|
20 gün kadar tatil yaptım...
Yurt içinde sıradan bir tatil yani...
Kâh evde, kâh Gazimağusa'daki karavanımda biraz dinlenmeye çalıştım...
Arada bir denize girdim, hepsi o kadar.
Bir çırpıda geçti günler.
Gelecek yıla kısmet...
Kim ölür, kim kalır.
Bugünden itibaren hafta arası her gün köşemde yine birlikte olacağız.
Pazar günleri ise alışageldiğimiz gibi nostaljik yolculuklara çıkacağız.
***
Tatilim süresince, ülke sorunlarından, haberden mümkün olduğunca uzak kalmaya çalıştım ama olmadı.
Gazetecinin kaderidir bu, habersiz olamaz, habersiz yaşayamaz...
Nereye gitse, haberin içinde bulur kendini.
Hele sorunlar yumağı bu küçücük toprak parçasında...
Gazete okumasanız, televizyon haberlerini izlemeseniz de etrafınız "ayaklı gazeteler"le dolu!
Dillerde art arta patlıyor haberler...
Tümü de kötü, moral bozucu, sinir bozucu haberler.
Vatandaş sorunlar yumağı ülkede dert küpüne döndü.
Pahalılıktan, zincirleme zamlardan el aman çekiyor.
Eş dostla bir araya gelmeye görün, havadan sudan başlayan sohbetler çok sürmeden yerini, zam yapmaktan, halkı yolunacak kaz yerine koymaktan başka bir şey düşünmeyen hükümetin, artık herkesçe en hafif tabiriyle insafsızlık olarak tanımlanan politikasına bırakıyor.
***
Dün gazetede işbaşı yapar yapmaz, masamdaki KIBRIS'a şöyle bir göz atarken sevgili dost Tolgay'ın "Fil etkisi: Şu zincirleme zamlar" başlıklı köşe yazısı ilişti gözüme.
Doğru yazmış...
"Zam yapmak olimpik bir oyun olsaydı, bizim hükümet Olimpiyatlar'ın tartışılmaz şampiyonu olurdu."
Tolgay'ın izniyle bir şeyler ekleyim bu sözlerine...
Hükümetimizin bu şampiyonluğunu elinden alacak kimse çıkamaz karşısına...
Kimseye kaptırmazlar bu şampiyonluğu...
Hangi hükümet kalkıp da elektriğe yıl on iki ay gelişigüzel zam yapabilir?...
Hangi ülkenin yöneticileri, vatandaşından tüketmediği elektrik için de para talep eder?
Hangi ülkede elektriğe yatırım yapılırken, tüm vergilerini kuruşuna kadar ödeyen o ülke insanından katkıda bulunması istenir ve bu katkı payı artırılarak, faturalara yansıtılarak zorla tahsil edilir?
Tek örnek gösterebilen, bu iş nasıl bir iştir anlayabilen beri gelsin.
***
Sendikalar, kamu çalışanları ve emekliler hayat pahalılığı ödeneği, on üçüncü maaşlar kaldırılmadı diye sevinmesin.
DPÖ'nün geçen ay açıkladığı hayat pahalılığını biliyorsunuz...
Yüzde bir nokta altı.
Bundan sonra, gerçek hayat pahalılığını yansıtmayan böylesine gülünç rakamlar çıkaracaklar ortaya...
On üçüncü maaşlara gelince, araç kayıt ve ruhsatlarına gelen korkunç zamlarla çoktan almaya başladılar bile onu halkın cebinden...
Döviz kurları hiç olmadığı kadar düşüşte...
Söyler misiniz?
Döviz kurları artarken fiyatları biteviye tırmanan ürünlerden hangisi ucuzladı?
Çarşı pazarda hangi malın etiketleri değiştirildi?
Bu konuları işlemeyi önümüzdeki günlerde sürdüreceğiz.
İsyan noktasına gelen halk bunu istiyor bizden.
|