Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Öğretmen dayağı polislik oldu
Uyuşturucuyu çocuğuna taşıttı 2 yıl hapis cezası aldı
Güneyde kalan Türk mallarına tapu
Ban'a tepki
Serdar Nehir tutturamadı
Engin Onan'ın adıyla gasp yaptılar
Limanda yine sorun var

YORUMLANANLAR
Bu yaklaşım, Kıbrıs Türk halkını bir kez daha büyük hayal kırıklığına uğrattı [1]
Öğretmen dayağı polislik oldu [2]
Uyuşturucuyu çocuğuna taşıttı 2 yıl hapis cezası aldı [2]
Pankart tartışması [2]
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [6]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [3]
Kanser olmak istemiyoruz [3]
Otellerde bayram bereketi [3]
İsrail, KKTC'yi ayrı bir varlık olarak tanımıyor [2]
Avcılar eyleme gidiyor [12]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]
Çarşıda "bayram" yok [9]
Liste nihayet! [1]
2009 da kurak [2]
Yedikonuk İlkokulu'nda "Kitap Haftası" etkinliği [2]
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [2]
Atılan çöpler hepimizi etkiliyor [3]



OH OLSUN BANA!

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   13 Eylül 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

 Genelde trafik kurallarına uyan birisiyim.

  Hatta o kadar ileri giderim ki bu konuda, otomobilimde bulunan arkadaşlarım, kural takıntım nedeniyle isyan eder.

  Trafikte hep temkinliyimdir, işi şansa bırakmam, önümde bir kamyon varsa ve ben ileriyi iyi göremiyorsam, istediği kadar yavaş gitsin ve yol istediği kadar uzun olsun geçmem.

  Kırmızı ışık takıntım da vardır.

  Bazen işten saat 02.00, bazen 03.00, bazen 04.00'te ayrıldığım oluyor.

  O saatlerde bile durur yeşil ışığın yanmasını beklerim, etrafta hiçbir araç olmadığı halde.

  Hatta o saatlerde kırmızı ışıkta beklediğimi gören başka sürücüler kornasına basarak, benimle dalga geçercesine, cart diye yanımdan geçip gider.

   Bazen gelip de arkamda duranlar ise sıkılır, sabahın o saatinde, etrafta hiçbir şey yokken niye beklediğimi söyleyip, korna çalar, bağırır çağırırlar.

   Ben yine de ne olur ne olmaz diye durur beklerim, kırmızı ışıkta kaybedeceğim 1-2 dakikanın hayatımdan bir şey çalacağına inanmıyorum çünkü.

  Bir de bizim KIBRIS gazetesinin önündeki trafik ışıkları var.

  Bu ışıklarda araçlar, Lefkoşa yönünden gelip (yani Reis Süpermarket veya Yarim Gelinlik tarafından gelen demek istiyorum),  Mağusa yoluna dönerken, KIBRIS gazetesi tarafında bekleyen (yani BRT tarafından gelenler) kırımızı yandığı halde tekrar Taşkınköy tarafına gitmek için "U" dönüşü yaparlar.

   Bu "U" dönüşü sırasında Lefkoşa'dan Mağusa yönüne giden araçlar pek karşılaşmadığı için, kırmızı yandığı halde her gün onlarca araba buradan "U" dönüşü yapıp Taşkınköy tarafına gider.

  Ben burada da ne isterse olsun, Mağusa yönüne giden araçla hiç karşılaşmasa, kaza ihtimali olmasa da durur beklerim.

  Hatta burada beklediğim için arkadan bana korna çalıp, protesto eden sürücüler de olmaktadır.

  Geçenlerde bir düğüne gidecektik, eve gitmekte geciktim, eşim "çocuklar uyumak üzere, halen gelmedin" deyip isyan edince apar topar gazeteden çıktım.

   Bu sözünü ettiğim ışıklara geldiğimde yeşil ışık Lefkoşa yönünden Mağusa yönüne giden araçlar için yandı.

   Benim önümde de o meşhur herkesin ihlal edip "U" dönüşü yaptığı kırmızı ışık yanıyor.

   Şeydan dürttü beni; "Ne olacak yahu, bir kez de ben yapayım şu 'U' dönüşünü, nasıl olsa Mağusa yönüne giden araçlarla karşılaşmıyor, sıradan bir 'U' dönüşü, zaten evdekiler de beni bekliyor" dedim.

   Ve ilk kez kırmızıda "U" dönüşü yaptım.

    Ama bizde şans mı var; hani hayatında ilk kez bir adam kumarhaneye gider de o gün polis baskın yapar da yakalanır ya bizimkisi de o hesap.

    40 yılda bir kırmızıda geçelim dedik arkamızdan devriye gezen trafik polisi geliyormuş meğerse.

    Bir siren sesi, arkama baktım, yarı beline kadar dışarı çıkmış bir polis avazının çıktığı kadar "çek kenara", "çek kenara" diye bağırıyor.

    Kendimi kanundan kaçan bir azılı gibi hissettim...

    Çektim kenara durdum ve kendi kendime söylendim; "al işte eve erken gideceksin, ye şimdi cezayı da otur yerine."

    Bu kural ihlalim taş çatlasa bana iki dakika, bilemedin üç dakika kazandıracaktı, değer miydi?

    Kesinlikle hayır?

    Polis de kırmızı ışıkta geçti ve gelip arkamda durdu.

    En kıdemlileri olduğu halinden tavrından belli olan bir polis, otomobildeki yeni polislere caka satarcasına, bir hışımla yanıma geldi.

    İnanılmaz bir suçluluk duygusu hissettim, utandım da tabii ki!

    "Herkese akıl verirsiniz, yaptığınıza bakın" dese hakkıydı, bir şey diyemezdim.

    Yanıma geldi, hiçbir şey söylemeden sert bir ses tonuyla "ehliyetini ver" dedi, suç işlemiş de azarlanan bir çocuğun psikolojisinde hissettim kendimi.

    Tamam suçluyuz, yakalandık da ama insan yine de nezaketen "iyi akşamlar", "nasılsınız?" gibi bir hitap bekler ama nerede?

    Ehliyeti verdik, bu kez "niye kırmızı ışıkta geçtin diye?" bir soru.

    "Sana ne be kardeşim, sen yaz cezanı, git işine" diyecektim ama suçluyuz ya bu defa "hem suçlu hem güçlü" pozisyonuna düşmemek için; "Yaptık bir hata, Lefkoşa'dan Mağusa yönüne araçlar geçerken, bu tarafta 'U' dönüşü yapanla karşılaşmıyor, acele ediyordum, geçtim, neyse cezası yazın" dedim.

     Çatık kaşları bir türlü inmek bilmedi, resmen psikolojimi bozdu ve bu kez de yine o kaba üslubuyla; "Bilin ya, 15 güne kadar ödemezsen çiftelenir, yine ödemezsen mahkemeye gidersin" dedi.

    "Biliyorum" dedim.

    Ehliyetimi ve raporu verdi, tam çekip gidecekken; bu kez ben sert bir ses tonuyla; "İyi akşamlar, teşekkür ederim" dedim, duraksadı ama "iyi akşamlar" diyemedi, yalnızca başını sallayıp gitti.

     Şimdi kendimi savunacak değilim, kural ihlali yaptım ve cezayı hak ettim ama bir polis memuru ne isterse olsun biraz nezaket göstermeli, en azından durdurduğu araçtaki adama "iyi akşamlar", "nasılsınız?", "iyi yolculuklar" diyebilmeli, güler yüzlü olmayı bilmelidir.

     Hayır, yanlış anlamayın, beni yazdığı için, kuyruk acımdan söylemiyorum, daha önce beni durduran ve yazmayan ama yine bu şekilde kaba davranan polislere de rastladım, gerçekten hoş değil.

   Kırmızıda geçme meseleme gelirsek; oh olsun bana, para cezasını da puan cezasını da hak ettim...

   Ne isterse olsun insan doğru bildiğinden şaşmamalıdır, hele en büyük sorunlarımızdan trafik ile ilgili kuralları ihlal etmemelidir, hele bizim gibi köşelerimizde herkesi eleştiren gazeteciler bunu hiç yapmamalıdır.

   590 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
03 Aralık 2008, Çarşamba   KAYBETMEK
02 Aralık 2008, Salı   BOZULDUK... ÇOK BOZULDUK
30 Kasım 2008, Pazar   GÜLÜN DİKENİ FAZLA BATARSA!
29 Kasım 2008, Cumartesi   YAPMA BE BAŞKAN!
28 Kasım 2008, Cuma   ESKİ UBP'Yİ ANIMSAR MISINIZ?
25 Kasım 2008, Salı   CEZAEVİ ÇALIŞANLARINDAN ÖZKAN MURAT'A AÇIK MEKTUP
24 Kasım 2008, Pazartesi   GİRNE'NİN DERDİ; VAKIFLAR, ELERKTRİK KURUMU VE ESKİ ESERLER DAİRESİ
22 Kasım 2008, Cumartesi   İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN
21 Kasım 2008, Cuma   ÇOCUK ÇOCUKTUR, IRKI MI OLUR ÇOCUĞUN?
20 Kasım 2008, Perşembe   SABIKALI LİDERLER


Yorum Sayısı:   1
  Fatma Kişmir         - Lefkoşa 14 Eylül 2008, Pazar 11:57 
okurken gülümsedim,çünkü ben de trafik kuralları ve bütün kuralların aslında hayatımızı kolaylaştıran ve bizi koruyan şeyler olduğuna inarırım ve uyarım.zaman zaman beni de şeytan dürter ancak henüz aldanmadım.


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5700 1.5811
1 STERLİN 2.3143 2.3315
1 EURO 1.9851 1.9991



YAZARLAR : .

Bener HAKERİ

Yağmur yere indi

Sevilay SADIKOĞLU

"SİZ" Adlı Sergi

Bedia BALSES

Hocaların Hocası: Ali Atakan

Cumhur DELİCEIRMAK

Rekabetin hazin sonu!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital