|
Kosova'nın bağımsızlık ilanı Türkiye'nin müttefiklerinin istediğiydi. KKTC'nin tanınması gündemde olmasa da Rum tarafına bir gözdağı olarak sunulmuştu.
Ama şimdi durum farklı Rusya'nın Abhazya ve Güney Osetya'nın bağımsızlığını tanıması sonrası batıdan yükselen tepkilerde kullanılan tanımlamalar bu kez Rum tarafının ekmeğine bal sürmüyor mu?
Geçtiğimiz Şubat ayının 13'ünde o zaman Rusya Devlet Başkanı olan Vladimir Putin düzenlediği basın toplantısında Avrupa ülkelerini, KKTC ile Kosova'ya yaklaşımları konusunda çifte standart uygulamakla suçlamıştı. Kremlin'de düzenlediği yıllık basın toplantısında Kosova'nın statüsü konusuna vurgu yapan Putin, bu bölgenin bağımsızlığını tanımanın "ahlaka aykırı ve yasa dışı" olacağını söylemişti.
Putin o gün Kosova'nın bağımsızlığını tanımayı planlayan Avrupa ülkelerini çifte standarttan "utanç duymaları" gerektiğini söyleyip, şunları eklemişti: "Kimseyi gücendirecek bir şey söylemek istemiyorum. Ancak Kuzey Kıbrıs aslında 40 yıldır bağımsız. Niye tanımıyorsunuz? Avrupalılar, çifte standart uygulamaktan utanmıyor musunuz?"
Belleklerimizdeki notlara bakalım Putin, basın toplantısında Gürcistan'dan bağımsızlığını isteyen Abhazya ve Güney Osetya ile Moldova'nın ayrılıkçı Trans-Dniester bölgelerini örnek gösterip, Kosova'nın ayrılma nedenini sormuştu.
Rusya'nın tüm uyarı ve tepkisine rağmen Kosova, 17 Şubat'ta Sırbistan'dan bağımsızlığını ilan etmiş ve başta ABD tarafından anında tanımıştı.
* * *
Kosova'nın bağımsızlığında Rusya benzetme yerindeyse ciddi bir gol yemişti.
Putin'in Kosova ile KKTC arasında kurduğu ilişki bizim cephede farlı yorumlanıp sanki de Putin'in KKTC'nin bağımsızlığını desteklediği izlenimi kamuoyuna taşınmak istenmişti.
Rusya, Sovyetlerin eski güçlü günlerindeki evrensel gücünü elde etmeyi mi hedefliyor?
Rusya'nın iki kutuplu bir dünyanın yeni kutbu olma iddiasını taşıdığına emin değilim. Ancak ABD'nin geleneksel sınırlarını aşıp Rusya'nın burnunun dibine kadar sokulmasını da istemiyor.
Kafkaslar, bu bakımdan Rusya - ABD arasında en sıcak temas hatlarından biridir.
2003'te Gül Devrimi diye isimlendirilen değişimle Gürcistan'da yönetime gelen ABD yanlısı Mihail Saakaşvili'nin hedeflerinin ilk sırasında bağımsızlıklarını ilan eden Abhazya ve Güney Osetya'da Gürcü egemenliğini kurmak vardı.
7-8 Ağustos'ta Güney Osetya'ya yönelik Gürcü askeri harekatı bu amaçla yapıldı. Ama Saakaşvili'nin evdeki hesabı çarşıya uymadı. Rusya askeri gücünü kullanıp Gürcü harekatını püskürttü.
Rusya o kadarla da kalmadı ve Kosova'nın bağımsızlığına karşı rövanş golünü attı.
Kosova konusunda uyaran ama dikkate alınmayan Rusya iken bu kez tersi oldu ABD uyardı ama Rusya kulak vermedi. Rus Devlet başkanı Dimitri Medvedev, Abhazya ve Güney Osetya'nın bağımsızlığını tanıyan bir kararı imzaladığını açıkladı. Rusya'nın kararı sonrası ABD, Almanya, Fransa ve onlara yakın pek çok ülke yanında, NATO ve AGİT'ten Rusya'ya tepkiler oldu. Medvedev ise bu tepkilere cevap olarak, "Yeni bir soğuk savaştan korkmuyoruz, ama böyle bir şey istemeyiz" dedi.
* * *
Peki tüm bu gelişmeler yaşanırken Kuzey Lefkoşa ve Ankara'nın tutumu ne olacak?
Kosova'nın bağımsızlık ilanı Türkiye'nin müttefiklerinin istediğiydi. KKTC'nin tanınması gündemde olmasa da Rum tarafına bir gözdağı olarak sunulmuştu.
Ama şimdi durum farklı Rusya'nın Abhazya ve Güney Osetya'nın bağımsızlığını tanıması sonrası batıdan yükselen tepkilerde kullanılan tanımlamalar bu kez Rum tarafının ekmeğine bal sürmüyor mu?
Günün sözü:
Sonuç üretmeyen güç, güç değildir
|