Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
2'si ağır, 3'ü çocuk 7 yaralı
Hem aldatıldılar, hem hapse gittiler
Doğal pınarı kendi malı gibi kullanıyor
Başkanlık konusunda uzlaşamadılar
Evraklarını yeğenine verdi polise "kaybettim" dedi
Tatbikatlar iptal
Ertuğruloğlu: Herkes mesajı aldı,UBP tek başına iktidara yürüyor
Esnaf tükenme noktasında, acil önlem şart
Öztürk: Ülkede toplanan sütün yüzde 20'sinin fiyatı borsada belirleniyor
Kıbrıs sorununun çözümü, AB'ye katılıma da yardımcı olacaktır

YORUMLANANLAR
Doğal pınarı kendi malı gibi kullanıyor [1]
2'si ağır, 3'ü çocuk 7 yaralı [6]
Tatbikatlar iptal [2]
KTÖS: Bakanlıkla konuyu netleştirene dek yıllık planlar yapılmayacak [2]
"Fanatizm-Ya bizdensin ya öteki" [1]
Avcı: Su sorunu, Anavatan Türkiye'nin desteğiyle çözümlenecek [4]
Bu sezon Kıbrıs TV fırtınası esecek [2]
Güzelyurt kökenli Rumlar, sözde "işgale" karşı yürüyüş düzenledi [5]
Cumhuriyet Meclisi'nin izleyici konumuna sokulması kabul edilemez [1]
Konfederasyon ve iki ayrı bağımsız devlet istemiyoruz [5]



CTP, nasıl şamar oğlanı oldu? (*)

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   18 Temmuz 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

CTP'nin hükümetteki icraatlarını, bırakın sıradan CTP üyelerini, partinin en yetkili organlarında görev yapanlar savunmaktan kaçınıyor.

Partinin en yetkili konumlarında olan insanların küslük noktasında iletişim sorunu olduğunu siyaseti yakından izleyenler çok iyi biliyor. Mecliste yan yana oturup üç kelimelik konuşmayı uzun zamandır yapmayan insanlar var.

Hükümette yer almayan parti yetkilileri hükümete, partide yetkili konumu olmayanlar da hem parti yönetimi hem de hükümete muhalif. Sonuçta ülkede olmayan muhalefetin boşluğunu CTP kendi içinden fazlasıyla dolduruyor

Aşağıda okuyacağınız satırlar 30 Mayıs 2008'de bu köşede sizlerle buluşturduğum satırlardır. Yazacak konum çok, ama bu gün aynı yazıyı sizlerle bir kez daha paylaşmak istedim. Aslında sizlerle paylaşırken yazının adresini bir kez daha gitmesini istedim.

İşte 30 Mayıs 2008'de yazdığım "CTP nasıl şamar oğlanı oldu?" başlıklı yazım.

Bazı bölümlerin altını bu kez özellikle çizdim:

* * *

" Yönetenlerin en önemli görevlerinden biri sorun yaşanmasına izin vermemektir.

Birileri sorun yaratmaya çalışırken yöneten ona fırsat vermeyecek.

Bu mümkün mü?

Evet mümkündür.

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası'nın (KTOEÖS) grevinde ince ayrıntı kamuoyu tarafından pek bilinmiyor.

Uzun sayılacak grevin sonunda, başında varılabilecek anlaşma noktasına varıldı.

"KTOEÖS'da Başkan Adnan Eraslan ve arkadaşları uzlaşı değil uzlaşmazlık ve eylem peşindeydi", diyenleri duyar gibiyim.

Olabilir.

İşte o noktada da her bakımdan olgun bir davranış ve öngörü ile hareket edilip tırmanışa engel olunabilirdi.

* * *

Hükümet CTP ağırlıklı olduğu için CTP'yi eleştireceğim.

CTP kriz yönetiminde başarılı olamıyor.

Geçen gün Başaran Düzgün arkadaşım da yazdı...

CTP'nin her bakımdan muhalifi gene CTP içinden unsurlar.

Takım ruhu yok.

Takımın savunması ileri uç elemanlarının gol atmaması, ileri uçta görev yapanlar da savunmanın gol yemesi için dua ediyor.

Böyle bir takımın başarılı olması mümkün mü? Tabii ki değil.

* * *

Belli oldu ki bir yerlerde ciddi hata var.

Bu hata nerededir?

Hiç kuşkum yok bir yerde değildir.

Ama en önemli sorun kaynaklarından biri hükümetin kurulup çalışır hale gelmesinden sonra parti organlarının yürütmenin en önemli organı olarak devrede olmasıdır.

Parti yok sayılamaz.

Siyasi yapının vazgeçilmezi parti ve partinin organlarıdır.

Ancak olması gereken sırasıyla şudur... Seçim sonrası hükümette yer alacak bir güç elde edilmişse hükümet oluşumu için karar verilir. Koalisyonun oluşumu, protokolü, hükümet programı onaylanır... Kimlerin bakan olacağı da belirlendikten sonra partinin hükümete dönük ilkleri netleştirilir.

Üst kademe yöneticileri belirlenmesi dahil her konuda o ilkelere uyulup uyulmadığı takip edilir.

Bizdeki duruma bakınız.

Sıradan memur alımları dahil her türlü hükümet icraatı parti organlarında karara bağlanıyor.

Ciddi konularda koalisyon hükümetinin ortaklarının anlaşması pek bir mana ifade etmez.

MYK oturup, "HAYIR" derse tüm uzlaşı biter.

