Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Mağusa, Ocağı yaktı: 5 - 1
Tatlısu liderliği sevdi: 2-0
Baf Ülkü Yurdu: 1- Lefke: 2
İkisi de alkışlandı: 1-1
Devlerden "tık" yok: 0-0
Gönyeli Oşan'a DAÜ şoku 71-60

YORUMLANANLAR
Dikkat, bazı pastörize inek sütleri bozuk [1]
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi… [1]
Türkiye Kıbrıs konusunda geri adım attı [1]
KIB-TEK yolsuzluğu davasında karar pazartesi açıklanıyor [1]
Güney'in de derdi mülteciler ve gece kulüpleri [1]
Dansçılar öğrenciydi [10]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Avcılardan ağaç katliamı [9]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [2]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [36]
Tolga'dan bateri şov [2]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]



Bu ülke artık ıslah edilemez!

Bilbay Eminoğlu

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   10 Eylül 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Alışveriş yaptığım markette yanıma yaklaşan vatandaş "Allah senden razı olsun" dedi.

Daha çok toplumsal sorunlarımızı, yaşadığımız sıkıntıları öne çıkardığım yazılarımı sürekli okuduğunu

söyledi ve ekledi:

"Hele o nostaljik pazar yazılarına bayılıyorum. Bizi geçmişe, o güzel günlere götürüyorsun. O zamanlar bugünkü imkanlar yoktu, zaman olur kuru ekmek yerdik ama mutluyduk, huzurluyduk. Bu yaşın sahibiyim, bu ülkeyi hiç bu kadar kötü görmedim. Mahvoluyoruz. Allah beterinden saklasın."

 

                                                                                  ***

Kıbrıslı Türkler olarak üzerinde varolmaya çalıştığımız bu küçücük toprak parçasında, bırakın yarım asrı aşan Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünü, geleceğimizin belirsizliğini; dünyadan tümüyle dışlanmamızın ve kendimize göre oluşturduğumuz bozuk bir düzen içerisinde canımızı yiyerek yaşamamızın en büyük talihsizliğimiz olduğuna kuşku yoktur.

Dünyanın başka bir ülkesinde görülemeyecek, her şeyin oluruna bırakıldığı bir kayıtsızlık ortamında, bize yakışmayan yaşam koşullarının sarmalında bocalayıp duruyoruz.

Gelmiş geçmiş bütün hükümetlerden miras partizanlık, adam kayırma, çıkar ilişkileri diz boyu...

Sürekli gerginlik, huzursuzluk, endişe ve korku... .

Stres içinde bir yaşam...

Yorgunluk, bıkkınlık...

Kanser ve kalp hastalıkları tavan yapmış...

Trafik kazalarından yolların kana bulanmadığı gün geçmiyor...

Gencecik insanlarımızı art arda yitiriyoruz...   

Geçmiş yıllarda pek görmediğimiz intiharlara da tanık oluyoruz.

Kısaca toplum olarak travma geçiyoruz.

                                                                            

                                                                     ***

Ülke darmadağın!...

Sanki yönetimsiz....

Bir 'hükümetsizlik', 'otoritesizlik' söz konuymuş gibi bir kaostur, bir düzensizliktir gidiyor...

Oysa "değişim" sloganıyla, büyük iddialarla işbaşına gelmiş bir hükümetimiz var...

Yerel yönetimlerimiz var.

Var da, ne iç borçlarını, bütçe açıklarını zamlarla kapatma uğraşındaki hükümetin ne de aynı şekilde borç batağında olan belediyelerin halkın refahına, yaşam koşullarının iyileştirilmesine yönelik icraatlarda bulunduğu söylenebilir.

Vatandaş, kadroları alabildiğine şişirilmiş devlet dairelerinde, gerektiği gibi hizmet alamaması bir yana, (görevini layıkıyla yerine getirenler istisna) kendisine tepeden bakan memurlarca zaman zaman terslenebiliyor.

Ekonomide ise hala yaprak kımıldamıyor...

Bütün kesimler zorda...

Özellikle küçük esnaf iflasın eşiğinde...

Büyük işletmeler, büyük marketler bile, özellikle korkunç elektrik faturaları yüzünden hiç olmadığı kadar sıkıntıda...

Asgari ücretliler ve sosyal yardım alanlar başta olmak üzere, bordro mahkumu dar ve sabit gelirliler, emekliler kan ağlıyor!

Vatandaşın, bankalara olan yüklü kredi borçları yüzünden uykusu kaçıyor.

Tefecilik, çek yasakları almış başını gidiyor.

Ya asayiş?

Başlı başına bir başka dert...

Suç ve suçlulardaki, yargıçları bile zaman zaman isyan ettiren korkunç artış, ülkemizi adeta "suç cenneti" yapmış.

Ardı arkası kesilmeyen hırsızlıkların yanında uyuşturucu ve insan kaçakçılığı, dolandırıcılık, sahtekarlık, tehdit, kundaklama, adam kaçırma, kavga, cinayet haberleri gazetelerde boy boy...

Ülkedeki kara tabloyu, uyuşturucu belası ve saydıklarımızın dışında kalmışsa öteki kriminal olaylarla  daha fazla örneklemeye gerek yok...

Ülke ne yazık ki, artık ıslah edilemeyecek hale geldi... Neyi düzelteceğiz, neyi iyileştireceğiz?

Durum, içinde bulunduğumuz vahim noktaya ulaştıktan sonra ne yapılabilir ki?.

Doğanın dağlarıyla, ormanlarıyla, kıyılarıyla, dere, baraj  ve göletleriyle canına okunmasını, çevrenin alabildiğine tahrip edilmesini bile önleyemeyenler bu saatten sonra neyi ıslah edebilir ki!

   419 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
22 Kasım 2008, Cumartesi   Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!
21 Kasım 2008, Cuma   Dostlar alışverişte görsün
20 Kasım 2008, Perşembe   Her işimiz yarı buçuk!
19 Kasım 2008, Çarşamba   Kim dur diyecek bu gidişata?
18 Kasım 2008, Salı   Allah garibi sevindirmek isteyince...
16 Kasım 2008, Pazar   "Halis tegge südündendir (!)bu mahallebiler"
15 Kasım 2008, Cumartesi   25 yıl önce, 25 yıl sonra
14 Kasım 2008, Cuma   İstenince oluyor işte
13 Kasım 2008, Perşembe   Aslında suçumuz büyük!... Hak ettik bu ağır cezayı!
12 Kasım 2008, Çarşamba   Kıbrıs, barış, çözüm diye diye...


Yorum Sayısı:   1
  Gonca         - Magosa 14 Eylül 2008, Pazar 12:11 
Ben 56 yaşındayım. Kendimi çok şanslı addediyorum. Atalarımız bizi bütün olumsuzluklara rağmen Şanlı bağrağımız altında tek bir vücut gibi yaşattılar. İnançlı gururlu ve sabırlı yaşadılar ve bizi de öyle büyüttüler. Bize ne oldu? daha iyi olalım derken garib bir insan toplumu olduk. Eğer biz hala kimliğimizi bile sorgularsak bizi istedikleri gibi isimlendirirler kendi istedikleri katagoriye oturturlar. Yazık Kıbrıs Türkleri kişilikli bir toplumdu. Pirince gidelim derken bulgurdan da olursak bunun vebali hepimizindir. Kimse suçlu aramasın.


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Bener HAKERİ

Yağmur yere indi

Sevilay SADIKOĞLU

Biz de Dünyalı mı olduk

Bedia BALSES

Atilla İlhan’ca Sayıklamalar

Cumhur DELİCEIRMAK

Hükümetler kaça ayrılır





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital