|
Dalga geçmiyorum...
Hükümet böyle diyor...
Devlet Planlama Örgütü, enflasyon göstergelerinden biri kabul edilen Tüketici Fiyatları Endeksi'nde bir önceki aya göre 0.2 düşüş meydana geldiğini açıkladı.
Buna göre, memur ve emeklilere bu ayın sonunda hayat pahalılığı yüzde 0.2 oranında eksik ödenecek.
Yani 1.4
Çünkü temmuz ayı hayat pahalılığı 1.6 olarak belirlenmişti.
Bu rakamdan 0.2'yi düşecekler.
Sinekten yağ çıkarmaya bakıyorlar!
Ve bunu yaparken dar ve sabit gelirli bordro mahkumlarının, hayat pahalılığı ödeneğinin bu şekilde yavaş yavaş ortadan kaldırılmasına çalışıldığını anlamayacaklarını sanıyorlar.
***
Kısa bir süre önce "Eşel mobil istersiniz ha!" başlığı altında yazmıştım.
Bundan sonra zam yağmuruna tutulacağız...
Bundan sonra aylık hayat pahalılığı, sıfırlı rakamlarla açıklanacak...
Hatta çoğu zaman eksi olarak gösterilecek diye...
Yanılmamışım...
Siz bilirseniz iki onlar bilir on iki!
Hadi bakalım...
1.4 hayat pahalılığı ödeneğini başlayın taksim etmeye!
Bu kadar elektriğe, araç kayıt ve ruhsatlarına...
Şu kadar öteki harçlara, belediyenin sağlık vergisine....
***
"Sivil itaatsizlik"
Kıbrıs Türk Sanayi Odası, ülkede ekonomik bunalım yaşandığını, bunun nedeninin de kamunun büyüklüğüne bağlı üretimsizlik olduğunu iddia ediyor ve kamunun küçültülmesini sağlamak için sivil itaatsizlik ve eylem dahil her türlü girişimi yapmaya hazırlanıyor.
Oda başkanı Salih Tunar, yazılı açıklamasında oda yetkilileri ile bağlı birliklerin temsilcilerinin, ekonomik bunalımı görüşmek ve çıkış yollarını tartışmak amacıyla "genişletilmiş" bir toplantı yaptığını duyurdu.
Sayın Tunar'a göre, "Popülizm ve partililere gelecek sağlama uğruna, gelmiş geçmiş hükümetler ve
işbaşındaki hükümet, kamu kesimini büyültmüş ve büyültmeye devam etmektedir.
Böylelikle kamu giderlerini karşılamakta acze düşen hükümet, çareyi, kamu ürünlerinin fiyatlarını artırmakta, kamu harçlarına zam yapmakta aramaktadır. Bu durum da girdi maliyetlerini artırmakta, ülkemizi pahalı hale getirmekte, rekabet gücümüzü ortadan kaldırmakta ve sonuç olarak, ülkemizi üretim yapılamaz duruma düşürmektedir."
Bu görüşler doğru.
Ancak, ülkenin üretimden kopmasına tek neden olarak kamu yönetiminin şişkinliğini göstermek doğru olmasa gerek.
Bir de şu sivil itaatsizlik konusu üzerinde durmak lazım.
Ticaret Odası'nın işyerlerinin çalışma saatleri konusunda ortaya attığı "sivil itaatsizlik" moda olmaya başladı!
Sermaye kesiminin sivil itaatsizlik tehdidiyle hükümetten istediğini koparmasını örnek alan sanayiciler de anlaşılan aynı yola başvurmayı düşünüyor.
Bu "silaha" yarın, öbür gün zorda olan öteki sektörler de katılırsa şaşmamak lazım.
Zaten hiç bir şeyin yolunda gitmediği ülkede bir de otorite boşluğu oluşursa ki adım adım o yola gidiliyor vay halimize!
Ülkede neredeyse bütün kesimler grev, eylem, sivil itaatsizlik silahlarıyla hükümete karşı harekete geçebiliyor....
Bütün ellerin cebine uzandığı, örgütsüz, sendikasız, boynu kıldan ince, dar ve sabit gelirli zavallı vatandaşlar, asgari ücretliler ne yapsın?
Söyler misiniz?
|