* * *

İpler hükümetin elinden o kadar kaçtı ki Başbakan dahil tüm bakanların ne kadar etkili olduğu tartışılırdır.

Hep söylerim. Bir ülkede bakanların kapılarında ne kadar çok yurttaş iş takibi için bekliyorsa orada sisteme o kadar kötüdür.

Demokrasisi gelişmiş, sistemi oturmuş ülkelerde hükümetteki partilerin MYK üyelerini kimse bilmez. Bilmesine de gerek yok zaten.

Bizdeki duruma bakın iktidardaki partinin MYK'sındaki isimleri derdi olan herkes bilir. Bilmek zorundadır da...

Hele başbakan dahil, hükümet üyeleriyle parti yetkili organı arasından sorun varsa derdi olanlar ikisine de ulaşıp kulislerini yapmak zorunda.

İşte bu çok başlılık hem sorunların çoğalmasında hem de çare bulunamamasında en önemli noktalardan biridir.

CTP'nin hükümetteki icraatlarını, bırakın sıradan CTP üyelerini partinin en yetkili organlarında görev yapanlar savunmaktan kaçınıyor.

Bu yazdıklarım kulaktan duyma değil, bizzat tanık olup, duyduklarımdır.

Partinin en yetkili konumlarında olan insanların küslük noktasında iletişim sorunu olduğunu siyaseti yakından izleyenler çok iyi biliyor.

Mecliste yan yana oturup üç kelimelik konuşmayı uzun zamandır yapmayan insanlar var.

Hükümette yer almayan parti yetkilileri hükümete, partide yetkili konumu olmayanlar da hem parti yönetimi hem de hükümete muhalif. Sonuçta ülkede olmayan muhalefetin boşluğunu CTP kendi içinden fazlasıyla dolduruyor.

* * *

CTP açısından bu durum sürdürülebilir değildir.

Kimsenin kişisel ya da küçük grup hesapları partinin bütünselliğinin önünde olamaz.

Hangi siyasi parti olursa olsun, ülke demokratik yaşamına katkı koymasına engel olacak iç sorun yaşayan partilerin sorunları, onların ötesinde ülke demokrasisinin sorunudur.

Bu tür zayıflıklar o yapıyı şamar oğlanı yapar.

Ersan Dağlı, CTP'ye yakınlığını gizlemeyen bir işadamıdır. Dün telefonla arayıp aynen şöyle dedi: "Hasan abi nedir bu durum? Öğretmenler grevi kaldırdı şimdi de öğrenciler sokakta. Birileri CTP'yi yok etmeye mi çalışıyor?"

Yanıtın şu oldu: " CTP'yi yok edemezler. Ama madem sordun yanıtını vereyim... CTP'yi yönetenlerin hatalarıyla CTP kendi kendini şamar oğlanı yaptı. Şimdi en kolay ve en moda olan CTP hükümetine, CTP'ye karşı eylem yapmaktır. En küçük derdi olan sokaktadır."

* * *

Orta öğretimde grev kalktı.

Öğrenciler "Sınav yapılmasın" eylemi yaptı, bakanlık kabul etti.

Grev döneminin enkazı böylece temizlenme noktasına gelindi mi? Hayır gelinmedi. Eğer uygar iletişim olmazsa yarın taraflar gene bir birine girecek.

Yazıma noktayı koymadan bir başka dertli kesimin derdini sizlerle paylaşayım.

19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nda gösterilerde yer alacak öğrencilerin kıyafetleri için özel sektöre sipariş verilmişti. O siparişleri alanlar da kıyafetleri dikip hazırladı. Ama 19 Mayıs törenlerinin eylemle aksaması nedeniyle kıyafetler pek çok firmanın elinde kaldı.

Arayan bir işyeri sahibi, "Kimse bizi duymuyor. Bizler için önemli sayılacak miktarda kıyafet elimizde kaldı. Paramızı alamayınca çeklerimizin karşılığını ödeyemeyecek duruma düştük. Bizimle kim ilgilenecek?" dedi

Bu insanlar haklı mı? Haklı. Ancak bizde haklı olmak başka, haklı olunduğu için hakkını alıp alamamak başka..." (30 Mayıs 2008 KIBRIS)

Günün sözü:

Kardeş kavgası, kavgaların en kötüsüdür

   589 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
14 Ekim 2008, Salı   Az bilgi çok laf...
13 Ekim 2008, Pazartesi   Bu yazıyı aklınızla okuyun, kalbinizle de yorumlayın...
12 Ekim 2008, Pazar   Unutmadan, sesimiz kısılmadan....
11 Ekim 2008, Cumartesi   Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı?
10 Ekim 2008, Cuma   Barışın elçileriyle yürümek...
09 Ekim 2008, Perşembe   Durumumuz çok vahim...
08 Ekim 2008, Çarşamba   Ne oldu bize? Sevinemiyoruz bile...
07 Ekim 2008, Salı   "Beş YTL'lik dana eti kuyruk yağı bol olsun!!!"
06 Ekim 2008, Pazartesi   Kötü senaryolar kurmak istemem
05 Ekim 2008, Pazar   Mehmet Ali Talat'ı dikizledim...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3916 1.4014
1 STERLİN 2.3972 2.4150
1 EURO 1.8957 1.9090



YAZARLAR : .

Bener HAKERİ

Çörekli kahvaltı

Sevilay SADIKOĞLU

Kıssadan hisse... Hasan Ali Yücel

Bedia BALSES

Fotoğraflar

Beste SAKALLI

YUMUŞAK YAZILAR

Cumhur DELİCEIRMAK

Lirikler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital