duramaz hale geldi... Ayakta duramama bir yana maaş ve ücretlerin ödenmesinde zorluk yaşanıyor...

Bu durumda iki seçenek var... Ya ayağımızı küçülen yorgana göre toplayıp, küçük yorganın altına sığışacağız ya da hep beraber bağırıp Türkiye'den daha çok para isteyeceğiz. İsterken de bunun nedenlerini izah edeceğiz.

Gerçek budur.

Hem hükümet hem sendikalar bu gerçeği görerek karar verip yürüyecek.

Kimse bu gerçekleri görmezlikten gelerek kem küm etmesin.

Günün sözü:

Gerçekten kaçan doğruyu bulamaz

   582 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
01 Aralık 2008, Pazartesi   Derviş Eroğlu, ateşten gömlek giydi...
30 Kasım 2008, Pazar   Derviş Eroğlu'nun başkanlığını kutlarken...
29 Kasım 2008, Cumartesi   Kazanılmış haklara ne dokunur, ne dokundururuz...
28 Kasım 2008, Cuma   "Kurultay, Eroğlu'nu uğurlama töreni de olacak..."
27 Kasım 2008, Perşembe   "Kurultay sonrası yapacaklarımı düşünüyorum."
26 Kasım 2008, Çarşamba   Yağmur yağıyor, verin şemsiyeleri geri!!!
25 Kasım 2008, Salı   "Eroğlu, bu kez kaybedecek!!!"
24 Kasım 2008, Pazartesi   Talat, daha ne kadar oynadı ki?
23 Kasım 2008, Pazar   Özker Hoca, "Bundan sonra?" diye sormuştu...
22 Kasım 2008, Cumartesi   Gençlerin duyarlılığı...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5624 1.5699
1 STERLİN 2.3989 2.4114
1 EURO 2.0039 2.0136



YAZARLAR : .

Bener HAKERİ

Yağmur yere indi

Sevilay SADIKOĞLU

Sonbahar...

Bedia BALSES

Atilla İlhan’ca Sayıklamalar

Cumhur DELİCEIRMAK

Rekabetin hazin sonu!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital