Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Korkunç trafik kazası: 2 yaralı
Taşkın serbest, diğerleri cezaevinde
Yine Afrikalı bu kez hepatitli
Yine Ercan, yine uyuşturucu
Yangın büyüdü
Yeni santral ünitesi Teknecik'e taşındı
UBP'nin yeni yüzlere ihtiyacı var
Liderler umut verdi
Görüşmelerin makul bir sürede tamamlanması önemli
Soyguncuya 5 yıl hapislik

YORUMLANANLAR
Büyük sınav [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [1]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [1]
Bu kez Girne zehirlendi [2]
13. maaş ve emeklilik ikramiyesinin budanacağı iddiaları cinayettir [1]
Defne öykü yazma yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verildi [1]
YDÜ Tıp Fakültesi törenle eğitime başladı [4]
Bankalarımız güçlü [1]
Bu sefer ölümlü isyan çıkacak [1]
Girne'de yine fuhuş, yine Afrikalı [5]
Annesini dövdü, tutuklandı [4]
Mecbure Esen kurtarılamadı [4]
Talat değişmezse çözüm bulamayacağız [1]
KKTC'de "ozon"lu tedavi başlıyor [2]



Ne hallere düştük

Bilbay Eminoğlu

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   18 Temmuz 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Maliye Bakanı Ahmet Uzun, her ay maaşları ödeyebilmek için mucizeler yarattıklarını, bu ay sonu da yine mucize yaratıp maaşları ödeyeceklerini söyledi.

Bakan Uzun, "1974'ten beri her ay maaşlarda çıkan sorun bir şekilde çözülerek ilerleniyor. Bunun açılımı için üç cilt kitap yazabilirsiniz" diyor.

Bana kalırsa sayın bakan, hiç zaman kaybetmeden, üç cilt olmasa da böyle bir kitap yazmalı..

"Best seller" olur.

Dünyada, çalışanlarının maaşlarını 34 yıldır mucizeler yaratarak ödeyen başka bir devlet yoktur herhalde.

Dünya alem bu mucizelerin nasıl yaratıldığını görsün.

***

Maliye bakanı KIBRIS'a özel demecinde ilginç bir şey daha söyledi.

"Zaten ben hükümet mensubu oldum, ne deyim...Ben kendimi tabiri caizse, tırnak içinde söylüyorum, ortaya düşmüş birisi olarak görüyorum. Yani kötü yola düşmüş birisi olarak görüyorum."

Aynen böyle dedi Ahmet Uzun..

Ve doğrusu bir bakana yakıştıramadım bu sözleri.

Aceleye gelmiş herhalde..

Talihsiz bir açıklama olmuş.

Bakanın,"statükoyu yıkmak için verdikleri mücadeleye karşın,'sanki hükümete vurmak mübahtır' anlayışıyla acımasız eleştirilere hedef olması"ndan duyduğu üzüntüyü anlatmak için böyle bir benzetme yapması

biraz tatsız oldu.

Muhalefete bundan daha iyi bir malzeme verilemezdi.

***

Bir başka talihsiz açıklama dün Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Mustafa Gökmen'den geldi.

Basın toplantısında sormuşlar sayın bakana...

"Beşparmaklar'ın görüntüsünden rahatsız mısınız?" diye...

"Rahatsız olmayan mı var? Ben Beşparmaklar'ı, dişleri tek tük çıkmış çok güzel bir bayana benzetirim" demiş.

Aman sayın bakanım, yapmayın Tanrı aşkına...

Söylemeyin böyle bir şey..

Keşke dediğiniz gibi olsa...

Birkaç dişi eksik olsa...

Bir dişçiye gider, diş plantasyonu yaptırır, olur biterdi!

Güzel bayanın güzelliği bozulmazdı.

Ama tam on sekiz hançer sokmuşlar Beşparmaklar'a....

Canına okumuşlar...

Yaraları sarılamaz artık "güzel bayan"ımızın...

***

Geçenlerde BRT'deki bir TV programında Başbakan Ferdi Sabit Soyer de bir şeyler söylemişti Beşparmaklar için.

Gazetede haberler üzerinde çalışırken kulak misafiri oldum.

Sayın başbakan, yanılmıyorsam, Beşparmaklar için alınabilecek önlemlerden biri olarak, oradaki oyukların çöplerle doldurulabileceğinden ve üzerinin ağaçlandırılabileceğinden söz etti.

Bazı ülkelerde böyle yapılıyormuş.

Bilemiyorum ama biraz garibime gitti bu "tedavi metodu".

Olabilir mi böyle bir şey?

Keşke dağlarımızdaki sorun ağaçlandırma olsa.

Ne kapatabilir ki artık o oyukları.

Makyajlarla gizleyebilir miyiz orada yarattığımız çirkinlikleri?

***

Çok yazıldı, çok çizildi Beşparmaklar için...

Bu noktadan sonra yapabileceğimiz tek şey var...

Zararın neresinden dönülse kârdır düşüncesiyle, yabancı uzmanlar çağırıp (Tabii eğer paramız varsa) dağların geri kalanını nasıl kurtarabileceğimiz konusunda bilgi almak ve derhal işe koyulmaktır.

Tabii ki oradaki işletmecileri mağdur etmeden.

Çünkü insanlar keyfine hareket etmiyorlar.

Devletin izni var ellerinde.

Ortaya çıkabilecek sorunlar akıl ve mantık yoluyla bir şekilde çözümlenmeli.

Yoksa, başımıza daha büyük işler açmış olacağız.

***

Gidişat kötü, çok kötü... ***

Siyasi, ekonomik ve sosyal sorunların her geçen gün biraz daha büyüdüğü çok zor bir dönemden geçiyoruz.

Ekonomik kriz adeta kıskacına aldı bizi... Devlet hazinesi tamtakır, hükümet hiç olmadığı kadar darda... Çek yasaklarındaki artış korkunç boyutlara ulaşırken, toplu iflaslardan söz ediliyor. Piyasa durgun, enflasyon artışta.

Kuraklık, susuzluk, çevre ve doğa değerlerimizin kıyımı, trafik kazaları ayrı bir dert...

Halk, hiç olmadığı kadar huzursuz ve mutsuz...

Dileyelim ki, önümüzdeki aylarda bu tablo daha da kararmaz.

   441 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Ekim 2008, Cumartesi   Okurlardan güncel konulara ilişkin görüşler...
10 Ekim 2008, Cuma   Yatıp kalkıp dua edin bu halka...
08 Ekim 2008, Çarşamba   "Keşke bu otomobil keşfedilmesiydi"
07 Ekim 2008, Salı   Görünen köy kılavuz istemez
05 Ekim 2008, Pazar   Eski Lefkoşa'nın eskileri
04 Ekim 2008, Cumartesi   Böyle hükümetçilik, böylesine ciddiyetsizlik olur mu?
30 Eylül 2008, Salı   Hayat bayram olsa...
28 Eylül 2008, Pazar   Seydali'nin öyküsü (II)
27 Eylül 2008, Cumartesi   Varan üç!
26 Eylül 2008, Cuma   Aman avcı vurma beni...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,3763 1,3860
1 STERLİN 2,3826 2,4004
1 EURO 1,8890 1,9022



YAZARLAR : .

Bener HAKERİ

Çörekli kahvaltı

Sevilay SADIKOĞLU

Kıssadan hisse... Hasan Ali Yücel

Bedia BALSES

Sürüden Ayrılmak

Beste SAKALLI

YUMUŞAK YAZILAR

Cumhur DELİCEIRMAK

Lirikler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital