|
Boşuna yazıyoruz...
Hükümet de, hükümete ayak uyduranlar da bir kulağından koyup ötekinden çıkarıyor.
Petrol fiyatlarının son beş ayın en düşük seviyesine inmesi, döviz kurlarındaki düşüş umurlarında değil.
Ne hükümet vatandaşı isyan ettiren elektrik ve akaryakıt zamlarında indirime gidiyor ne de çarşı pazardaki fiyatlar aşağıya çekiliyor.
Aksine bir yolu bulunup daha da artış yapılıyor.
Vuran vurana, kazık atan atana!
Yapılan ayıptan öte bu mübarek günlerde günahtır.
***
Dünyanın her ülkesinde zam yapılır...
Ama adam gibi zam yapılır.
Bir kuruş bile olsa zam gizlenmez, gerekçeleriyle halka açıklanır.
Ve insanlar, fiyat artışını, yerinde ve gerekli olduğu inancıyla anlayışla karşılar.
Bizim burada ise durum malum...
Bırakın zamların yersiz ve astronomik rakamlarda olmasını, insanlarla dalga geçercesine bir de gizleme yoluna gidiliyor.
Türlü oyunlara başvuruluyor.
Vatandaşa dokunan asıl bu.
***
Dün akşam saatlerinde, köşemin sınırlı kapasitesi içinde vatandaşların ayyuka çıkan şikayetlerinden, gelen e-postalardan hangisine yer vereyim diye düşünürken tanıdık bir okurum aradı.
Çoğu insanımız gibi isyanlardaydı!
Bu ülkede nasıl yaşayabileceğimizi, çocuklarımıza nasıl iyi bir gelecek hazırlayabileceğimizi soruyordu.
Anlattıklarına hayret etmedim.
Çünkü önüme koyduğu tablo, zamları gizlemeye çalışanların ve onu bile beceremeyenlerin oyunlarının yeni bir örneğinden başka bir şey değildi.
Çocuğunun üniversite harcını yatırmak isteyince bakın nasıl bir "aldatmaca"yla karşılaşmış...
Okurum, anlattıklarını daha sonra e-posta olarak da gönderdi.
Aynen aktarıyorum:
"Sevgili Bilbay abi,
Yazılarını ilgiyle okuyoruz. Toplumun içinde bulunduğu çıkmazı gündeme güzel taşıyorsunuz. Yetkililerden tıs yok, çünkü işlerine gelmiyor. Devlet yönetmek ciddi iştir. Kendi halkını kazıklayan bir hükümet hiç bir alanda inandırıcı olamaz.
Kızım DAÜ'de mimarlık eğitimi alıyor; bu yıl ikinci sınıfa başlayacak. Harcını yatırmak için bankaya gittim. Görevli memur bilgisayardan öğrenci numarasına girerek harcın ne kadar olduğunu söyledi. Şaştım. Rakam bir dönem için 2700YTL. Yani bir yıl için (2 DÖNEM) toplam 5400YTL! Geçen yıl 2 dönem için toplam 3300 kusur Amerikan Doları ödediğimi hatırlıyorum. Yani her dönem için 1660 kusur Amerikan Doları.
Üniversiteden öğrenci işlerini arayıp bu durumun ne olduğunu sordum.
Efendim, harcı öğrenci lehine YTL'ye endekslemişler. Öyle söylediler. Nasıl lehimize olduğunu anlayamadım. Her dönem için 1660 Amerikan Dolarını günlük kurla çarpınca, ortaya çıkan rakam yaklaşık 2000 YTL'dir. Oysa onların talep ettiği rakam 2700YTL. Bu durumu sorunca oradaki görevli, 3yıl önce doların aşırı çıktığı 1.5 kusurdan endekslediklerini söylediler. İnanamadım! Ortalama %30 civarında fazladan bir para talep ediyorlardı. Zam mı yaptınız dedim hayır dediler. Öyleyse dolar ödeyeyim dedim; kabul etmediler. Öyleyse günlük kurdan endeksleyin dedim. Onu da kabul etmediler. Yıllık 1500 YTL'ye yakın fazladan para talep ediyorlar ve dalga geçer gibi öğrencinin haklarını savunduklarını söylüyorlar.
*
Gelelim bir başka konuya...
Güzelyurt'ta narenciye bahçemiz vardır. Bu yıl ürünümüzü CYPFRUVEX'e verdik. Ürün mart ayında kesildi. Ancak bu gün oldu para alamadık. Ne zaman alacağımız meçhul. Doğrudan gelir desteğini de ödemediler. Ödeyeceklerini söylüyorlar. Biz bahçeye bakmaya devam ediyoruz. Bir torba libazma 100YTL'yi aştı. Sulayacaksın, budaycaksın, süreceksin, ilaçlayacaksın... Bunlar parayla oluyor. Bizse devletten ürünümüzün parasını alamadık. Dalga geçer gibi, devletten parasını alamadığımız üründen bir de vergi talep ediyorlar. Sözün kısası 'kurutun bahçeyi' diyorlar bize!!
Yazıklar olsun 34 yıla... Onca mücadeleye, acıya, sıkıntıya, göçmenliğe değdi mi?
Saygılar."
|