Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
64 bin 552 alışveriş
2 bin ağaç elektrik kurbanı
HSBC kriz içinde atılım yaptı
Bağcıl'ın 4. yabancısı Enio Da Silva
Türkiye ikinci yarıda: 2-1
Haftalık yıldız falınız
Futbolda alt yapı antrenörleri belirlendi
Sabri Ugan spor yazarları ile buluştu
TRİO
Küba Büyükelçiliği konusunda Güney'deki tartışma sürüyor

YORUMLANANLAR
Avukatlara getirilen yasak hukuka aykırı [2]
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [2]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [3]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [3]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [4]



ÇARESİZLİĞE DENEYİMLİ FARELERİN ÇIRPINIŞI

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   19 Haziran 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Şüphesiz ki, birey olarak öğrendiklerimiz ve öğrenmemiz için dayatılanlar var, hayatın içinde.

Bu öğretiler zaman içinde birer ezbere bile dönüşebilir.

Farkına varmazsınız ama öğrendiğiniz kalıplar ya da kodlar altında şekillendirirsiniz davranışlarınızı.

Hatta bazen duygularınızı.

Ve toplumsal olarak da öğrendiklerimiz var, hayatın içinde.

Birbirinden çok farklı etkileşim ve duygulanım içinde olan farklı bireyler, o toplumsal öğretiler ışığında, aynı davranışları sergileyebilirler rahatlıkla.

Birey toplum ilişkilerinin temeli yalın bir karmaşıklık içinde gelişir genellikle. Hani çok gördüğünüz, ama gerçekte söylenene kadar algılamadığınız türlü yönleri vardır, çünkü.

Çünkü, kodlanmış öğretilere o kadar alışmışınızdır ki, o kodu çözecek bir dış sese ihtiyacınız vardır.

Geçtiğimiz gün gelen bir elektronik postadan bildik bir deney-örnek anlatımı çıktı karşıma.

Ve farklı düşünceler çağrıştırdı.

Özellikle yaşanan genel hayatın akışına baktığımızda, toplumsal olarak bizimle örtüşebilecek olan bu deney anlatımını sizlerle de paylaşmak istedim.

Benzer çağrışımları yakalayacağımızı düşünerek.

Birlikte okuyalım;

İçinde sıcak su bulunan bir havuza, belirli sürelerle birer fare atılır.

Farelerin sıcak su içinde hayatta kalabilme becerisi, yapılan deneyler ve uzun uğraşlar neticesinde, 5 dakikaya kadar çıkabildiği görülür.

Gözlemler tamamlandıktan sonra karşılaştırma yapmak için; hiç denenmemiş fareler ile tecrübeli fareler, eş zamanlı bir biçimde sıcak suyun içine atılır.

Tecrübesiz fareler hemen ölürken, deneyimli olan denek farelerin ise, 5 dakika kadar dayanıp, daha sonra öldükleri görülür.

Deney kurbanlarından çıkarılan sonuç, "öğrenilmiş çaresizlik" olarak kayıtlara geçer.

Fare deneylerinden elde edilen bu bilgi birikiminden yola çıkılarak; psikoloji biliminde şöyle bir ifade geliştirilir;

Bir hayvanın yaşam koşulları, kademeli olarak alıştırıla alıştırıla değiştirilirse, öğrendikleriyle direnme, yaşamı kazandırılabilir. Yani, tecrübeli farenin 5 dakika daha uzun yaşaması, çaresizliğe adapte olmanın öğretilmiş biçimidir.(Çaresizliğidir).

Kendisine dayatılan çaresizlik eğitimi ile ömrünü uzatabilmeyi öğrenmiştir!

Şimdi çaresizliğe adapte olmak öğrenilebiliyorsa, farelerin öğrendikleri gibi, sanırım toplumsal olarak bizim de öğrendiğimiz önemli deneyimler vardır bu yolda.

Yoksa yaşanan bunca acıdan ve sıkıntıdan sonra bugün hala ayakta durabilmek ve en karamsar haliyle de umuda tutunabilmek çok da kolay olmasa gerek.

Önce savaştan sonra düşünmekten ölenler karşısında belli bir direnç yaratabiliyor insan, mesela.

Belki daha kavgasız ve daha sessiz bir hayat bile olabiliyor direndiği yer.

Yoksa bu yıl kırkıncı yılını dolduran başarısız görüşme süreçlerinin ardından, eğer çaresizliğe adapte olabilmeyi öğrenememişsek, nasıl yaşardık o 40 yılları devirip?

Referandumdan sonra birşey öğrenmemiş olsaydık, her koşulda devam eden demeç düellolarını ve her liderlikte yaratılan benzer kavgaları nasıl karşılardık ki?

Düşünsenize;

Bundan 30 yıl önce yaşasaydı Talat ve Hristofias, tam da çözüm sürecini dayatırken uluslararası koşullar, bir görüşme bu kadar kriz yaratır mıydı?

Bu krize dayanılır mıydı?

Trafikten eğitime, kamudan özele kadar her alanda kendine has özelliklerle donatılmış ayrı bir düzenek kurulmuşken, eğer çaresizliğe adapte olmak yolunda birşeyler öğrenmemiş olsaydık, nasıl katlanırdık ki bunlara?

Eğer sessizliklere, rüşvetlere alışmasaydık, yeni düzenle eski benzerlikler kabul edilebilir miydi, mesela 20 yıl önce bu hükümette?

Şimdi bizi alsalar ve standardları belli, düzeni makul bir İskandinav ülkesine mesela gönderseler, Kıbrıs'ın öğrettiklerinden çıkıp, biz muhtemelen genel hayat ortalamasını uzatabilirdik öğrendiklerimizle.

Biz çaresizliğimizi öğreniyoruz.

Öğrendiğimiz bu koşullar altında da hayatta kalmayı.

Bu koşulları normalleştirip, bu kaynayan kazanda, daha uzun kalabilmek için fareler gibi, deneyim kazanıyoruz.

Yoksa nüfus sorunu, yönetim erksizliği, izolasyon, çözümsüzlük, bağlı ekonomi ve belirsilizk ve bilinmezlik, bütün bunlarla ne kadar başa çıkılır ki?

Biz çaresizliğe deneyimli fareler olarak, bu kaynayan kazanda daha uzun kalabilmek, daha uzun yaşayabilmek için nasıl çırpınacağımızı öğreniyoruz.

Ve nasıl çırpınılması gerektiğini öğretiyoruz bizden sonrakilere.

Keşke biri devirse artık bu kazanı ve kurtulsak kaynar suyun öğrettiklerinden.

   698 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Ekim 2008, Cumartesi   8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ
10 Ekim 2008, Cuma   ÖLMEDEN GÖREBİLECEKLER Mİ?
09 Ekim 2008, Perşembe   AVRUPALILIK KAÇ PARA?
08 Ekim 2008, Çarşamba   DOKTOR KEMAL'E AŞK MEKTUBU
07 Ekim 2008, Salı   KADINA SEKSİLİĞİNİ, ERKEĞE GÜCÜNÜ KAYBETTİREN YASA
27 Eylül 2008, Cumartesi   Eylüle veda ederken
26 Eylül 2008, Cuma   Anayasa Mahkemesi ve Cumhurbaşkanı'nın Sorumluluğu
25 Eylül 2008, Perşembe   NE KORUYABİLİYORUZ NE DE KURTULABİLİYORUZ AMA BATIYORUZ
24 Eylül 2008, Çarşamba   TABİBLER BİRLİĞİ YENİ YÖNETİMİNİN DÜŞÜNCELERİ
23 Eylül 2008, Salı   TABİBLER BİRLİĞİ ESKİ YÖNETİMİ'NİN DÜŞÜNCELERİ



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Bener HAKERİ

Çörekli kahvaltı

Sevilay SADIKOĞLU

Kıssadan hisse... Hasan Ali Yücel

Bedia BALSES

Fotoğraflar

Beste SAKALLI

YUMUŞAK YAZILAR

Cumhur DELİCEIRMAK

Lirikler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital