Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gönyeli KTSYD Kupası'na da göz dikti: 7-6
Cihangir Turan ile turladı:1-0
SİNEMALARDA GÖSTERİMDE OLAN FİLMLER
BİR YASTIKTA 50 YIL
Rum yönetimi, 100 bin Euro'ya kadar olan mevduatlara teminat verecek
Simitis: Her iki tarafın da çıkarlarına saygı gösterilmeli
Basketbol hakemleri hazırlıklarına başladılar
Kara Kitap
DİSİ: Rumlara hizmet edecek bazı takvimler var
PORTRE BARMEN Hüseyin Dermuş

YORUMLANANLAR
Avukatlara getirilen yasak hukuka aykırı [1]
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [1]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [2]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [2]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [3]



UZAYLI "E.T", KIBRIS SORUNUNA BURNUNU SOKTU

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Mayıs 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

En sonunda Kıbrıs sorununa uzaylı "E.T" de burnunu soktu.

Aslında haksızlık etmeyelim, sokturuldu...

Düşünebiliyor musunuz, çocukluğumuzun o güzel filminin sevimli kahramanı bile Kıbrıs sorunuyla ilgili bir tartışmaya malzeme oldu...

Olaydan söz edip, yorumumu yapacağım ama önce "E.T"yi anımsatayım, sonra esas konuya döneriz...

Steven Spielberg'in "E.T" ya da tam ismiyle "Extra Terrestrial" filmi benim için çok özel bir filmdir.

Bu film çevrildiğinde 14 yaşındaydım, orta ikinci sınıfa gidiyordum.

Yani çocukluk yıllarımın filmiydi...

O günlerde Kuzey Kıbrıs'ta sinemalar kapalıydı...

"E.T"yi yine o günlerde video furyası çerçevesinde, videoculardan kiraladığımız VHS kasetlerden izlemiştim.

O yaşıma kadar gördüğüm en güzel filmdi benim için "E.T".

Uzaylı "E.T"nin evine dönmesine bir taraftan sevinirken, diğer taraftan dünyadaki dostlarından ayrılması, çocukların onu kaçırırken verdikleri mücadele beni duygulandırmıştı, gözlerim yaşarmıştı...

Bu filmin en büyük özelliği; o güne kadar yapılan uzay filmleri içerisinde uzaylıları "kötü" göstermeyen, "insanlara kötülük yapmayan" bir uzaylıyı anlatan ilk film olmasıydı.

İyi bir uzaylıyı anlatan "E.T", tüm dünyada sinemaseverlerden büyük ilgi görmüştü, sempatik uzaylıyı anlatan film, izlenme rekoru, gişe rekoru kırmıştı.

Hatta 1982'den 1997 yılına kadar da bu rekorunu korumuştu.

"E.T", daha sonra 1997 yılında çekilen iki film; "Titanic" ile "Star Wars" ve 2004 yılında çekilen "Shrek 2" filmlerine geçildi ancak, halen gişe rekoru kıran filmler listesinde dördüncü sıradadır.

Dokuz dalda Oscar'a aday gösterilen "E.T", dört dalda Oscar kazanmıştı.

Ayrıca iki altın küre, bir de BAFTA ödülü vardı "E.T"nin...

Hatta bu güzel filmin "Badi" isimli bir Yeşilçam versiyonu bile yapılmıştı.

Filmin sevimli küçük kızını oynayan "Drew Barrymore", bugün sinemada romantik-komedi filmlerinin aranılan yetişkin güzel yıldızlarından birisi oldu.

Sanırım konusunu artık herkes biliyor; "Dünyayı ziyarete gelen bir grup uzaylı, acil şekilde dünyayı terk etmek durumunda kalınca içlerinden biri dünyada kalır. Kendini bir anda değişik bir gezegende bulan bu uzaylı, 10 yaşındaki Elliot tarafından evlerinin bahçesinde bulunur ve ardından bir dizi komik, duygusal ve heyecan dolu gelişmeler yaşanır."

Yıllar sonra yetişkin olarak da filmi izledim ve aynı tadı aldım.

Geçenlerde de Universal Pictures, "E.T"nin çift diskli özel versiyon DVD'sini çıkardı ve bu DVD Türkiye'de de Tiglon firması tarafından çıkarak kısa sürede tükendi.

Yalnızca DVD'si değil VCD'si de piyasada yok...

O DVD'lerden ben de çocuklarım için aldım, gerçekten ekstraları olan çok özel bir DVD.

Şimdi bu kadar hikayeyi neden anlattım, nerden aklıma geldi bunlar?

Gündemime aldım, çünkü "E.T", Kıbrıs'taymış...

Ben de dün "Halkın Sesi" ve "Volkan" gazetelerinde okudum, yanılmıyorsam bir gazete daha yazdı ama hangisi olduğu aklımdan çıktı.

Hikaye şu; Kıbrıslı Rum işadamı Lordos'un hafta içinde Başbakan Soyer onuruna verdiği yemekte masaların üzerinde, "E.T" filminin afişi ve bu afişin üst kısmında "E.T evine gidiyor", alt kısmında da "Hadi sorunu şimdi çözelim" yazıyormuş.

Gazeteler söz konusu broşür, ya da posterin fotoğrafını da yayınladı.

Eeee, ne var bunda diyorsunuz değil mi?

Efendim bu broşür, aslında bir mesaj içeriyormuş; o mesaj da "Türkiye adadan gitsin" demekmiş.

Halkın Sesi ve Volkan'daki haberlere göre oradaki "E.T", Türkiye'yi ve askeri temsil ediyormuş.

Aslında afişteki yabancı "E.T" ile Türkiye ve asker kastediliyormuş.

Bu afiş nedeniyle Halkın Sesi'nde dolaylı, Volkan'da ise direkt sitem var Başbakan Soyer'e...

Türkiye'nin ve Türk askerinin "E.T" şeklinde gösterilmesine tepki göstermediği ve geceyi tamamladığı için.

En azından bir cevap vermeliymiş Soyer bu afişe.

Soyer, Halkın Sesi'ne verdiği demeçte bu iddiaları "saçma" diye nitelendirdi.

Şimdi, bu "E.T" broşürlerini gerçekten bu amaçla koymuşsa birileri, çok çocukça bir eylem gerçekleştirmiş.

Üstelik de işini pek iyi yapamamış.

Türkiye'yi ve Türk askerini sinema tarihinin gelmiş geçmiş en sevimli ve en sevilen karakterine benzeten fanatik bir Rum, işini öyle başarılı yapmış sayılmaz.

Star Wars'taki "Dark Vader"e veya ne bileyim "Terminatör"e benzetmiş de olabilirdi ki o zaman daha kötü olurdu değil mi?

Yahu, bunu bile sorun ediyorlar, adamın biri kalkmış aklınca böyle mizahi bir şey yapmış diye peşine düşüp, sorun mu yapacaksınız?

Esas, Soyer bunu sorun yapıp, bunun üzerine konuşma yapsa ya da orayı terk etse tuhaf olurdu.

Haaa, ama olay o değil, olay bu tür dostluk temaslarından bazı kesimlerin rahatsızlık duymasıdır.

Bazı derin bilgilere göre, derin kesimler, Türkiye'yi AİHM'e şikayet etmeye hazırlanan Rum işadamı Lordos'la Başbakan Soyer'in yemek yemesine öfkelenmiş.

"Sen nasıl olur da Türkiye'yi şikayet etmeye çalışan bir düşmanla yemek yersin?" meselesiymiş bu melese.

"E.T"li broşürler de bunun üzerine tuz biber ekmiş tabii.

Ya işte mevzu bu, Soyer varsın "saçma" desin, derin kesimler ona mesajı verdi bile.

Sopayı salladılar, "yanlış yaptın Ferdi" dediler.

Başbakan Soyer, pek oralı olmamış gibi davransa da almıştır mutlaka mesajı.

Düşmanla yediği yemeğin bedeli bu kadarla kalırsa iyi!

Yaa bizim sevimli "E.T", tam 26 yıl sonra Kıbrıs sorunu tartışmalarının kahramanı oldu işte.

Ne hakları var bizim çocukluk kahramanımızı bu işlere bulaştırmaya ama bulaştırıyorlar işte.

Öylesine tuhaf bir memleket şu Kıbrıs, her iki tarafta da çözüm istemeyenler böyle filmler çeviriyor maalesef.

Bu sevimli kahramanla korku filmi çevirmeye kalkışanlar, yarın korku ve şiddet filmleri kahramanları "Barbar Conan", "Jaws", "Freddy", "13'ncü Cuma'nın Jason"ını da işin içine sokarlarsa yandığımız gündür!

   919 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Ekim 2008, Cumartesi   EROĞLU DÖNMELİ MİYDİ?
07 Ekim 2008, Salı   CEZAEVİNDEKİ SORUNLAR
06 Ekim 2008, Pazartesi   BAŞBAKAN SOYER VE MALİYE BAKANI UZUN'A SÖZ HAKKI
04 Ekim 2008, Cumartesi   BAYRAM YERİNDEKİ OYUNCAKLAR
03 Ekim 2008, Cuma   HADE GÜZEL BİR ŞEY YAZAYIM AMA NASIL?
02 Ekim 2008, Perşembe   MAĞUSA HALKI, KALE İÇİNİ KAPTIRMAK İSTEMİYOR
01 Ekim 2008, Çarşamba   DANGALAKLARI MI SEVERSİNİZ, YALAKALARI MI?
30 Eylül 2008, Salı   CTP'NİN DİKMEN ÇÖPLÜĞÜ EYLEMİ
29 Eylül 2008, Pazartesi   HAYAT BÖYLEDİR İŞTE
28 Eylül 2008, Pazar   ASIK SURATLILAR



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Bener HAKERİ

Çörekli kahvaltı

Sevilay SADIKOĞLU

Kıssadan hisse... Hasan Ali Yücel

Bedia BALSES

Fotoğraflar

Beste SAKALLI

YUMUŞAK YAZILAR

Cumhur DELİCEIRMAK

Lirikler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital