|
Ertuğruloğlu, parti içi seçimi mutlaka düşünüyor. Ancak yansıttığı havasında korku yok.
Dünkü sohbet boyunca Eroğlu'nun ismini hiç seslendirmedi.
Derinden sürdürdüğü seçim çalışmasıyla avantaj elde ettiği havasını verdi.
Ancak bence en önemlisi, daha büyük ölçekli ve KKTC siyasetinde dengeleri oynatacak hedeflerle siyaset yaptığı izlenimi.
UBP içinde birileri tepki koysa da Ertuğruloğlu, Ankara ile uyumlu bir yürüyüş içinde
UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu'nun dün Saray Otel'de basın toplantısı vardı.
UBP'deki genel başkanlk yarışı ile ilgili yazılar yazıyorum. Bundan sonra da mutlaka yazacağım.
Şu an için iki genel başkan adayı var.
Tahsin Ertuğruloğlu ile Derviş Eroğlu.
İkisini de yakından izlemeye, gözlemeye özen göstereceğim.
Dünkü basın toplantısını bu bağlamda fırsat bilip, gidip dinledim. Soru da sordum.
***
UBP'de önde gelen kadrolar yerini almış durumda.
Dün Ertuğruloğlu'nun yanında milletvekillerinden Mehmet Bayram, Ünal Üstel ve Türkay Tokel, belediye başkanlarından Akdoğan, Lapta ve Beyarmudu Belediye Başkanları ve parti merkez yönetiminden Ersin Tatar vardı.
Ersin Tatar ve Beyarmudu Belediye Başkanı İlker Edip, ikisi ortası bir tercihle orada bulunur gibiydi.
Mehmet Bayram çok açık olarak Tahsin Ertuğruloğlu'nun desteklediğini ifade etti. Hem de Eroğlu'na gönderme yaparak.
***
Dünkü basın toplantısında Ertuğruloğlu bilinçli bir şekilde parti içi seçim yarışını geri plana itti.
Yakın bir gelecekte yapılacak kurultayda seçim yarışında kaybetme olasılığı olmayan, uzun vadeli siyasi hedefleri olan bir parti lideri görüntüsünü yansıtma çabası içindeydi.
Söylediklerini dikkatle dinledim.
İç politikada kendilerine göre olumsuzlukları irdelerken sözcükleri seçme özeni yok gibiydi. Başbakan Soyer'i çok ağır dille eleştirme konusunda gailesi hiç yokmuş gibiydi.
ÖRP'ye Avcı ve arkadaşlarına yönelik eleştiri yaparken bile üslubu Soyer'i eleştirdiği gibi değildi neredeyse.
UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu'nun dünkü basın toplantısında ısrarla vurgu yaptığı şu noktaydı: "BU HÜKÜMETİN ÖMRÜ BİTMİŞTİR ERKEN SEÇİM KAÇINILMAZDIR.
Erken seçim konusunu inatla ve ısrarla defalarca söyledi.
***
Bu ısrarı ilk seslendirmeden başlayarak merak ettim.
Sıras Kıbrıs sorunu ve Talat'a geldi.
Cumhurbaşkanı Talat'ı da eleştirdi. Ancak kelimeler daha dikkatle seçilmişti.
Erken seçimi o noktada da gündeme getirip şunu söyledi:
"Cumhurbaşkanını müzakere sürecinde dengeleyecek bir hükümete gereksinim vardır."
Bu ifadeye takıldım.
Konuşması süresince bunu bir kez daha yinelerken Talat'ın 8 Temmuz mutbakatını tek başına irade kullanarak imzaladığını söyleyip, "Bunu tek başına yaptığına eminim" dedi.
Bunun anlamı, "Talat, tek başına Ankara'dan habersiz hareket ediyor. Bu durum Ankara'dan kaygıyla izleniyor. Talat'ı dengelemeden öte frenleyecek bir hükümete gereksinim var."
Sordum: "Talat'la konuşurken de farklılıklarınız sürüyor mu? Ankara'da görüşürken Kıbrıs konusunda uyumunuz nedir?"
Tahsin Ertuğruloğlu, Talat'la farklı düşündüklerini kabul ederken AKP ile tam uyum içinde olduklarının altını çizip öz olarak şunu söyledi: "Ankara'daki yetkililerin basın önünde Talat'a destek çıkması siyasi etik gereğidir."
***
Basın toplantısı bitti Ertuğruloğlu ve arkadaşlarıyla bir süre daha kahve sohbeti yaptık.
Ertuğruloğlu, parti içi seçimi düşünüyor. Ancak yansıttığı havasında korku yok.
Dünkü sohbet boyunca Eroğlu'nun ismini hiç seslendirmedi.
Derinden sürdürdüğü seçim çalışmasıyla avantaj elde ettiği havasını verdi.
Ancak bence en önemlisi, daha büyük ölçekli ve KKTC siyasetinde dengeleri oynatacak hedeflerle siyaset yaptığı izlenimi.
UBP içinde birileri tepki koysa da Ertuğruloğlu, Ankara ile uyumlu bir yürüyüş içinde.
Bu yürüyüşün sonu ne olur?
Hele bir UBP Kurultayı geride kalsın, ondan sonra yorum yapmak daha kolay olacak.
Günün sözü:
Her söylenende söylenmeyenler de gizlidir
|